Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/907 E. 2026/4439 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/907
- Karar No
- 2026/4439
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/34 E., 2024/14 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 38... parsel sayılı sırasıyla 2.643,00 m² ve 5.543,30 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından bahsedilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, Kadastro Müdürlüğünce yapılan mahalle ayrımı ve yeniden numaralandırılma işlemi ile 138 parsel sayılı taşınmaz 2 06... ve 220 parsel sayılı taşınmaz ise 2 06... parsel numarasını almıştır. 2. Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine ibraz ettiği dava dilekçesinde; 15.08.1953 tarihli ve 27 numaralı tapu kaydının yüzölçümü miktarının düzeltilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahiller ... ve ... müdahele dilekçelerinde; dedeleri ... oğlu ...'un tapuda hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davaya müdahale talep etmişlerdir. 4. Asliye Hukuk Mahkemesince, yargılama sırasında davaya konu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle dava dosyası Tapulama Mahkemesine devredilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2015 tarihli ve 2010/6 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararı ile, davacılar ile asli müdahillerin davalarının kabulüne, 2 06... ve 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptaline, 2 06... parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapu malikleri adına, 2 06... parsel sayılı taşınmazın ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapu malikleri adlarına tespitine, taşınmaz Karayolları tarafından kamulaştırıldığından taşınmazın tamamının yol olarak terkinine ve Karayolları adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 18.09.2015 tarihli ve 2010/6 Esas, 2015/120 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine temsilcisi ve asli müdahil ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2019 tarihli ve 2016/7682 Esas, 2019/6411 Karar sayılı ilamıyla, "... Mahkemece, dava konusu 2 06... ve 18 parsel sayılı taşınmazların Ekim 19 29... nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı, davacı ve müdahil davacıların iddialarının sübut bulduğu gerekçe gösterilmiş ise de; mahkemenin hükmüne gerekçe yaptığı tapu kaydı tarafların dayandığı bir tapu kaydı olmadığı, taşınmazlara komşu parsele revizyon gören bir tapu olduğu, başka ifade ile gerekçede iddia ve savunmalara uymayan durumlardan söz edildiği anlaşılmakla, bu durumun gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla mahkeme kararının hangi gerekçelere dayandığı ve hangi nedene dayalı olarak karar verildiği gerekçeli karardan anlaşılamamakta olup, denetime elverişli bir hukuki gerekçe gösterilmeden hüküm kurulmuş olması Anayasa'nın 141. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddeleri hükmüne uygun bulunmamaktadır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "2 06... ve 18 parsel sayılı taşınmazların T.Sani 1296 yoklama tarihli ve 10 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldıklarının anlaşıldığı" gerekçesiyle, 2 06... parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan tespitin iptaline, taşınmazın 5.543,30 m² olarak tapu malikleri adına hükümde gösterilen payları oranında tespitine ve taşınmaz Of-Çaykara Karayolu altında kaldığından ve ... tarafından kamulaştırıldığından tamamının yol olarak terkini ile haritasında yol olarak gösterilmesine, 2 06... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitindeki vasfıyla ve 2.643,30 m² olarak ferayiz bilirkişi raporunda yazan paylar ile T.Sani 1296 yoklama tarihli ve 10 numaralı tapu kaydının malikleri adına hükümde gösterilen payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan raporda uygulanan tapu kaydının zeminde kadim olarak bulunan Doğu sınırında Solaklı deresi ile Batı sınırında olan eski Of-Çaykara araç yolunu okumadığını, yolu atlayıp batıdaki kişileri okumasının tapu kaydının oluşumuna ters olarak değerlendirildiğinin belirtildiğini, dosyada mevcut 14.05.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda tapu kayıtlarının tam anlamı ile dava konusu yere uymadığının tespit edildiğini, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davanın reddinin gerektiğini, müvekkili idarenin dava açmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili idarenin kadastro tespitinde herhangi bir kusuru bulunmadığından aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve verilen kararın kamulaştırma işlemine de aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazların davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı ve davacılar lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların T.Sani 1296 yoklama tarihli ve 10 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen bu karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; T.Sani 1296 yoklama tarihli ve 10 numaralı tapu kaydının sınırlarının .... oğulları ve ... oğlu ve ... ve ... ağa olduğu, dava konusu 1 38... parsel sayılı taşınmazlar bir bütün olarak düşünüldüğünde, taşınmazların doğu hududunda ... deresi, batı hududunda Eski Of-Çaykara şosesi bulunduğu, hükme esas alınan 18.03.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda da uygulanan tapu kaydının yolu atlayıp batıdaki kişileri okumasının tapu kaydının oluşumuna ters olduğunun değerlendirildiği anlaşılmakta olup, bu hali ile dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilemez. Öte yandan; tapusuz taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilebilmesi için taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olmayan yerlerden olması gerekir. Dosya içerisinde yer alan 27.05.1985 havale tarihli jeoloji yüksek mühendisi tarafından düzenlenen raporda, jeolojik ve jeomorfolojik bulgulara göre dava konusu taşınmazların dere yatağı niteliğinde kumluk, çakıllık bir alan olduğu belirtilmiş olup, 11.05.2015 tarihli jeoloji mühendisi tarafından düzenlenen raporda, her ne kadar dava konusu taşınmazların dere yatağında olmadığı belirtilmiş ise de anılan raporda zeminin halihazırdaki durumunun değerlendirildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı, dere yatağı etkisinde kalan bir yerin imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanımının mümkün olmadığı dikkate alınarak, dava konusu 138 parsel sayılı (yeni 2 06... parsel) taşınmazın tarla niteliği ile Hazine adına, 220 parsel sayılı (yeni 2 06... parsel) sayılı taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.