Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/47 E. 2025/222 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/47
Karar No
2025/222
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/47 KARAR NO : 2025/222 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2019/595 Esas, 2021/746 Karar KARAR TARİHİ : 27/09/2021

DAVACI : ... (...) ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... (...)

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkarılmaya İlişkin) KARAR TARİHİ : 13/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2025 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin, iki ortaklı bir limited şirket olduğunu, davaya konu şirketin hisselerinin 2.900 tanesinin ...'e, 100 tanesinin müvekkili ...'a ait iken ...tarihli genel kurulda ...'e ait 2.000 payın müvekkiline devrine karar verildiğini, ...tarihli genel kurula kadar davalının şirket müdürü olarak görev yaptığını, halihazırda tüzel kişilik bünyesindeki 300.000 TL'lik sermayeye tekabül eden 3.000 hissenin 210.000 TL'sine tekabül eden 2100 adet hissenin ...'a, 90.000 TL'ye tekabül eden 900 adet hissenin ise davalı ...'e ait olduğunu, davalının müdürlüğü ve ortaklığı döneminde tüzel kişiliği ciddi sıkıntılara soktuğunu, kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullandığını, bu süreçte görevi kötüye kullandığı tespit edilen davalı hakkında hem Bursa Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu hem de Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/26 Esas sayılı dosyası ile şirket müdürlüğünden ihracı için dava açıldığını, davalı ortaklık süresi boyunca firma adına kendisine gönderilen ödemelerle icra ödemelerini yapmadığını, demirbaş ve ürünleri temsil yetkisini kullanarak bulunduğu yerden aldığını ve firmanın bilgisi dışında bir alana götürdüğünü, 3.kişilere satarak gelir elde ettiğini, firmayı zarara uğrattığını, 18/04/2019 tarihli genel kurul toplantısında yapılan oylama sonucunda davalının ortaklıktan çıkarılması için dava açılmasına karar verildiğini ileri sürerek davalının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, somut olayda, davalının şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılmasının talep edilmiş olup dava dışı ... Testil Kolleksiyon Gıda Deri Seramik ve Ticaret Limited Şirketinin ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 07/06/2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edilerek, elektronik düz çekilme makinası, otomatik düz çekiş makinesi, iş bağ makinesi ve sehpası ile 154 koli havlu, 174 çuval iplik ürünlerinin toplam alış maliyetlerinin 169.934,00 TL olduğu, stokların sıfır olup ürünlerin 200.000 USD -250.000 USD olduğuna dair makine mevcudunun olmadığı ve buna dair de defterlerde kaydın bulunmadığı, Bursa 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/732 Esas ve 2017 /679 Karar sayılı kararın istinaf kanun yoluna başvuru üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 2018/22 Esas ve 2018/96 Kararında vurgulandığı üzere, iki ortaklı şirketin davacının Amerika' da olması nedeniyle davalının şirket işlerinde ve yönetiminde faal olarak çalıştığı, şirketin ekonomik durumunun bozulduğu, birçok icra takibinin yapıldığı, şirket borçlarının ödenmesi için şirkete ait hammadde ve havluların şirket merkezi dışında kiraladığı bir yere götürdüğü, bir süre sonra sattığı, davalının mal kaçırma amacının olmadığı şirket borçlarını ödeyebilmek amacıyla zaman kazanmaya çalıştığının tespit edildiği anlaşılmakla davalı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan beraat kararı verildiği, yine davacı tarafından ...firmasına ödenmek amacıyla davalıya 15.500 TL ödeme yapıldığı, ... firması ile dava dışı şirket arasında ticari ilişkinin olup olmadığının tespit edilemediği bu olayla ilgili dolandırıcılık suçu yönünden beraat kararı verildiği anlaşılmakla bu durumda toplanan delillerle davalının şirketin çıkarlarını zedeleyeci tutum ve davranışlar sergilemek suretiyle şirketi zarara uğrattığı, şirket unvanını kötüye kulladığının sabit olmadığından davalının şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebebin olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, davalının mal kaçırma amacı bulunmadığı, şirket borçlarını ödeyebilmek için zaman kazanmaya çalıştığı iddiasının kabulü mümkün olmadığını, şirketin mallarını diğer ortak olan müvekkiline bildirmeksizin şirket merkezinden kaçıran ve üçüncü kişilere kendi hesabına satış gerçekleştirmiş olan davalının şirketin borçlarını ödemeye yönelik hiçbir eyleminin mevcut olmadığını, malların teslimine ilişkin ihtarname keşide edilmesine rağmen davalının hiçbir cevap vermediğini, davalının şirket çıkarlarına aykırı hareketlerde bulunarak, temsil yetkisini suistimal ederek şirketin zararına eylemler gerçekleştirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, limited şirket ortağının 6102 sayılı TTK'nın 640/3 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamı uyarınca, ...Tekstil Koleksiyon Gıda Deri Seramik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin iki ortaklı olup ...'