Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1840 E. 2026/3336 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1840
Karar No
2026/3336
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2983 E., 2026/95 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/142 E., 2024/48 K.

Asıl ve birleştirilen (2012/586 E.) dava, hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel; birleştirilen (2017/239 E.) dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı ... Dernek, asıl davada; maliki olduğu 315, 139, 137, 8 34... ve 71... parsel sayılı taşınmazlarını, üzerine villa yapacakları, öncelikle tapuların devri gerektiği yönünde kendisini ikna etmeleri sonucunda davalılara devrettiğini ancak daha sonra aldatıldığını öğrendiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde 400.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davasını 71... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ve adına tesciline hasretmiş; birleştirilen (2012/586 Esas) davada; asıl davada davalıların 71... parsel sayılı taşınmazı üzerine villa yapacakları vaadi ile kendisini aldatarak tapunun devrini sağladıklarını, daha sonra taşınmazın davalı ...'ye temlik edildiğini ileri sürerek davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş; birleştirilen (2017/239 Esas) davada davacı

... Dernek vekili; davacının ...'da yaşadığını, ciddi şekilde şizofren hastası olduğunu, bu konuda tedavi gördüğüne ilişkin raporlarının bulunduğunu, asıl davada davalı ...'ın davacıyı kandırarak ve hastalığından yaralanarak belediyedeki ruhsat işlerinin takibi için davacının 71... parsel sayılı taşınmazını kendi adına tapuda tescil ettirdiğini, davacının yıllarca taşınmazına villa yapılmasını beklediğini, arsasına birilerinin temel attığını görmesi üzerine belediyeye ihbarda bulunduğunu, yaptığı araştırma neticesinde ...'nın taşınmazını davalılara devrettiğini öğrendiğini, devirlerin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asıl ve birleştirilen davalarda davacı ...'nin yargılama sırasında ölümü üzerine davaları mirasçıları takip etmiştir.

Davalı ...; taşınmazları satın aldığını, bedellerini banka kredisi temin ederek ödediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; savunma getirmemiştir.

Diğer davalılar; taşınmazları bedellerini ödeyerek iyiniyetli şekilde temlik aldıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2013 tarihli ve 2013/51 Esas, 2013/135 Karar sayılı kararıyla; hile iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı davanın reddine karar verildiği, kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2016 tarihli ve 2016/9223 Esas, 2016/11314 Karar sayılı kararıyla; yargılama sırasında davacının şizofren hastası olduğuna ilişkin iddialar çerçevesinde dava ehliyetinin olup olmadığının tespiti, dava ehliyeti varsa davaya devam edilmesi, vesayet altına alınması halinde ise vasiye husumete izin kararı ve vekaletnamesini ibraz etmesi için imkan tanınması, anılan usulü işlemler tamamlandıktan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi için kararın bozulduğu, bozmadan sonra 06.07.2017 tarihinde davacı tarafından 71... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ... ve ... aleyhine ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, anılan davanın (2017/239 E.) 16.01.2018 tarihinde eldeki dava ile birleştirildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 15.02.2022 tarihli ve 2017/83 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararıyla; davacının fiil ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, hile iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı davanın reddine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli ve 2022/4177 Esas, 2022/6485 Karar sayılı kararı ile; birleştirilen 2017/239 Esas sayılı davanın karar başlığında gösterilmemesinin ve anılan dava yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine uygun şekilde hüküm kurulmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin kararın bozulduğu, Dairemizin 06.04.2023 tarihli kararı ile birleştirilen davada davalılar ..., ... vekilinin karar düzeltme isteklerinin reddedildiği, bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ehliyetsizlik ve hile iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verildiği; kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.09.2025 tarihli ve 2025/3756 Esas, 2025/3903 Karar sayılı kararı ile; davaların birleşmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan birleştirilen 2017/239 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine işlemsiz iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurulu raporuna göre, yargılama sırasında ölen davacı ...'nin temlik tarihi itibarıyla fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, ehliyetsizlik iddiasının kanıtlanamadığı, birleştirilen 2017/239 Esas sayılı davanın reddinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı dava yönünden bozmaya uyularak verilen karar ile Bölge Adliye Mahkemesince birleştirilen 2017/239 Esas sayılı dava yönünden verilen karar asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen kararlar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararların bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin16.01.2026 tarihli ve 2025/2983 Esas, 2026/95 Karar sayılı kararı ile Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli ve 2023/142 Esas, 2024/48 Karar sayılı kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı asıl dava yönünden 304,40 TL bakiye onama harcının; birleştirilen 2012/586 Esas sayılı dava yönünden 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davacılardan alınmasına, Birleştirilen 2017/239 Esas sayılı dava yönünden alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, İstinaf incelemesinden geçen birleştirilen 2017/239 Esas sayılı dava yönünden kesin olmak üzere, asıl ve birleştirilen 2012/586 Esas sayılı davalar yönünden ise kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1840, K. 2026/3336, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1840-e-2026-3336-k-7b48176928e7