Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/45 E. 2025/257 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/45
- Karar No
- 2025/257
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/45 KARAR NO : 2025/257
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2021 NUMARASI : 2018/1312 Esas, 2021/766 Karar
DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ..., DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Zararın Rücusu) KARAR TARİHİ : 18/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ...arasında ...nolu Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi bulunduğunu, sigortalı 3 adet dilimlenmiş rulo sac cinsi emtianın .../....taşınmak üzere karayolu nakliyesi için ...Lojistik A.Ş. ile anlaşmaya varıldığını, ... Lojistik A.Ş.'nin alt taşıyıcısı davalı ... Lojistik şirketinin taşıma işleri için görevlendirildiğini, davalının sorumluluğunda 12/12/2016 tarihinde ...- ...plaka sayılı araca emtiaların ahşap palet üzerinde özel kağıt ve şerit çember ile sarılı şekilde tam ve hasarsız olarak yüklendiğini, taşınan emtiaların varış yerine ...günü ulaştığını ve teslimde yapılan kontrolde emtianın ıslak olarak teslim edildiğini, bu hususun tutanaklarla sabit olduğunu, ticari malın hasarlı hale geldiğini, taşıyıcı firmanın bu hasar ve zarardan sorumlu olduğunu, davacının sigortalısına 1.134,88 USD emtia bedelinden 430,53 USD sovtaj bedelini tenzilinden sonra 704,35 USD zarar bedelini ödediğini, bu nedenle sigortalısının zararını ödeyen davacının halefiyet haklarını kullanmak suretiyle davalı taşıyıcıya rücu hakkını kullandığını, davalı aleyhine Bursa 16. İcra Müdürlüğünün 2017/13013 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, taşıyıcının taşıma sırasında kendisinden beklenen özeni göstermiş olduğunu, söz konusu malın paketlenmesi, ambalajlama ve yüklenme işleminin müvekkil firmaca yapılmadığını, yükleme işlemi dahi taraflarınca yapılmamış iken meydana gelen zararın tazmininin müvekkilden talep edilemeyeceğini, söz konusu ıslaklığın ambalajlama kusurundan doğmuş olabileceğini, bundan da müvekkil taşıyıcı firmanın sorumlu tutulamayacağını, kusurun taşıyıcıda değil, malda ya da ambalajlanmasında olduğunu gösterdiğini, bu nedenle müvekkili taşıyıcının sorumluluğunu gerektirecek bir kusurunun bulunmadığını öne sürerek haksız olarak taraflarına açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davalı şirkete ait nakliye aracının , davacının sigortalısına ait emtialarının dava dışı alıcı firmaya teslimi sırasında emtiaların ıslanması neticesinde, poliçe teminat kapsamında sigortalısına ödenilen hasar tazminatının tahsili amacıyla davalı firma aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir....Yüksek Mühendisi ...ve Sigorta Hukuku Uzmanı ...Keskin tarafından tanzim edilen 13/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının gerçek zararının zarar gören malzemenin hasar toplamının 704,35 USD zararı olduğu, davalının 6102 sayılı TTK'nın 876. Maddesi hükmü gereğince kusursuz sorumluluk ilkesi doğrultusunda sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiği, talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan Metalurji ve Malzeme Mühendisi ...ve Sigorta-Taşıma Uzmanı Hukukçu ...tarafından taznim edilen 10/02/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacının poliçe teminatı kapsamında bulunan zararı sigortalısına ödediği, TTK.'nın 1472. mad. gereği aktif husumet ehliyetine sahip bulunduğu, davalının fiili taşıyıcı sıfatıyla üstlenilen taşımada taşıyıcı sıfatına haiz olduğu, davalı taşıyıcıya husumet yöneltilebileceği, davalının somut olayda kusurlu olacağının kanaat olunduğu, davacı tarafça tazmin edilen gerçek zararın TTK.'nın 882. Mad. gereği hesaplanan sınırlı sorumluluk miktarının üzerinde olduğunun gözetildiği, sovtaj tenzilinin akabinde 704,35 USD tazminatı talep hakkı bulunacağı, takip tarihine kadar işlemiş faizin 36,74 USD olacağı kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen her iki raporda da davaya konu hususlar bilimsel, gerekçeli olarak açıklanmış, raporların mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, meydana gelen maddi tazminattan davalı tarafın sorumlu olduğu tespit edilmekle birlikte davanın kabulüne davalının Bursa 16.