Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2405 E. 2026/4443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2405
Karar No
2026/4443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/7 E., 2016/2 K.

İlk Derece Mahkemesince tavzih talebinin kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Adana ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 3 parsel sayılı 31.250,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla niteliğinde "... mirasçıları" adına; 4 parsel sayılı 179.250,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, 3 parsele uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olarak, tarla niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; kendisinin Adana ili ... ilçesi ... köyü 3 parsel sayılı taşınmazın maliki ...'nin mirasçısı olduğunu, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazı birlikte zilyet ve tasarruf ettiklerini ileri sürerek, 4 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini istemiştir. 3. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, Adana ili ... ilçesi ... köyü 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların adına tescilini istemiştir. 4. Davacı ... dava dilekçesinde;tapu kaydına dayanarak, Adana ili ... ilçesi ... köyü 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların adına tescilini istemiştir. 5. Asli müdahil ... İleri müdahale dilekçesinde; davacı ...'ın payını noter senedi ile satın aldığını ileri sürerek, bu payın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/7 Esas 2016/2 Karar sayılı kararı ile, davacılar ... ve ...'ın 3 ve 4 numaralı parsel sayılı taşınmazlara yönelik davaları yönünden kesin hüküm nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahil ...'nin 3 ve 4 numaralı parsel sayılı taşınmazlara yönelik davası yönünden sabit olmayan davasının reddine, davacı ... 'nin 4 numaralı parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisinin 28.12.2015 tarihli rapor ekinde bulunan haritada 4 numaralı parsel sayılı taşınmaz içerisinde (B) harfi ile gösterilen 79.250.00 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı parsel numarası ile Hazine adına, (A) harfi ile gösterilen 100.000.00 m²lik bölümünün Kaldırım köyünün en son parsel numarası verilerek ...'nin ölü olması nedeniyle 200 hisse kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına (hüküm yerinde isim ve payları gösterilmek suretiyle) tesciline, 3 numaralı parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ... mirasçıları adına, ... ve mirasçısı ...'nin ölü alması nedeniyle 200 hisse kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına (hüküm yerinde isim ve payları gösterilmek suretiyle) tapuya tescillerine karar verilmiş ve iş bu karar, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. IV. TAVZİH KARARI Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı mirasçısı ... tarafından, İlk Derece Mahkemesi hükmünün infazının sağlanamadığından bahisle tavzih talebinde bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararıyla tavzih talebinin kabulüne, Ceyhan Kadastro Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/7 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararın hüküm kısmının "3, A) ve B) ile 4 numaralı" kısımlarına ilişkin hükmün infaza elverişli olacak şekilde değiştirilmesine, dava konusu Adana ili ... ilçesi ... köyü 1 30... parsel (eski 4) sayılı taşınmazın; fen bilirkişilerinin 01.10.2025 havale tarihli raporunun 6. sayfasında bulunan krokide (C) harfi ile gösterilen 59.562,45 m² yüzölçümünde tarla vasfıyla ...'nin ölü olması nedeniyle 200 hisse kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına (hüküm yerinde isim ve payları gösterilmek suretiyle) tesciline, 1 30... parsel (eski 4) sayılı taşınmazın; fen bilirkişilerinin 01.10.2025 havale tarihli raporunun 6. sayfasında bulunan krokide (D) harfi ile gösterilen 45.516,43m² yüzölçümünde tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1 31... parsel (eski 4) sayılı taşınmazın; fen bilirkişilerinin 01.10.2025 havale tarihli raporunun 6. sayfasında bulunan krokide (E) harfi ile gösterilen 34.769,68 m² yüzölçümünde tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, 1 31... parsel (eski 4) sayılı taşınmazın; fen bilirkişilerinin 01.10.2025 havale tarihli raporunun 6. sayfasında bulunan krokide (F) harfi ile gösterilen 39.221,28 m² yüzölçümünde tarla vasfıyla ...'nin ölü olması nedeniyle 200 hisse kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına (hüküm yerinde isim ve payları gösterilmek suretiyle) tesciline, 1 30... parsel sayılı (eski 3) taşınmazın tespit gibi tarla vasfıyla 31.250 m² olarak tespit maliki ... mirasçıları adına, ... ve mirasçısı ...'nin ölü alması nedeniyle payları oranında mirasçıları adına (hüküm yerinde isim ve payları gösterilmek suretiyle) tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; talep edilen tavzih içeriğinin maddi hata niteliğinde olmadığını, hükmü değiştirecek nitelikte olduğunu, yargılama yapılması gerektiğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, hükmün tavzihine ilişkin olup, dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzih talebinin kabulüne ilişkin ek kararın doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, bu karar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Tavzihe ilişkin hükümlerine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; 6100 sayılı Kanun'un “Hükmün tavzihi” başlıklı, 305. maddesinde; “(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” düzenlemeleri getirilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta, dava konusu alanda toplulaştırma çalışması yapıldığı bu nedenle hükmün infaz edilemediği iddiası ile tavzih talebinde bulunulmuş olup, yörede yapılan toplulaştırma çalışmaları ile davaya konu taşınmazlar hakkında yeni bir hukuki durum oluşturulmuş olup İlk Derece Mahkemesi tarafından, yeni oluşan bu hukuki durum gözardı edilerek hükmün değiştirilmesine yol açacak şekilde tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu itibarla; tavzih talebinin kabulüne ilişkin ek karar az yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı olup, toplulaştırma sonucu oluşan yeni hukuki durumun Tapu Müdürlüğünce uyarlanması gerektiği düşünülmeden tavzih talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle ek kararın bozulmasına karar verimiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesinin tavzih talebinin kabulüne dair 27.01.2026 tarihli ek kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/2405, K. 2026/4443, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-2405-e-2026-4443-k-98146cd23440