Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/347 E. 2026/695 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/347
- Karar No
- 2026/695
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/138 E., 2021/467 K.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, mahkemenin 2012/446 Esas sayılı dava dosyasına verilen dava dilekçesinde; davacının, davalı kooperatifin ortağı iken kesinleşen mahkeme kararı ile 2007 yılı içerisinde ortaklıktan çıktığını, davalı kooperatife aidat ödemeleri altında 17.092,00 TL, PTT havalesiyle 3.000,00 TL, 3. kişilerin gönderdiği haciz ihbarnameleri sebebiyle 4.501,66 TL ve .......... Vergi Dairesine de 584,34 TL ödediğini, ayrıca toplu konut kredisi ve konutun sigortası için de ödeme yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 17.000,00 TL ayrılma bedelinin 11.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 28.500,00 TL’ye çıkartmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın muaccel hale gelmediğini, kooperatif genel kurulunca ödemelerin ertelenmesine karar verildiğini, ödemelerden genel gider kesintisi yapılması gerektiğini, haciz ihbarnameleri gereğince yapılan ödemelerle, bankaya ve vergi dairesine yapılan ödemelerin aidattan sayılamayacağını, ıslah dilekçesinde talep edilen alacakların 5 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 2010/354 Esas, 2011/405 Karar, 22.12.2011 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 17.000,00 TL ayrılma bedelinin 11.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 2010/354 Esas, 2011/405 Karar, 22.12.2011 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2012/1173 Esas, 2012/2899 Karar, 17.04.2012 tarihli kararı ile davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile, kooperatif üyeliğinden ayrılan ortağın ancak Kooperatifler Kanunu'nun 17.maddesi kapsamında kalan ödemelerini çıkma payı olarak isteyebileceğini, kullanılan kredi nedeniyle bankaya yapılan geri ödemelerin davacının kişisel borcu olduğunu, ancak varsa aidat olarak kooperatif hesabına yatırılan miktarın çıkma payı alacağı hesabına dahil edilebileceğini, kredinin aynı zamanda davacının ödediği aidat miktarına dahil edilip edilmediğinin açık olarak gösterilmediğini, davacının yatırdığı aidat, bankadan çekilen krediyi de kapsıyorsa, alacak hesabında aynı kaleme iki kez yer verilmiş olacağını, bu konunun da tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ayrıca, davacının ayrıldığı, hatta alacağın muaccel olduğu tarihten sonra yaptığı kredi borcu ödemelerinin de alacak miktarına dahil edilmesinin doğru olmadığını, öte yandan, davacının vergi dairesine ve icra dairelerine ne sebeple ödeme yaptığının da anlaşılamadığını, ödeme miktarı, borcun sebebi, gerçek yükümlüsü ve kim tarafından ödeme yapıldığı hususlarının vergi dairesinden ve icra müdürlüğünden sorulması, ödeme yapılan icra dosyası da getirtilerek bu dosyaya ve vergi dairesine yapılan ödemelerle ilgili borcun gerçek yükümlüsünün tespit edilmesi, davacının ne sıfatla ödeme yaptığının belirlenmesi ve yapılan bu ödemelerin Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesine göre mi yoksa BK'nın 61. ve devamı maddelerine göre mi geri isteneceğinin üzerinde durulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkeme bozma ilamının ardından 2012/446 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından bankaya, ........... Vergi Dairesine ve Karşıyaka 1. İcra Dairesi'nin 2006/8522 Esas sayılı takip dosyasına yapılan ödemelerle ilgili alacak taleplerinin tefrik edilerek yeni bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş, bu taleplerine ilişkin olarak yargılamaya eldeki 2014/138 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
3. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere davacının ayrıldığı tarihe kadar doğrudan ve posta kanalı ile aidat ödediği, bu aidat alacağı içerisinde davalı tarafından kullanılan kredi nedeni ile yapılan ödemelerin ve icra dairesi ile vergi dairesine yapılan ödemelerin aidat miktarına dahil edilmediği, ... Şubesi'nin 21.02.2013 tarih ve 413 sayılı yazısı ve eklerine göre davacının kooperatiften ihraç edilmesi neticesinde yerine ... isimli ortağın üye olarak kaydedildiği ve davacı adına ferdileştirilen kredinin yeni ortak ...'a devrinin yapıldığı, dolayısıyla kooperatife yapılan ödeme olduğu, çıkma tarihine kadar ödenen miktarın 1.815,21 TL olduğu, Karşıyaka 1. İcra Dairesi'nin 2006/8522 Esas sayılı takip dosyasında borcun dayanağının 14.750,00 TL bedelli fatura olup icra takibine göre borcun yükümlüsünün davalı kooperatif olduğu davacının bu icra dosyasına üçüncü kişi sıfatı ile ödeme yaptığı kooperatif kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının yapmış olduğu 4.501,66 TL ödemenin davacının ödediği aidat miktarlarına dahil edilmediği, davacı tarafından Menemen Vergi Dairesine yaptığı ödemenin 584,34 TL olup, bu ödemenin Kooperatifin vergi borcu nedeniyle ödenmiş olduğu anlaşıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, (4.501,66 T + 584,34 TL + 1.815,21 TL) 6.901,21 TL'nin, 1.815,21 TL için 29.11.2010 tarihi olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz, 4.501,66 TL ve 584,34 TL için 16.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının haciz ihbarnameleri ile 3. kişilere yaptığı ödemelerin 1163 sayılı Yasa gereği kooperatif ortaklarına yüklenen bir sorumluluk olmadığı için davacının bu kalem yaptığı ödemelerin kooperatiften tahsiline karar verilemeyeceğini,
b. Toplu konut kredisi borcunun ortağın kişisel borcu olup, kooperatif ortağının da toplu konut kullanıp kullanmama hakkı olduğunu, bu ödemeleri kooperatiften tahsilini isteyemeyeceğini,
c. Davacının Menemen Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne 584,34 TL ödediği ve bu ödemelerinin kooperatifin vergi borcu sebebiyle yapıldığı beyanlarını kabul etmediklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyesinin kooperatif adına bankaya, icra müdürlüğüne ve vergi dairesine yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.