İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/47 E. 2025/226 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/47
Karar No
2025/226
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/47 Esas - 2025/226

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ( Direnme )

ESAS NO : 2025/47 KARAR NO : 2025/226

DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 12/03/2019 KARAR TARİHİ: 18/06/2025 Yazım Tarihi : 02/07/2025

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkil başvurusunun kısmen reddedilerek kalan mal ve hizmetler için tescil edildiğini, müvekkilin 2004’ten beri ....’da ... Otel markasıyla faaliyette olduğunu, müvekkil Şirketin, bahse konu "... ..." markasını uzun yıllardır kullanan tanınmış bir marka olduğunu, dosyada mevcut linkler, gazete ilanları ve resen tespit edilecek tanınmışlık ve kullanılmaya dair hususların incelenmesini, Müvekkil Şirketin 2004 yılından bu yana .... adreslerinde bulunan Otel İşletmeleri .... / .... Otel markası ile faaliyette olduğunun ve bu duruma ... ve ... isimli Otellere ilişkin, Resmi Makamlar nezdinde devralındığının, kapasite artışıyla ve turizm sektöründe işletmecilik yapıldığı, uzun yıllara dayanan tanınmış ... ... markasında hizmet verildiğine ilişkin bir çok delil bulunduğunu,müvekkilin işbu marka ile otelcilik hizmet üretimi ve pazarlama faaliyetlerinde bulunmakta olduğunu, odalarda yer alan kozmetik malzemeler, bornozlar, havlu terlikler, kırtasiye malzemesi gibi birçok ürünün de otelin markası logosu basılarak bir yatırım, maliyet oluşturduğunu, .... nezdinde, ....,.... nezdinde izin ve ruhsatlar aldığını, itiraz başvuru sahibi ...’ın "..." markasını kullanmadığını, adresinin ... olduğunu ve Türkiye’de herhangi bir faaliyetinin olmadığını, markaların benzer olmadığını, davalının hiç kullanmadığı 43. Sınıftaki marka tescilinin 18.08.2015 olduğunu, davalı itirazının, Müvekkil Şirketin uzun yıllar çabalamış ve emek vermiş turizm hizmetlerinde başarı yakalamış iken tanınmış olmayı sağlamış üne kavuşturmuş markasının tesciline engel olduğunu, davalı ...’in, davalıda kullanım kanıtı sunmasını talep etmediğini, Sınai Mülkiyet Kanunu 19/2 gereğince bu kullanımın Türkiye’de gerçekleşmesi gerektiğini, ... kayıtlarında aynı tür emtia sınıflarında tescil talebinde bulunan markalarla ilgili kararlar varken ; işitsel ve yazı karakteri bakımından itiraz sahibi markasından son derece farklılıklar taşıyan marka hakkında kısmi red kararı verilmesinin genel uygulamaya ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, müvekkilin gerçek hak sahibi olduğunu, işletme Belgesi’nin dikkate alınmadığını, odalarda yer alan kozmetik malzemeler, bornozlar gibi ürünlerde de markanın kullanılmakta olduğunu çok sayıda tur operatörü ile çalışmakta olduklarını, 2011’de dava dışı ...’a ait otelin alınarak ikinci halkanın oluşturulduğunu, işletme sahibi olmayan kişilerin çok sayıda markayı keyfi olarak tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu, itiraz sahibi ...’ın son iki-üç yılda bu tür tesciller yaptırdığını, müvekkilin seri markaları olduğunu belirterek, dava konusu ... kararının iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı şahsa usulüne uygun tebligatın yapıldığı, ancak cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME ve verilen KARAR ; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... başvuru sayılı markasının reddedilen kısımları açısından davalı şahsa ait ... sayılı marka ile 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi açısından iltibas- benzerlik- karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı açısından başvuru ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği ve davalı tarafın itirazının kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 05/12/2018 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 12/03/2019 tarihinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; ... başvuru numaralı ''... ...'' ibareli başvurunun ... sayılı '' ...'' ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK 'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Somut olaya ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru ve kısmi redde dayanak olan ... sayılı ''...' ibareli marka iltibasa yol açacak derecede benzer görülmüştür. Ayrıca, başvuru kapsamında yer alan 43 üncü sınıf hizmetlerin kısmi redde mesnet olan ... sayılı marka kapsamında yer aldığı tespit edildiğinden, .... verilen kısmi ret kararı, gerekçeleri ve kapsamı isabetli bulunmuştur. Öte yandan her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallara/ hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubununu özellikleri markanın tescil kapsamındaki mal/ hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede işbu başvurudan farklı marka örneğini haiz ve farklı aşamalarda incelenmiş olan başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak teşkil etmesi mümkün olmamıştır. itirazın tüm gerekçeleri açısından reddine karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. Buna göre ... tarafından başvuru kapsamından 43.ncü sınıfın çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ... ... + ...

