Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1097 E. 2026/2531 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1097
Karar No
2026/2531
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/788 E., 2024/1864 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2023/18 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 68... parsel sayılı 1.075,52 m² yüzölçümdeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu belirtilerek, iki katlı kargir ev ve tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve bilahare taşınmazın kadastro tutanağının aslı, aktarılan davanın kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalı hale getirilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. 2. Davacı ... vekili, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... Mahallesi sınırlarında bulunan, batısı yol, doğusu yol, kuzeyi yol ve Hazine arazisi, güneyi yol ile çevrili yaklaşık 800 m²lik kısmın tescil harici olduğunu, taşınmazın en az 60 - 70 yıldır eklemeli olarak müvekkili olan davacının zilyetliğinde ve tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazın orman sayılmayan yerden olduğunu, taşınmazda önceleri kuru tarım ürünleri ekildiğini, şimdi ise kısmen zeytinlik ile ev ve bahçe vasfında kullanıldığını belirterek, taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili belediyenin görev, yetki ve sorumluluğu olan taşınmazlardan olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 4. Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, tarım arazisi olmadığını, özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmadığını, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğine istinaden 2007 yılından itibaren ecrimisil ödemekte olduğunu ve Devletin taşınmaz üzerindeki üstün hakkını kabul ettiğini, davacının iddia ettiği zilyetliğinin malik sıfatıyla zilyetlik olmadığını, kanunun aradığı kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin dolmadığını belirterek, davacının davasının reddine, taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yargılamanın devamı sırasında davaya konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği ve Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderildiği, davaya konu taşınmazın 1953 yılındaki tapulama çalışmalarında Karataş Horozlar Çam Ormanı vasfıyla tescil harici bırakıldığı, 1939 yılı hava fotoğrafında maki elemanlarının olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, teknik bilirkişilerin taşınmazın orman vasfında olmadığı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığı, imar ve ihyasının 1972 yılında tamamlandığı, sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu yönündeki bilimsel açıklamaları ile mahalli bilirkişilerin ve tanıkların taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olarak davacı ve miras bırakanları tarafından aralıksız, nizasız ve sahiplenerek kullanıldığı yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın imar ve ihyasının 1972 yılında tamamlandığı, dava tarihi olan 2019 yılına kadar da 20 yıllık sürenin dolduğu, davacının, annesi ve dedesinden gelen eklemeli zilyetliği ile birlikte 20 yıllık süreyi malik sıfatıyla, aralıksız ve nizasız bir şekilde doldurduğu, davacının, annesinin ve dedesinin daha önce aynı çalışma alanında belgesizden herhangi bir kazanımının olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 17... . maddeleri uyarınca davacı lehine şartların oluştuğu" gerekçesiyle, davalı Hazinenin tescil talebinin reddine, davacının davasının kabulüne, kadastro tespitinin iptali ile 1.075,52 m² yüzölçümlü taşınmazın, iki katlı kargir ev ve tarla vasfıyla davacı ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/349 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yapılan yargılaması sırasında dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastro tutanağı düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesine devredilen (aktarılan) dosyanın Kadastro Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, görevsizlik kararı veren Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşif sonunda düzenlenen kök bilirkişi raporu ve sonrasında Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama aşamasında, 1939, 1953, 1974, 1989, 1992, 20 12... tarihli hava fotoğrafları ile 1959, 1963, 19 78... tarihli memleket haritaları ve 2013 yılı amenajman planının, tesis kadastrosu paftasının ve kesinleşen orman tahdit haritasının uygulanması ile düzenlenen denetime elverişli, krokili, müşterek imzalı ek bilirkişi raporu ile taşınmazın 1953 yılı ilk tesis kadastrosu paftasında çam ormanı olarak tescil harici alanda bırakılmasının gerçeği yansıtmadığı, 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman tahdit sınırları dışında bırakıldığı, üzerinde bir adet iki katlı ev, bir adet depo, zeytin ve meyve ağaçları bulunduğu, 1978 tarihli memleket haritası ve 1974 tarihli hava fotoğrafına göre, içinde zeytin ağaçları bulunan bahçe olarak zilyet edildiği, sulu tarım toprağı niteliğinde olduğu, mera olmadığı, üzerinde 60 yaşında 3, 50 yaşında 4, 20 yaşında 1 ve 10 yaşında 4 zeytin ağacı ile değişik tür, sayı ve yaşta başkaca meyve ağaçları olduğu, ağaçların taşınmaza kapama özelliği katacak sayıda olduğu, 1972 yılında imar ihyasının tamamlandığı, eğim ölçer ile yapılan ölçümde % 6-9 eğimli olduğu, üzerinde orman ağacı olmadığı, orman içi açıklığı olmadığı, en eski 19 39... tarihli hava fotoğraflarında açıklık olup üzerinde orman ağacı olmadığı, amenajman planında İs (iskan alanı) içinde kaldığı, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığı, üzerinde birinci katı 6, ikinci katı 3 yaşlarında olduğu tespit edilen bina bulunduğunun tespit edildiği, bu kapsamda dava tarihi itibarıyla, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde aranan imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı ile kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu" gerekçesiyle, davalılar ... vekili ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını belirterek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan taleplerinin reddine karar verildiğini, taşınmazın evveliyatında neden Devletin hüküm ve tasarrufunda bırakıldığının incelenmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, davacı gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1097, K. 2026/2531, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1097-e-2026-2531-k-a6c0ace90528