Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1900 E. 2026/2914 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1900
- Karar No
- 2026/2914
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/27 E., 2025/1902 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/185 E., 2023/267 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda ...adına kayıtlı bulunan eski 635 parsel sayılı 1.154 m² yüzölçümlü taşınmaz, 1 28... parsel numarasıyla 719,73 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 634 parsel sayılı 1.986 m² yüzölçümlü taşınmaz, 1 28... parsel 2.049,96 m² yüzölçümlü olarak tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, uygulama kadastrosu sonucu müvekkilinin taşınmazının alanın azaldığını, taşınmazına komşu olan 1 28... parsel sayılı taşınmazın ise alanın arttığını, müvekkilinin taşınmazındaki azalmanın 1 28... parsel maliklerinin sınır müdahallerinden kaynaklandığını, müvekkilinin taşınmazının 434,27 m²lik alanının davalılara ait 1 28... parsele dahil edildiğini, dava konusu taşınmazların sınırının davalılar lehine değiştiğini ileri sürerek, müvekkiline ait 1 28... parselde meydana gelen azalmanın m²lik olarak belirlenmesi ile bu alanın bedelinin fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde ise dava konusu yerin arazi değerinin bilirkişi incelemesi sonucunda 20.206,89 TL olarak belirlendiğini, dava dilekçesinde belirttikleri değeri 20.106,89 TL artırarak, 20.206,89 TL'nin kanuni faizi ile birlikte davalılardan alınarak taraflarına ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu ve davacının taşınmazında meydana geldiğini iddia ettiği azalmanın davalıların taşınmazına dahil edilmediğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının güncelleme kadastrosu sırasında dava konusu parsellerin arasındaki sınırın hatalı olduğunu iddia ederek hatalı olarak davalıların parseline geçirilen kısmın bedeline denk gelecek şekilde hesaplanacak tazminatın kendisine verilmesini talep ettiği, mahallinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda yapılan yenileme kadastrosu ile tersimat hatasının giderildiğinin belirtildiği, bu sebeple davalıların taşınmazına haksız bir şekilde ekleme yapılmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "4721 Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007. maddesine dayanan tazminat davalarında kanuni hasım Hazine olduğundan davalılar gerçek kişilerin herhangi bir davalı sıfatı ve haksız fiil hükümlerine göre herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalılar yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken esastan davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bu hususa riayet edilmeyerek kamu düzenine aykırı hareket edilmiştir." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak kamu düzeni gereği İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf mercinin dosyayı 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesine dayanan tazminat davalarında kanuni hasım Hazine olduğundan davalılar gerçek kişilerin herhangi bir davalı sıfatı ve haksız fiil hükümlerine göre herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davayı pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddettiğini, kararın hatalı olduğunu, davanın, davalıların işgal etmiş olduğu alana ilişkin olduğunu, yapılan düzeltme işlemi neticesinde kararda gösterilen komşu taşınmazda artma olduğunun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, bu hatadan faydalanan ve kadastro işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek tapu iptali istenebileceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklı 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.