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 10/01/2020 tarihli raporda ÖZETLE" 1) Dava konusu hizmetlerin red gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerle aynı/ aynı tür olduğu, 2) Taraf marka işaretlerinin genel izlenim yönünden benzer olduğu, 3) Taraf markaları arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu, 4) Davacının dava konusu hizmetler ve dava konusu marka ibaresi yönünden gerçek hak sahipliği iddialarının ispatlanamadığı, 5) Davalının kötü niyetli olduğu iddialarının ispatlanamadığı, 6) Dava konusu ... sayılı ... kararının yerinde olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 21/09/2020 tarih ve .... sayı ile " Davacının "... ... + ... " ibareli marka başvurusu ile davalı şahsın " ...+..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak başvuru kapsamından çıkartılan 43.ncü sınıftaki hizmetler yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada da "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, davalı markası ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 43.ncü sınıftaki hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davacının "... ... + ... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıya ait " ...+..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında yargılama konusu 43.ncü sınıftaki hizmetler için işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, bu açıdan bu hizmetlerde 6769 sayılı SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacı tarafın marka başvurusu üzerinde önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği yanında kendi markasının tanınmış marka olduğu, davalı tescilinin de kötü niyetli olduğunu ileri sürse de tüm bu sebepler başkasının marka başvurusunu engelleyen ve yukarıda SMK 6/3-5 ve 9.ncu madde ve fıkrasında sayılı nisbi red sebebi olarak ileri sürülebileceği, diğer markanın varlığı halinde kendi markasının tescilini sağlamayacağı; Davalı tarafın mesnet markasının hükümsüzlüğüne yönelik açılan dava (....) nın birleştirilmesi ve sonucunun beklenilmesi talep edilmiş ise de; ... kararının iptali davalarında bu kararın alındığı tarih olan 03/12/2018 tarihindeki mevcut hukuksal durum dikkate alınacağından mahkememizde görülen davaya bir etkisi olmadığından birleştirmeye muvafakat verilmediği gibi sonucu da beklenilmemiş, davacı talepleri reddedilmiştir. Tüm bu gerekçe ile de benimsenen bilirkişi raporu da gözetilerek alınan ... kararı doğru olduğundan davanın reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuş , ....tarafından 18/05/2023 tarih ve .... sayı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ...'a ilk derece mahkemesi kararının ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinin Tebligat Kanun'un 25. maddesine uygun olarak tebliğ edildiği, "... ..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında, başvurunun reddedildiği 43. sınıf hizmetler yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markada da "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf hizmetlerin redde mesnet marka kapsamında da yer aldığı, diğer taraftan ... kararının iptali davasının, ... karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu ... karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, gerçek hak sahipliği iddiası işbu davada dinlenemeyeceği gibi bir markanın tescilli olduğu sürece korunması esas olduğundan, redde mesnet markanın kötü niyetli tescil ettirildiği iddiasının da dinlenilmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca dava konusu başvuru sahibi davacının, işlem dosyasında redde mesnet markanın kullanımının ispatını talep etmediğinden, işbu davada redde mesnet markanın kullanılmadığını ileri süremeyeceği, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. .... . H.D.nin 26.11.2024 tarih ve .... sayı ile ÖZETLE; " 2. Halbuki, Hukuk Genel Kurulunun 11.03.2021 tarihli ve ..... sayılı kararında, 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin birinci fıkrasında, mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 44 üncü maddesinin birinci fıkrasının aksine, hükümsüzlük kararının tescil tarihinden değil, markanın başvuru tarihinden itibaren etkili olacağı ve bu markaya 6769 sayılı Kanun ile sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. 3. Aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrası ise; "26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir." hükmüne haizdir. 4.Bu durumda öncelikle, davacının redde mesnet markaya ilişkin açtığı davanın 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin birinci fıkrasına dayalı markanın hükümsüzlüğü davası mı, yoksa aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasındaki markanın iptali davası mı olduğu tespit edilmeli, daha sonra davanın markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olması halinde hükümsüzlük kararının anılan madde kapsamında geçmişe etkili olacağı ve redde mesnet markanın marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı göz önüne alınarak, davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. 