Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5762 E. 2026/4434 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5762
- Karar No
- 2026/4434
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/1 E., 2023/25 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Bartın ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1 18... , 12, 13, 1 21... ve 1 24... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları belirtilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili Amasra Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçesinde; Bartın ili ... ilçesi ... Köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkileri olan davacılar yararına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazların ortak kök muris tarafından düzenlenen vasiyetnamedeki paylaştırma esaslarına göre davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. 4. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman ve orman sayılan yerlerden olduklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazları orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkilleri olan davalıların murisleri ...'ya, ... tarafından bakıldığını, taşınmazların dilekçe ekinde sunulan senetle davalılara hibe edildiğini belirterek, haksız açılan davanın reddini ve davaya müdahale taleplerinin kabulünü talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2012 tarihli ve 2013/127 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile, davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 24... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazlardan 1 18... parsel sayılı taşınmazın ...'ya vasiyet edilmesi sonrasında 2003 yılında satışının yapılarak devredildiğinden ..., ... ile ... adlarına eşit hisseli şekilde, 1 18... parselin ... mirasçılarına ve 1 18... parselin de ... mirasçılarına miras payları oranında verasete iştirakli şekilde, 1 21... parselin ise eşit hisse ile her bir hissede ..., ... ve ... mirasçıları adlarına verasete iştirakli şekilde hükümde belirtilen payları ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.10.2012 tarihli ve 2013/127 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararına karşı asli müdahil ... vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2016/9059 Esas, 2018/4033 Karar sayılı ilamıyla, " yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı açıklanarak, usulüne uygun orman araştırması ve zilyetlik araştırmasının en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi suretiyle yapılması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, " bilirkişi raporları doğrultusunda, dava konusu 1 21... , 1 18... ,12, 13... ada 6 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı, 1 21... parsel sayılı taşınmazın 1947 tarihli hava fotoğrafında üzerinde herhangi bir ağaç varlığı bulunmadığı, 1974 yılında da aynı durumun gözlenebildiği, 1982 yılında batı bölümünde sırayla dikilmiş ağaçların bulunduğunun anlaşıldığı, 1998 yılında ise bu kez taşınmazın güneyinde yine sıralı bir şekilde dikilmiş ağaç varlığına rastlandığı, taşınmazın evveliyatından itibaren bu ağaçların bulunmuyor olması dolayısıyla, yörede yaygın bir kullanım biçimi olarak gerek çabuk yetişmesi gerekse yüksek kar marjı nedeniyle sıklıkla kavak gibi ağaçların yetiştirilmesi olgusunun varlığı ile açıklandığı, bu belirlemeler ışığında, orman bilirkişi raporunun ekindeki hava fotoğrafları ile memleket haritaları ve paralel istikametteki ziraat bilirkişi raporu ile orman bilirkişisinin bilahare sunduğu ek rapora yansıyan tespitler ile önceki tarihlerde gerçekleştirilen keşiflerde yapılan gözlemler ve alınan beyanlar itibarıyla 1 21... ve 1 18... ,12,13 parsel sayılı taşınmazların en az 50-60 sene önceki bir zamandan itibaren kök muris tarafından tarımsal faaliyet yoluyla kullanıldığı, kök muristen itibaren uzun yıllardır sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetliğin süresi itibarıyla kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının gerçekleştiği, nitekim tescil davasının açıldığı 1997 tarihinden geriye doğru 15-20 yıllık hava fotoğraflarının incelemesinde taşınmazların kullanımına ilişkin tespitlerin bilirkişi raporlarına yansıdığı, söz konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları ve bu halde orman idaresinin iddialarının bu taşınmazlar yönünden soyut nitelikte kaldığı, dava konusu 1 24... parsel sayılı taşınmazın harita bilirkişisinin 15.06.2023 tarihli ek raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen batı bölümünde, 1974 yılı hava fotoğrafı öncesinde herhangi bir ağaç varlığına rastlanmazken bu tarihten sonra görülen ağaçların orman emvali olmayıp fındık ağaçları olduğu, taşınmazın fındık plantasyonu olarak 1970'li yıllardan itibaren kök muris tarafından ekonomik amaca uygun şekilde uzun yıllardır kök muristen itibaren kullanımın sürdürüldüğü ve zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği, (B) harfiyle işaretli doğu bölümde ise herhangi bir zilyetlik emaresine rastlanmadığı, hali arazi vasfında olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının reddine, 1 18... parsel sayılı taşınmazın ..., ... ile ... adlarına eşit hisseli şekilde, 1 18... parsel sayılı taşınmazın ... ve ... adlarına ve 1 18... parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adlarına miras payları oranında verasete iştirakli şekilde, 1 21... parselin ise eşit hisse ile her bir hissede ..., ... ve ... mirasçıları adlarına verasete iştirakli şekilde hükümde belirtilen payları ile tapuya tesciline, 1 24... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmını ..., ... ve ... mirasçıları adlarına verasete iştirakli şekilde hükümde belirtilen payları ile tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen kısmını ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda davacıların zilyetliğinin ispat edilemediğini ve taşınmazların ekilip biçilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların eğiminin yüksek olduğunu, alınan bilirkişi raporlarının çeliştiği ve taşınmazlarda tarım yapılmasına olanak bulunmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.