Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2178 E. 2026/2911 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2178
- Karar No
- 2026/2911
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2139 E., 2025/2170 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Cide (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/7 E., 2024/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastro sırasında,... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 11... parsel sayılı 450,06 m² yüzölçümlü taşınmazın kadastro tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1985 yılından beri ... kullanımındadır" şerhi yazılarak Hazine adına; 2 13... parsel sayılı 598,18 m² yüzölçümlü taşınmazın kadastro, tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır, 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1985 yılından beri 1/2 hissesi ..., 1/2 hissesi ... kullanımındadır" şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın murisleri ...'e ait olduğunu, vefatı ile mirasçılarına intikali gerekirken kullanıcı olarak amcaları olan davalılar adına tespitin yapıldığını belirterek, kadastro tespitinin iptaliyle dava konusu taşınmazlardaki babaları ...'e intikal eden 1/4 hissenin mirasçıları olarak adlarına tescilini talep etmişlerdir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğunu ve davacıların mülkiyete yönelik geçerli bir delil sunmadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının beyanlarının asılsız olduğunu ve kadastro tespitinin doğru olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "2 13... parsel sayılı taşınmazın uzun zamandan beri davacılar ile davalılar tarafından kullanıldığı tanık beyanları, mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanları, ile sabit olduğu, dava konusu 2 11... parsel sayılı taşınmazda davacıların kullanımının olmadığı tanık beyanları, mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanları ile sabit olduğu söz konusu 2 13... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan kadastro tespitinde de bu nedenle hata olduğu, orman arazisinden 2B işlemi ile alanın orman vasfından çıkartıldığı, kullanım kadastro tespit tutanağında yer alan kişilerin söz konusu taşınmazı satın alma başvurusu yapma haklarının bulunduğu ve bu nedenle de davacının açılan davada hukuki yararın mevcut olduğu, tanık beyanları, mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişileri beyanlarıyla davacının 2 13... parsel sayılı taşınmaza ilişkin iddiasının doğrulandığı anlaşılmış olup, hatalı olarak yapılmış olan dava konusu kadastro tespitinin iptaline ve hükümde belirtilen şekilde zilyetliklerinin tapu sicilinin beyanlar hanesinde işlenmesine, dava konusu 2 11... parsel sayılı taşınmaz açısından davasının iddialarını ispat edemediği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 13... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına kadastro tutanağındaki vasıf ve nitelikleri ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline, tapu sicilinin beyanlar hanesine ''Taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1989 yılından beri ..., ..., ..., Saadettin Erten'in kullanımındadır.'' şerhlerinin yazılmasına, 2 11... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine ve tespit gibi tapu siciline tesciline, ...'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kullanım kadastrosuna itiraz davalarının, tespit maliki Hazine ve lehine kullanıcı şerhi verilen kişi veya kişiler aleyhine açılacağı kuşkusuzdur. Orman İdaresinin davada pasif taraf sıfatı bulunmamaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesinde Orman İdaresinin davada taraf gösterilmediği gibi Mahkemece davaya dahil edilmesi yönünde de bir karar bulunmamaktadır. Yapılan incelemede Orman İdaresinin tensip zaptına sehven davalı olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Orman İdaresinin sehven tensip zaptına davalı olarak yazılması Orman İdaresine taraf sıfatı vermez. Hal böyle olunca davada pasif taraf sıfatı bulunmayan ve aleyhine hüküm oluşturulmayan, ayrıca davacılar tarafından davalı olarak gösterilmeyen ve Mahkemece de davaya dahil edilmesi yönünde bir karar verilmeyen, davanın tarafı olmayan ... yönünden husumetten ret kararı verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 2 13... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne ve kadastro tespitinin iptaliyle, 2 13... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kadastro tutanağındaki vasıf ve nitelikleri ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline, tapu sicilinin beyanlar hanesine ''taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1989 yılından beri ..., ..., ..., ...'in kullanımındadır.'' şerhlerinin yazılmasına, dava konusu 2 11... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine ve tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, İdarenin davaya davalı sıfatı ile eklendiğini idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında İdarenin davaya sehven dahil edilmiş olduğunu belirtilmiş ise de İdarenin davaya cevap verdiğini, bilirkişi raporlarına karşı beyanda bulunduğunu bu hali ile de davanın tarafı haline geldiğini, İdare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanım hakkının olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.