5.Bu nedenle, davacının bekletici mesele yapılmasını istediği dava dosyası hakkında anılan Kanun maddeleri göz önüne alınmadan, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 6.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (....) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA " şeklinde karar verilerek dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. DİRENME GEREKÇESİ; Yukarıda geçen .... . Bozma ilamında " ..... öncelikle, davacının redde mesnet markaya ilişkin açtığı davanın 6769 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin birinci fıkrasına dayalı markanın hükümsüzlüğü davası mı, yoksa aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasındaki markanın iptali davası mı olduğu tespit edilmeli, daha sonra davanın markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olması halinde hükümsüzlük kararının anılan madde kapsamında geçmişe etkili olacağı ve redde mesnet markanın marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı göz önüne alınarak, davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. 5.Bu nedenle, davacının bekletici mesele yapılmasını istediği dava dosyası hakkında anılan Kanun maddeleri göz önüne alınmadan, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. " şeklinde gerekçe belirtilmiş ise de ; Her şeyden önce bozmadan sonra.... 'ne ait .... esas sayılı dosyada yapılan araştırmada (karar örneği dosyaya yansıtılmıştır) ve bahse konu olan davanın marka hükümsüzlüğü değil KULLANMAMA NEDENİYLE İPTAL davası olup 07/04/2021 tarihinde davanın kabulüne , ... sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptaline şeklinde verilen karar 08/05/2023 tarihinde kesinleştiği, marka iptali davası geriye değil ileriye yönelik sonuç doğuracağı , ... kararının alındığı tarih ise 03/12/2018 olduğundan ... kararına etki etmeyeceği ; Diğer yönden davacının marka başvurusu hakkında kurum tarafından yapılan değerlendirmeye bağlı ... kararının iptali davasının, ... karar tarihindeki mevcut şartlara göre inceleneceği, dava konusu ... karar tarihi itibariyle redde mesnet marka hakkında verilmiş bir hükümsüzlük kararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça redde mesnet markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, aksi halde .... marka başvuruları hakkında her itiraz mesnedi markaya yönelik açılan davalar nedeniyle hiç bir karar tesis edemeyeceği, mahkemelerdeki dosyalarda da birikim ve teraküm olacağı düşünülerek; Mahkememizin 21/09/2020 tarih ve .... sayı ile " Davacının "... ... + ... " ibareli marka başvurusu ile davalı şahsın " ...+..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak başvuru kapsamından çıkartılan 43.ncü sınıftaki hizmetler yönünden ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada da "..." ibaresinin asli unsur olarak yer aldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, davalı markası ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 43.ncü sınıftaki hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davacının "... ... + ... " ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıya ait " ...+..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında yargılama konusu 43.ncü sınıftaki hizmetler için işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, bu açıdan bu hizmetlerde 6769 sayılı SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacı tarafın marka başvurusu üzerinde önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği yanında kendi markasının tanınmış marka olduğu, davalı tescilinin de kötü niyetli olduğunu ileri sürse de tüm bu sebepler başkasının marka başvurusunu engelleyen ve yukarıda SMK 6/3-5 ve 9.ncu madde ve fıkrasında sayılı nisbi red sebebi olarak ileri sürülebileceği, diğer markanın varlığı halinde kendi markasının tescilini sağlamayacağı; Davalı tarafın mesnet markasının hükümsüzlüğüne yönelik açılan dava (....) nın birleştirilmesi ve sonucunun beklenilmesi talep edilmiş ise de; ... kararının iptali davalarında bu kararın alındığı tarih olan 03/12/2018 tarihindeki mevcut hukuksal durum dikkate alınacağından mahkememizde görülen davaya bir etkisi olmadığından birleştirmeye muvafakat verilmediği gibi sonucu da beklenilmemiş, davacı talepleri reddedilmiştir. " şeklinde gerekçe ile önceki aynen kararda direnilerek ; "Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Mahkememizin 21/09/2024 tarihli ve .... sayılı önceki kararda AYNEN DİRENİLMESİNE, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin düşümü ile bakiye 571‬,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın Geçici 3/2 madde yollaması ile, HUMK 427 vd.m. uyarınca, tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/06/2025 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/47, K. 2025/226, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-47-e-2025-226-k-f202e004fba8