Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/897 E. 2026/2532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/897
Karar No
2026/2532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2301 E., 2025/1707 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydikemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/382 E., 2025/121 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ile ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA...Muğla ili ... Mahallesinde kain 3 44... parsel sayılı 44.927,61 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ihdasen orman vasfıyla 04.12.2015 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Davacılar ... ile ... dava dilekçelerinde; ... Mahallesi 3 44... parsel sayılı taşınmazın tapusuna itibar edilmeyerek orman vasfıyla orman tahdidi içine alındığını, 01.09.2015 tarihinde yapılan çalışmalarda da 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkarılmadığını, ancak sahipleri adına zilyetlik şerhi verilmediğini ileri sürerek, 3 44... parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan kendilerine ait bölüme ayrı bir parsel numarası ve kullanıcı şerhi verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, orman olan yerlerde özel mülkiyet oluşturulmasının mümkün olmadığını, ayrıca davacıların taşınmazın 2/B uygulamasına tabii olması amacıyla eldeki davayı açtıklarını ve idarenin işlem tesisine zorlanamayacağını, davacıların hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdit çalışmalarının 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapıldığı ve ayrıca 2015 yılında 6831 sayılı Kanun'a göre orman kadastrosu ile aynı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulaması çalışmalarının yapıldığı, dava konusu parselin Devlet ormanı sınırları içerisinde bırakıldığı, öncesi Devlet ormanı olan bir yerin, ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, gerçek kişilerin bu gibi yerlerin orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte hukukî yararlarının bulunmadığı gibi halen tahdit içinde olan böyle bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması yönünden idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağından davacıların zilyetliğinin tespiti ile kullanımında bulunduğunu iddia ettikleri alana ilişkin tapu iptali ve tescil hükmü verilmesine yönelik davalarında hukuki yararın bulunmadığı" gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ile ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "orman sınırları içinde bulunan bir taşınmazın bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmiş olup olmadığının takdirinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğu, komisyonu bu yönde işlem yapmaya zorlayacak şekilde dava açılamayacağı, yine kanun gereği orman sınırları dışına çıkarmanın Hazine adına olacağından gerçek kişilerin bu şekilde dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ile ... temyiz dilekçelerinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğunu ve kök murisleri adına tapulu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmamasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması ve beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, orman tahdidi içinde bulunan taşınmazın, 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılması ve kullanıcı şerhi verilmesine yönelik talepte, davacıların hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ile ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/897, K. 2026/2532, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-897-e-2026-2532-k-bca741f6bcb6