Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1500 E. 2026/1238 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1500
- Karar No
- 2026/1238
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/1500 KARAR NO : 2026/1238
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/05/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/297E., 2022/432K.
DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 04/06/2026 YAZIM TARİHİ : 08/06/2026
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasındaki anlaşma gereğince müvekkil şirkete ait 4 adet çift çeker kamyonun davalıya kiraya verildiğini, davalının sözleşme uyarınca yapması gereken diğer ödemeleri de yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ödenmeyen kira bedelleri için 500-TL, tutanakla teslim edilip geri alınmayan parçalar için 100-TL, kamyonlarla birlikte teslim edilen 19 adet yeni lastik bedeli için 300-TL, trafik cezası için 100-TL olmak üzere şimdilik 1.000-TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 25/03/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, 1.000 TL olan dava değerini 25.016,50 TL ıslah ederek toplam 26.016,50 TL'lik alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Taraflar arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ayrıca yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi kök ve ek raporda özetle; Davalı tarafından davacıya banka aracılığı ile 12.01.2018 tarihinde 1500,00+2.000,00=3.500,00 TL, 17.01.2018 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 8.500,00TL gönderildiği, davacı tarafından 19.01.2018 tarih 18773 sayı KDV dahil 8.500,00 TL tutarlı ve toplamda 13,500,00 TL faturanın davalıya düzenlendiği, 24.01.2018 tarih ... seri nolu ve 5.000,00 TL Tutarlı faturanın davalıya düzenlendiği, davalı tarafından davacıya banka aracılığı ile 5.000,00TL gönderildiği ve toplam ödemenin 13,500,00 TL olduğu, davacı kayıtlarına göre düzenlenen faturalar yönünden davacının davalıdan alacaklı olmadığı. davacı İddiasının kabulü halinde 4 Kamyon'un 1 ay boyunca 2.250,00 x 4 = 9.000,00 x 4 (kamyon) = KDV hariç 36.000,00 TL -11.440,00TL=24,560,00 TL alacaklı olabileceği, davalı iddiasında yazılı sözleşme olmadığından davacının alacağının olmadığı belirtilmiş ise de davacı ile davalı arasında yazılı olmayan bir iş ilişkisinin mevcut olduğunu, 2018 yılı itibari ile çift çeker Kamyonun haftalık çalışma ücretinin 5.000,00-TL. -6.000,00-TL. arasında olabileceği 5.000,00-TL.+ -6.000,00-TL.=11.000,00 TL/2=5.500,00 TL Ortalama olarak kabul edildiğinde; 5.500,00 TLx4 Hafta x4 Araç=88.000,00 TL olacağı. 88.000,00 TL-11.440,00TL(KDV hariç ödenen Mahsubu)=76.560,00 TL bakiye alacağın olabileceği , davacı İddia ve talebinin kabulü halinde 4 Kamyon'un 1 ay boyunca 2.250 x 4 hafta = 9.000 x 4 (kamyon) = KDV hariç 36.000,00 TL -11.440,00TL= KDV hariç 24,560,00 TL alacaklı olabileceği. Davacının 24,560,00 TL alacaklı olarak kabulü halinde ve davacıya ödenmesine karar verildiğinde + davacının fatura düzenlemesi halinde karar tarihindeki güncel KDV oranında ilave alabileçeği. yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; taraflar arasında 4 adet sürücülü çift çeker kamyonun 1 aylık kiralanması kapsamında bakiye alacak istemine ilişkin olduğu, davalı tarafça 13.500-TL ödemede bulunulduğu, davacının bakiye hizmet bedeli, 19 adet lastik ve araç parçası bedeli, kiralanan araçlara düzenlenen trafik cezası bedeli istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. ticari defterlerdeki ticari ilişkinin varlığı, yapılan ödemeler, dosya kapsamına sunulan delil başlangıcı niteliğindeki belgeler ve dinlenen tanık beyanları dikkate alınarak dava konusu hizmet sözleşmesi niteliğindeki sürücü kamyonet kiralama işinin ifa edildiği anlaşılmaktadır. Araç başı haftalık kiralama bedelinin bedeline yönelik yapılan incelemede, dinlenen tanık beyanları, emsal ücret araştırması ve dosya kapsamında sürücülü kamyon kiralama bedelinin 2.250-TL olduğu anlaşılmakla davacının toplam 36.000-TL hizmet bedeline hak kazandığı, davalı tarafça yapılan ödeme dikkate alındığında davacının 22.500-TL bakiye alacağının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının yani lastik ve araç parçalarının iade edilmediği hususunun ispat edilemediği, ayrıca trafik ceza bedellerinin rücu edilebileceğine dair taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, cezaların şahsiliği, hizmet sözleşmesinin mahiyeti itibariyle davacının rücu hakkının bulunmadığı anlaşılmakla taleplerin reddine, davanın kısmen kabulüne..." karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Tüm masraf ve giderlerin davalıya ait olması gerektiği nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında akdi ilişkinin olmaması, ticari defter kayıtlarında borca ilişkin bir kaydın bulunmaması nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: 1-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer taraftan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20 maddesi ile HMK Ek 1/2 madde değiştirilmiş olup "... 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas..." esas alınacaktır. Buna göre asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı ilk derece mahkemesinin dava tarihi itibariyle 3.560,- TL olarak uygulanacaktır. Dava konusu edilen alacak miktarı 26.016,50 TL olup mahkemece 22.500, TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Görüldüğü üzere, davacı tarafça istinafa getirilen miktar olan 3.516,50 TL HMK'nın 341/2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin dava tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından davacı istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, 2-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 3-) Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 04/06/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...