Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/391 E. 2026/5506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/391
Karar No
2026/5506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1073 E., 2025/1979 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2022/243 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) vekili, ... Vergi Dairesi vekili ve ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... İdaresi, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın 19 48... yıllarında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında kısmen orman sınırları içine alındığını belirterek tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın kısmen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; davalılardan ... hakkında açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, müdahalenin meni talebi bakımından; ... Vergi Dairesi bakımından açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar bakımından açılan davanın reddine, tapu iptal ve tescil talebi bakımından; ... ili ...koca ilçesi ... köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın şerhler hanesindeki tüm şerhler kaldırılarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/106 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalılar DSİ vekili, dahili davalılar ... Elektrik Dağıtım A.Ş vekili, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, ... vekili, ... Vergi Dairesi vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı DSİ vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Düzce Vergi Dairesi vekili, temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 4. Davalılar ... ve arkadaşları vekili, temyiz dilekçesinde; taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını ve kararın hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı ve sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davaya etkisinin ve uyuşmazlığı sona erdirecek nihai karar şeklinin belirlenmesi bakımından, karar tarihinden sonra 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7585 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Kanuna eklenen Ek-22. madddenin değerlendirilmesi gerekmektedir. 6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek-22. maddede; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlardan; a) Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için malikleri, kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun ... Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi, b) ... tarafından resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunun tespit edilmesi, hallerinde mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar hakkında bu Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılır. Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması veya taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmışsa yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu madde uyarınca işlem yapılır. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz. Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz. İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında kalan taşınmazlardan Orman İdaresince bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar, ... Genel Müdürlüğünce değerlendirilebilir. Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır. a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar ... veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez. b) Yapılacak giderler tapu maliklerince ... Genel Müdürlüğünün hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılır. c) Mevcut orman izinleri ve yapılan kiralamalar iptal edilmiş sayılır. ç) Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılmış her nevi bina ve tesis bulunan yerler bu madde kapsamında değerlendirilmez. d) Rayiç bedeller, 6292 sayılı Kanun kapsamında ... Genel Müdürlüğünce hesaplanır. e) İade işleminin gerçekleşmesi halinde idarelerden, hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemez. Bu madde hükümleri; a) Sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile, 26.01.1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, mülga 11.06.1945 tarihli ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kapsamında tapuya bağlanmış fakat temlik şartları yerine getirilmemiş, 09.07.1945 tarihli ve 4785 sayılı Kanun kapsamında bedeli ödenerek Devletleştirilmiş, mülga 08.02.1937 tarihli ve 3116 sayılı Orman Kanunu'nda mülga 24.03.1950 tarihli ve 5653 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun'la (5653 sayılı Kanun) yapılan düzenlemeler kapsamında tevzi edilmiş fakat tapuya bağlanmamış, tapu ve kadastro veya imar mevzuatı kapsamında yapılan çalışmalarda uygulama görememiş eski kayıtlı taşınmazlar ile 25.02.1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlarda, b) 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu (2634 saylı Kanun) kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında kalan, 18.11.1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ve mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler ile bu Kanuna göre belirlenmiş özel statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan, izin ve irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan, yanan orman sahalarında bulunan, geometrisi ve arz üzerindeki yeri belli olmayan taşınmazlarda, uygulanmaz. Bu madde kapsamında yapılan işlemler sonrasında orman kadastro kayıtları güncellenir. Bu maddenin uygulanması sonucunda; tapu kayıtları geçerli kabul edilen, ilgililerine iade edilen ve dördüncü fıkra kapsamında ... Genel Müdürlüğünce değerlendirilecek taşınmazların alanından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ... Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilir. Bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak ... Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. Eldeki davada; dava konusu taşınmazın 1992 yılında yapılan tapulama çalışması sırasında ... adına tespit ve tescil edilerek tapu kaydının oluştuğu ve halen davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu, davacı ... İdaresi tarafından, bölgede 19 48... yıllarında yapılan orman kadastrosunda taşınmazın orman sınırları içine alındığı ve orman sınırlarının itirazsız kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla tescilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; dava konusu taşınmazların niteliklerine ve hukuki durumlarına göre, söz konusu yasal düzenlemenin, görülmekte olan bu davaya etkisinin değerlendirilmesi gerektiğinden, dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma nedenine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde ... ve arkadaşlarına iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/391, K. 2026/5506, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-391-e-2026-5506-k-d2a1c6e58e37