Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5301 E. 2026/2134 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5301
Karar No
2026/2134
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1327 E., 2025/1375 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/134 E., 2024/513 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında ilaç teminine ilişkin Protokol kapsamında sözleşme imzalandığını, davalı Kurum tarafından 15.04.2015 tarihli yazı ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshine ve cezai şart uygulanmasına karar verildiğini belirterek, davalı Kurumun 15.04.2015 tarihli tek taraflı fesih ve uygulanacağı bildirilen cezai şarta ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının sözleşmeye aykırı işlemler yaptığının müvekkili Kurum tarafından yapılan soruşturma neticesinde tespit edildiğini, davacının müvekkili Kuruma 41 adet sahte reçeteyi fatura ettiğini, dava dışı hastaya teslim edilmeyen ilaçların bulunduğunu, davacı eczacının yönlendirme yaptığını, yine yapılan denetimde dava dışı hastalara teslim edilmeyen 19 kutu ilaç bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararıyla; dava konusu işlem ile ilgili ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde, davacı eczacı hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, söz konusu kararın bağlayıcı nitelikte olduğu, davalı Kurumun davacı eczacının hastaları belli doktorlara yönlendirdiği yönündeki uygulamayı kanıtlayıcı bir belge ve bilgiye dayanmadığı, davacının ise bunun aksini kanıtlayıcı şekilde dosyada tanık dinlettiği, yine davalı Kurumun davacının fatura ettiği ilaçları dava dışı hastalara vermediği ve yedinde bulundurduğu gerekçesi ile işlem yaptığı, ancak dava dışı hastaların bunun aksine hem ağır ceza mahkemesinde hem de eldeki dava duruşmasında beyanda bulundukları, davalı Kurumun davacının sözleşmeyi ihlal eder şekilde davrandığı yönündeki iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun 15.04.2015 tarihli işleminin iptali ile muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2019 tarihli kararıyla; davanın nispi harca tabi olmasına rağmen davacının maktu harç yatırdığı ve harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, Mahkemece eksik nispi harcı tamamlamak üzere davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2019 tarihli kararıyla; eksik harcın tamamlandıktan sonra aynı gerekçeyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun 15.04.2015 tarihli işleminin iptali ile muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece ceza yargılamasında davacı hakkında beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın Mahkemeyi bağlayacağı yönünde gerekçe oluşturulmuş ise de, delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararının hukuk hükmünü bağlamasının söz konusu olmadığı, diğer yandan söz konusu ceza yargılamasına konu reçetelerin hastalardan dava dışı ...ya ait reçete ve dava dışı hasta H.A. için düzenlenen 3 adet reçeteyle ilgili olduğu, davalı Kurum işleminin ise 41 adet sahte reçeteye ilişkin olduğu, ceza dosyasında diğer reçeteler için herhangi bir değerlendirme bulunmadığı, bu nedenle 41 adet reçete yönünden Protokolün (5.3.10.) maddesine göre yapılan işlemin yerinde olup olmadığının incelenmesinin gerektiği, yine Protokolün (5.3.5) ve (5.3.14.) maddeleri gereğince uygulanan işlemin 2016 yılı Protokolünün lehe hükümleri de değerlendirilerek yerinde olup olmadığının incelenmesi gerektiği, söz konusu incelemenin teknik değerlendirmeyi gerektirmesi sebebiyle Mahkemece bir eczacı, bir emekli SGK müfettişi ve bir MEDULA ve SUT uygulamaları konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişiden oluşacak heyetten denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan 18.01.2024 tarihli tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, ceza yargılamasında ve eldeki dava yargılamasında alınan birbiri ile örtüşmeyen tanık beyanları dışında delil bulunmadığı, davalı Kurumun davacıya 41 adet reçetenin dava dışı hastaların bilgisi dışında muayene edilmeden sahte olarak düzenlendiğinin kesin ve vicdani delillerle ispatlayamadığı, 2016 Yılı Eczane Protokolünün (5.3.10) maddesi hükmü gereği 41 adet reçete bedeli olan 14.501,10 TL'nin 10... .011,00 TL. cezai şart ve 1 kez yazılı uyarı işlemlerinin ve 4 hastaya ait 14 adet reçetede mevcut 25... .087,55 TL tutarlı ilacın hak sahiplerine teslim edilmediği şeklindeki tespiti üzerinden 