İcra Müdürlüğü'nün 2017/13013 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına dair " karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin yalnızca taşıma ile görevli olduğunu, yükleme ve ambalajlama sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu malın yüklenmesi, paketlenmesi, ambalajlanması işleminin müvekkil firmaca yapılmadığını, müvekkilinin, taşıma esnasında brandalı araç kullandığını, brandalı araca rağmen kötü ambalajlanan emtianın zarar görmüş olmasında kusurun ambalajlama sorumluluğu olmayan müvekkiline yüklenemeyeceğini, yağmur suyu sızması var ise bunun taşımadan kaynaklı değil, paketleme,ambalajlama yada yüklemeden kaynaklı olduğunu, müvekkilinin gerekli özen sorumluluğunu yerine getirdiğini, kusurunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; dava konusu emtianın ... Lojistik Tahmil Tahliye Depolama Tic. Ltd. Şti. sorumluluğunda ...tarihinde .../...ilinde ...– ...(çekici + dorse ) plakalı tıra ahşap palet üzerinde, özel kâğıt ve şerit çember ile sarılı şekilde tam ve hasarsız olarak yüklendiğini, ancak nakliye sırasında ıslanarak, kullanılamaz hale gelmiş ve ticari tedavül kabiliyetini yitirdiğini, davacı tarafın paketlemeyi doğru bir şekilde yaparak emtiayı davalıya teslim ettiğini, davalının malın teslimi sırasında kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taşımanın gerçekleştiği mevsim koşullarına dikkat etmediğini, davalı tanıklarının emtianın sağlam ve eksiksiz şekilde davalı aracına yüklendiğini ikrar ettiklerini, davalının taşımada kusurlu olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, taşıma sırasında zarar gören emtialar nedeniyle sigortalıya ödenen bedelin TTK 1472. maddesi gereğince rücusu kapsamında başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf, dava dışı sigortalı emtiaların .../....taşınmak üzere karayolu nakliyesi için ... Lojistik A.Ş. ile anlaşmaya varıldığını, ... Lojistik A.Ş.'nin alt taşıyıcısı olan davalı ... Lojistik şirketinin taşıma işleri için görevlendirildiğini, emtiaların taşınmak üzere davalı aracına yüklendiğini, taşıma sırasında emtiaların zarara uğradığını iddia etmiş, davalı taraf ise taşıma işlemlerini doğrulamış ancak emtialardaki hasarın taşıma sırasında meydana gelmediğini iddia etmiştir. Dava konusu taşıma, yurt içi kara taşıması olup, davalı taşıyıcının sorumluluğu TTK hükümlerine göre belirlenmelidir. TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, sigortalı emtiaların davalı tarafından taşındığı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, emitalardaki hasarın taşıma sırasında mı oluştuğu, taşımadan önce mi hasarlı olduğu, davalının hasardan sorumlu olup olmadığı, ispat yükünün kimin üzerinde olduğu noktasındadır. Karayolu Taşıma Yönetmeliği 40/9 maddesine göre, "Yetki belgesi sahipleri; eşya (Mülga ibare:RG-2/7/2021-31529) ve bagajları, teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın (Mülga ibare:RG-2/7/2021-31529) veya bagajın tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim aldıkları şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludurlar." 6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcısına teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyanın sorumluluktan kurtulma halleri aynı Yasa'nın 876 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 13/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı ... Servis Merkezinin ambalaj prosedürlerini tam olarak uygulamaması nedeniyle, davalı tarafın ise kamyon üzeri korumayı tam olarak yapamamış ve ıslanmaya sebebiyet vermiş olmasından dolayı kusurlu olduğunun belirlendiği ve hasar miktarının hesaplanmış olduğu görülmektedir. Eldeki davada, her ne kadar ambalajlama ve ilk yükleme işlemi davacı gönderenin sorumluluğunda ve davalı taşıyıcı ilk yükleme ve yetersiz ambalajlamadan kaynaklanan hasardan doğrudan sorumlu tutulamaz ise de, 6102 sayılı TTK’nın 875 ve devamı maddeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda, taşıyıcının gönderene ait iş ve işlemlerde nezaret yükümlülüğü bulunduğundan, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeyi basiretli bir taşıyıcı gibi gözetmesi, nezaret yükümlülüğü kapsamında somut olayın özelliklerine göre ambalaj yetersizliği nedeniyle hasara uğrayabilecek yükün, bu yetersiz ambalajlamayla taşımadan kaçınması gerektiği, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması, kontrol etmesi ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbirleri alması gerekmektedir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2012/17577 Esas ve 2013/18544 Karar-2016/11546 Esas ve 2018/4795 Karar sayılı İlamları) Bu suretle, yükün taşıma sırasında ıslanarak hasarlandığı, davalı taşıyıcının dava konusu taşımada özen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği, olayda tam kusurlu olduğu kanaatine varılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 71,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 544,19-TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 18/02/2025
... Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Katip ... ¸(e-imzalıdır)