Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1370 E. 2026/2775 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1370
Karar No
2026/2775
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2009 E., 2025/2077 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/443 E., 2018/205 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... vekili ile ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 24.10.2023 tarihli ve 2021/14776 Esas, 2023/5492 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine; karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2025 tarihli ve 2024/8-790 Esas, 2025/486 Karar sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; tapuda fındık bahçesi vasfıyla davalılar adına kayıtlı bulunan .... Köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kalmasına rağmen evveliyatı itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu, eski tarihli memleket haritasında orman olarak gözüktüğünü ve zilyetlik ile kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ortak sundukları cevap dilekçesinde; yörede yapılan orman tahdit çalışmalarının kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın da orman sınırları dışında bırakıldığını, yerleşmiş içtihatlara göre kesinleşmiş orman tahdidinin bulunması halinde orman iddiasının bu tahdit esas alınmak suretiyle çözümlenebileceğini, memleket haritası ve hava fotoğrafı incelemesi yapılamayacağını ve dava konusu taşınmazın orman olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2017/443 Esas, 2018/205 Karar sayılı kararıyla; taraf, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları, keşif ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerler içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalılar ... vekili ile ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/697 Esas, 2021/732 Karar ile istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce "dava konusu taşınmaz hakkında Hazinece orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açılan eldeki davada, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosunun seri bazda yapıldığı, serinin dışında kalan taşınmazların orman olup olmadıklarının belirlenmesi için hava fotoğraflarının incelenmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1944 tarihli hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiğine göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/204 Esas, 2024/607 Karar sayılı kararı ile önceki hükümde direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2025 tarihli ve 2024/8-790 Esas, 2025/486 Karar sayılı ilamı ile "dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 4785 sayılı Orman Kanunu'na Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri gözetilerek 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 09.12.1948 tarihli Resmî Gazete’de ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunun, daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'la değişik hükümleri uyarınca 1975 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulamasının olduğu, 1948 yılında yapılan orman kadastrosunun seri bazda yapılıp yapılmadığı hususunun uyuşmazlığın özünü oluşturduğu, 1948 yılında yapılan orman tahdit çalışma tutanakları incelendiğinde; 10 numaralı orman tahdit komisyonu tarafından tanzim edilen 04.06.1948 tarihli ve ''...ilçesine bağlı ... köyünün ..., ... Mahallesi civar ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbatası'' başlıklı tutanakta; ''...bu köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlarla irtibat ve iltisakı bulunması dolayısıyla mesaha’i sathiyesi henüz tespit edilememiş, köy arazi camiası içinde bulunup da devlet lehine tahdit edilen ve krokide yerleri gösterilen ormanların mesaha’i sathiyesi (188) hektar bulunduğu, arazi camiasının vüsatı ise mülasık köylerin arazi camiası ile birleşmiş bulunması dolayısıyla bu cihetin de henüz tespit edilmesine imkan bulunmadığı, köy halkı fındık, mısır, buğday, meyva yetiştirmek ve kısmen de koyun, keçi ve karasığır besledikleri anlaşılmıştır...’’ şeklinde tespite yer verildiği, yine aynı komisyon tarafından tanzim edilen 05.06.1948 tarihli ve ''...ilçesine bağlı ... köyü ve mahalleleri civar ormanlarının tahdit ve tesciline mütedair umumi mazbata hülasası'' başlıklı tutanakta; ''...bu köy hududu dahilinde bulunan Devlet ormanlarının aynı kaza hududu dahilinde bulunan diğer ormanlara irtibat ve iltisakı bulunması hasebiyle vüs'atı henüz tespit edilmemiş, yalnız köy arazi camiası içinde kalıpta Devlet namına tahdit edilen orman parçalarının vüsatı (188) yüz seksen sekiz hektardan ibaret olduğu" ifadesine yer verildiği, Uyuşmazlığın çözümü maksadıyla bütüncül bir yaklaşımla UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda yapılan araştırma neticesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ve civar köylerinde 2007 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarından sonra itiraz süresi içinde ... ya da Hazine tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davalarının temyiz incelemesini yapan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin, , ..., ..., köylerinde bulunan taşınmazlarla ilgili orman iddiası yönünden yaptığı inceleme sırasında yörede 1948 yılında 3116 sayılı Kanun hükmüne göre seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmasının bulunduğu tespitine yer verdiği, her ne kadar ... tarafından gönderilen cevabi yazı bir orman kadastro çalışmasının seri bazda olup olmadığı yönünden kesin bir kanaat oluşturmasa da, Orman İdaresinin Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/513 Esas sayılı dava dosyasına (aynı gün gündeme alınan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2025 tarihli ve 2024/8-661 Esas, 20257482 Karar sayılı dosya) gönderdiği cevabi yazıda; yörede 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarının seri bazda yapıldığının bildirildiği,yukarıda yer verilen tespitler ve 1948 yılına ait orman kadastro evrakları ve haritası bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları sırasında sadece eylemli durumu orman olan taşınmazlar ile ormana bitişik olan taşınmazların hukuki durumlarının tayin ve tespit edildiği, köy hududu dahilinde bulunan bir kısım ormanın ise incelemeye tabi tutulmadığının anlaşıldığı, yörede yapılan orman kadastrosunun seri bazda yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararında emsal olarak gösterilen Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/1409 Esas, 2020/3928 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davaya konu taşınmazın ilk kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığı, bilahare 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kadastroya tabi tutulduğu, yörede 1948 tarihinde seri bazda orman kadastro çalışmaları yapıldığı, daha sonra 1988 tarihinde de aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları ile evvelce orman sınırları dışarısında kalmış ormanların kadastrosunun yapıldığı ve taşınmazın her iki orman kadastrosu çalışmasında da orman sınırları dışarısında bırakıldığı gözetildiğinde emsal olarak gösterilen karara konu taşınmazın temyize konu taşınmaz ile aynı hukuki durumda bulunmadığı, Hazine tarafından bir taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla her zaman dava açılabileceği, gelinen aşamada, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde seri bazda orman kadastrosu yapıldığı sonucuna varıldığından, tahdit sınırına bitişik olmayan dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığını tespit etmek için, İlk Derece Mahkemesince en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi ve neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği, dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazın 1944 tarihli (en eski) hava fotoğrafında orman sayılan yerler içerisinde olduğunun tespit edildiği, Hazine tarafından her zaman orman iddiası ile dava açılabileceği, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliyesi Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle davacı Hazinenin davasının kabulüne, 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Çakırcı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında kaldığını, 1979 hava fotoğrafından fındıklık vasfında olduğunun anlaşıldığını ve davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1370, K. 2026/2775, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1370-e-2026-2775-k-20655d750b93