2016 Yılı Eczane Protokolünün (5.3.5) maddesi hükmünde geçen eczanede yapılan denetimde tespiti ve tespite konu ilaçların ise hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 (altmış) günü geçmeyecek sürede eczanede bekletildiğinin saptanması şartlarını sağlamayan dava dışı 4 hastaya ait 14 adet reçetede mevcut 25 kaleme ilişkin 2.087,55 TL'nin 2 katı 4.175,10 TL cezai şart ve 1 kez yazılı uyarı işleminin yerinde olmadığı, davalı Kurumun davacıya ikinci tespitinde davacıya ait eczanede davalı Kurum tarafından yapılan denetimde 19... .135,68 TL tutarlı 60 günü geçtiği halde dava dışı hasta veya dava dışı hasta yakınına teslim edilmeyen ilaçların tespiti üzerinden, 2016 Yılı Eczane Protokolünün (5.3.5.) maddesi hükmünde geçen eczanede yapılan denetimde tespiti ve tespite konu ilaçların ise, hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 (altmış) günü geçmeyecek sürede eczanede bekletildiğinin saptanması şartlarını sağlayan ve davacıya 19... .135,68 TL tutarlı ilaçlar üzerinden (5.3.5.) maddesi hükmünde geçen tespite konu ilaç bedellerinin 2 (iki) katı 5.135, 68... =10.271,36TL şeklinde cezai şart ve 1 kez yazılı olarak uyarı işleminin yerinde olduğu, cezai şartın ‭25.844,79‬ TL'lik kısmının iptaline, 10.271,36 TL cezai şart ve bir kez uyarı kararının devamına, davalı Kurumun davacıya 23 adet reçetenin davacıya ait eczane tarafından yönlendirme suretiyle dava dışı doktorlara yazdırıldığı tespiti üzerinden 2012 Yılı Eczane Protokolünün (5.3.14.) maddesi hükmü gereği uygulamaya koyduğu işlemlerin 2012 Yılı Eczane (5.3.14.) maddesi hükmünün 2016 Yılı Eczane Protokolünün cezai şartlar bölümünden çıkarılması nedeniyle davacıya uygulanamayacağı anlaşılmakla, yönlendirme yapıldığı kanaatine varılan tespite konu 23 adet reçete üzerinden 2012 Yılı Eczane Protokolünün (5.3.14.) maddesi hükmü gereğinin davacıya uygulamaya koyulmasının yerinde olamayacağı kanaatine varılarak 3 ay süre ile sözleşmenin feshi kararının iptali gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun 15.04.2015 tarihli yazısıyla 2012 yılı Protokolünün (5.3.10.) maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanması belirlenen 41 adet reçetenin bedelinin on katı olan 145.011,00 TL cezai şartın ve bir kez yazılı uyarı işleminin iptaline, 2012 yılı Protokolünün (5.3.5.) maddesi uyarınca 60 günü geçmesine rağmen dava dışı hastalara ve dava dışı hasta yakınlarına teslim edilmeyerek eczanede bekletilen ilaçların bulunması nedeniyle uygulanan cezai şartın ‭25.844,79‬TL'lik kısmının iptaline, 10.271,36 TL cezai şart ve bir kez uyarı kararının devamına, davacıya ait eczane tarafından yönlendirme suretiyle dava dışı doktora yazdırıldığı tespiti nedeniyle verilen cezai şarta dair 2012 yılı Protokolünün (5.3.14) maddesi hükmü gereğince verilen cezai şart kararının 2016 yılı eczane protokolünün cezai şartlar bölümünden çıkartılması nedeniyle 3 ay süre ile sözleşmenin feshi kararının iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararını karşılar mahiyette olduğu, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan 18.01.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun eksik ve hatalı inceleme neticesinde hazırlandığını, bilirkişi raporunda dosya kapsamında dinlenen tanık ifadelerine yer verilerek, işbu tanık ifadeleri arasındaki çelişkiler gerekçe göstermek suretiyle 41 adet reçetenin dava dışı hastaların bilgisi dışında muayene edilmeden sahte olarak düzenlendiği tespitinden hareketle müvekkili Kurumca yapılan işlemin yerinde olmadığını, mevzuat hükmü gereğince davacıya bir sonraki Protokolün uygulanabilmesi için öncelikle davacının anılan Protokolü imzalamış olması ve sonrasında ise ilgili işleme anılan Protokolün uygulanmasına ilişkin yazılı talepte bulunması gerektiği, davacının bu yönde bir talebi olup olmadığına yönelik yargılama sürecinin hiçbir aşamasında inceleme ve araştırma yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2012 yılı Protokolü gereğince davacı aleyhine uygulanan fesih ve cezai şart bedelinin tahsili yönündeki işlemin iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davacı şirket hakkında davalı Kurumca uygulanan işleme ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve davalı Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetimine uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5301, K. 2026/2134, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5301-e-2026-2134-k-4d2fd2e280ed