Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2811 E. 2026/10907 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2811
Karar No
2026/10907
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/346 Esas, 2025/596 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kıyı kenar çizgisi şerhinden kaynaklanan davanın bu işlemi gerçekleştiren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açılarak, müvekkili Hazine hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, fiili bir el atma bulunmadığından görevli mahkemenin idari yargı mahkemeleri olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ve 2021/271 Esas, 2022/384 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının 24.377,66 m²lik kısmının iptal edilerek kıyı vasfı ile terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/566 Esas, 2024/354 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden sorulduğu, idarenin cevabi yazısı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile Harita Mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, Van Gölü'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, bilirkişi heyetince taşınmazın kıyı kenar kısmında kalan miktarlarının gösterildiğinin anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, yonca ve fasulye verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 88,55 TL/m² olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen özelliği, dosya kapsamı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre dava konusu taşınmazın özelliği ve durumu dikkate alındığında %10 oranında objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre objektif değer artışı oranı %30 olması gerekirken, daha az oranda objektif değer artışı uygulanmak suretiyle eksik bedel tespit edildiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının 24.377,66 m²lik kısmının iptal edilerek kıyı vasfı ile terkinine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kıyı kenar çizgisi şerhinden kaynaklanan davanın idari yargıda şerhi koyan idare olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına aleyhine hizmet kusuruna dayalı olarak açılması gerektiğini, taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu dikkate alınarak hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını, taşınmazın davacı adına tescilinin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ve taşınmaz malikinin iyiniyetinden söz edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığını, faiz hükmüne, başlangıç tarihine ve oranına itirazlarının olduğunu, müvekkili Hazine yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi veya maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Kamu düzeni gereği resen yapılan incelemede, davalı Hazinenin harçtan muaf olduğu hükümde belirtildiği halde yargılama giderleri arasında Hazine aleyhine harca hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi davacı tarafça yatırılan harçların karar kesinleştiğinde talep etmesi halinde davacıya iadesine dair hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (6) numaralı bendinin sonuna gelmek üzere "davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 40.535,63 TL ıslah harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine" cümlesinin eklenmesine, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (7) numaralı bendinde yer alan "59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç, 40.535,63 TL ıslah harcı" ibaresinin hükümden tümüyle çıkartılması, aynı bentte yer alan "44.807,28" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "4.153,05" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2811, K. 2026/10907, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2811-e-2026-10907-k-9df0c47e60ee