ın 2100 hisseye, Kenan Önder'in 900 hisseye sahip olduğu, ...'ın şirket müdürü olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu, 06/05/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket ortağı ...'in ortaklıktan çıkarılması için dava açılmasına ...'ın tek ortak olarak katıldığı genel kurul toplantısında karar verildiği anlaşılmaktadır. Limited şirket ortağının çıkarılmasına ilişkin yasal düzenleme TTK 640 maddesinde düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme gözetildiğinde limited şirket ortağının diğer ortak aleyhine haklı sebeple çıkarma davası açması olanaklı değildir. Ortağın haklı sebeplere dayalı olarak çıkarılması için açılacak dava öncesinde şirket tarafından öncelikle şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması gerekmekte olup bu husus 6102 sayılı Kanun'un 621/1-h maddesinde emredici şekilde düzenlenmiştir. Bu nitelikteki bir karar kanun koyucu tarafından önemli kararlar arasında sayılmış olup kararın alınabilmesi için Kanun'un 621 inci maddesinde ağırlaştırılmış nisaplar öngörülmüştür. Buna göre haklı sebeplerle çıkarma davası açılması için şirket genel kurulunda geçerli bir karar alınabilmesi, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasına bağlıdır. Bu yeter sayı koşulu sağlanmayan genel kurul kararları yok hükmünde olup böyle bir karara dayalı olarak açılan çıkarma davasının da dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilir. Zira bu vasıftaki şirket genel kurul kararı, 6100 sayılı Kanun'un 114/2 nci maddesi anlamında çıkarma davası için aranan özel dava şartı niteliğindedir. Bu sebeple mahkemece yargılanmanın her aşamasında resen gözetilecek hususlardan biridir. Bu çerçevede iki ortaklı limited şirkette, her iki ortağın da aynı yönde oy kullanmaması durumunda önemli kararlardan sayılan ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması için genel kurul kararı bakımından öngörülen ağırlaştırılmış nisabın oluşması mümkün olmadığından tek ortak ile diğer ortak aleyhine alınan bu nitelikteki bir karar yok hükmünde olacaktır (Bu yönde bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/11-63 Esas, 2023/722 Karar sayılı, 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/709 Esas, 2017/3376 Karar sayılı ilamları). Öte yandan, TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için şirket dava açabilir. Eldeki davada, davalının haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep edilmiş olup dava dilekçesinde davacı olarak ...'ın yer aldığı görülmekle, davanın ... tarafından açıldığı nazara alındığında davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın kaldırılması gerekmiştir. Diğer yandan, davanın, davacı ortak tarafından şirket adına açıldığı kabul edilse dahi ortaklık pay durumu ve ortak sayısı itibariyle yasada aranan nitelikte karar nisabını içerir genel kurul kararının alınması mümkün olmadığından dava şartının da gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun resen nazara alınan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın aktif husumet yokluğundan reddine dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davanın aktif husumetten REDDİNE, 2-) Yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 3-) Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-) Dava açılırken peşin alınan 44,40 TL harcın karar tarihinde alınması gerekli olan 615,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 571 TL karar ve ilam harcının davacı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak arta kalan kısmın kararın kesinleşmesine müteakiben ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 6-) Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, II-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca peşin alınan istinaf karar harcının davacıya talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, III-) Kadırma nedenine göre istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, IV-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 361/1 hükmü uyarınca Dairemiz kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 13/02/2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye* ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/47, K. 2025/222, T. 27.09.2021, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-47-e-2025-222-k-620153100477