Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1375 E. 2026/1990 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1375
- Karar No
- 2026/1990
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1375 KARAR NO : 2026/1990
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2023 NUMARASI : 2022/735 Esas 2023/211 Karar DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :22/09/2026
Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/735 Esas 2023/211 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kafelere ürün satışı yaptığını, davalı ile arasında birçok kalemden oluşan satım sözleşmeleri gerçekleştiğini, bunların büyük çoğunluğunda hiçbir sorun rastlanmıyorken aromalı püreler müvekkilinin müşterisi olan kafelere gönderildikten sonra son kullanma tarihlerinin geçmesine henüz yıllar olmasına rağmen bozulduğunu ve kullanılamaz hale geldiğini, iade faturasına konu ürünler muhatabın müvekkiline bildirdiği nitelikte olmaması üründen beklenen faydaların ortadan kalktığını aynı zamanda müvekkilinin müşteri portföyünü olumsuz etkilediğini, ticari güvenilirliğinin sarsıntıya uğradığını, önemli ve gizli ayıplı bulunan iade faturasında yer alan mallara ilişkin olarak davalı tarafa iade faturasında belirtilen satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte taraflarına iadesi ile ürünlerin taraflarına iadesine hazır olduklarını bildirir ihtar çekildiğini ancak davalı taraf bu ihtarı tebliğ almasına rağmen kendisine verilen 7 günlük süre zarfında hiçbir reaksiyonda bulunmadıklarını, ihtar sonrası belirtilen süre geçmesinin akabinde Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/9 Değişik İş dosyasında tespit yaptırıldığını, davalı taraf iş bu önemli ve gizli ayıplı mallardan kaynaklanan borca ilişkin olarak Marmaris 1. İcra Dairesi 2021/3322 Esas numaralı dosyasında müvekkiline 28.12.2021 tarihli ödeme emri gönderildiğini, tebligat kanunu uyarınca yapılan tebligat sonrası takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin taşınmazlarına haciz ve banka hesaplarına bloke konulduğunu, müvekkilinin davalı tarafa icraya konu edilecek bir borcunun bulunmadığını, öncelikle kötü niyetle başlatılan takibin durdurulması ve akabinde iptaline, müvekkilinin Marmaris 1. İcra Dairesinin 2021/3322 Esas sayılı dosyasına konu edilen alacaktan borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3322-Esas sayılı takip dosyasında İlamsız Takiplerde Ödeme Emri Tebligatı 11.01.2022 tarihinde borçlu davacı .... 'e tebliğ edildiğini, borçlu her ne kadar işbu mesnetsiz davayı açarak borca itiraz etmişse de takibin dayanağı olan faturalar listesindeki ve cari hesap ekstresindeki faturalardan kalan bakiye borcunu aslında kabul etmiş bulunduğunu, bu nedenle de icra takibine itiraz etmediğini ve icra takibinin kesinleştiğini, akabinde ise 20.01.2022 tarihinde haciz işlemlerinin yapıldığını, borçlunun takibe konu faturalardaki bakiye borcunu müvekkiline ödediğini kanıtlaması gerektiğini, ancak bu konuda borçlunun herhangi bir delil sunmadığını, ayrıca takip dayanağı faturalar veya faturalar içerisinde yer alan ürünlerden hiç biri müvekkiline iade edilmediğini, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında aromalı püre alım satım ilişkisinin olduğu, davacı tarafça en son alınan ürünlerin tarihleri geçmemesine rağmen bozulmuş ve kullanılamaz halde olduğu, bu ayıbın davalı tarafa süresinde ihbar edildiği, buna rağmen bozuk ürünlerin bedeli için takip başlatılmasının kötü niyetli olduğundan bahisle başlatılan takibe dayanak borcun bulunmadığı iddiasıyla iş bu dava açılmıştır. Taraflar hakkında tacir araştırması yapılmış olup, her iki tarafın da tacir olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevli olduğu kanaatiyle yargılama devam edilmiştir. Davacı taraf 14/01/2022 tarihli noter ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunmuş ve düzenlediği iade faturasını davalıya tebliğ etmiştir. Davadan önce davacı tarafça Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde delil tespiti yaptırılmış olup, 2022/9 D.iş sayılı dosyada davalıdan satın alınan meyveli püreler gıda mühendisi tarafından incelenmiş ve rapor hazırlanmıştır. 24/03/2022 tarihli raporda 589 adet 1000'er gramlık paketlerdeki meyve pürelerinin bombaj ve sızıntı nedeniyle kullanılamayacak durumda olduğu ve gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen miktar ile davacı tarafça düzenlenen iade faturasındaki miktar ve bedeller birbiri ile uyumlu olup bu fatura davalı tarafa noter kanalı ile tebliğ edilmiştir. Diğer yandan tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, davacının defter kayıtlarında 20.673,90 TL'lik iade faturasının bulunduğu, davalının defter kayıtlarında ise davacıdan 16.934,16 TL alacaklı olduğu kayıtlıdır. Her ne kadar davalı defterlerine göre davacı borçlu gözükmekte ise de delil tespiti dosyasında yapılan bilirkişi incelemesine göre davacıya satılan ürünlerin ayıplı olduğu, bunların kabule zorlanamayacağı, davalının bunların bedelini talep etme hakkının olmadığı, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu hususları nazara alındığında, davacının ödeme emrindeki borçtan sorumlu olmadığı kanaatine varılmış olup bu yönde dava kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde de bulunulmuş ise de davaya konu takip, ayıp ihbarından önce başlatıldığından ve davalının ürünlerin ayıplı olduğunu o tarihte bilmediğinden, takibi başlatırken kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyecek olup bu yöndeki kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiştir.' gerekçesi ile; Açılan davanın KABULÜNE Davacının Marmaris İcra Müdürlüğünün 2021/3322 Esas sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafça talep edilen %20 oranında kötü niyet tazminatı talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu Marmaris 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/3322-Esas sayılı takip dosyasında İlamsız Takiplerde Ödeme Emri Tebligatı 11.01.2022 tarihinde borçlu davacı ....'e 11.01.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, icra takibi kesinleşmiş ve haciz işlemleri yapıldığını, davacı vekili aracılığıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, borçlu her ne kadar işbu mesnetsiz davayı açarak borca itiraz etmişse de, takibin dayanağı olan faturalar listesindeki ve cari hesap ekstresindeki faturalardan kalan bakiye borcunu aslında kabul etmiş bulunduğunu, bu nedenle de icra takibine itiraz etmediğini ve icra takibi kesinleşmiş akabinde ise 20.01.2022 tarihinde haciz işlemleri yapıldığını, açılan dava hakka ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesi gerektiğini, borçlunun takibe konu faturalardaki bakiye fatura borcunu müvekkile ödediğini yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğini, bu konuda borçlu herhangi bir delil sunmadığını, borçlu kötü niyetli olduğunu, borcunu ödememek veya ödemeleri geciktirmek için borca gecikmiş itiraz etmiş ve işbu haksız davayı açtığını, takip dayanağı faturalar veya faturalar içerisinde yer alan ürünlerden hiç biri müvekkile iade edilmiş olmadığını, iade faturasının e-arşiv iade faturası olarak düzenlenmesi gerektiğini, teslim fişi bulunmadığından iade edilmesi gereken ürünlerin teslim edildiği de ispatlanamadığını, kararda davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu beyan edilmişse de icra takibinden sonra yapılan ihbar süresinde yapılmadığını ve tamamen kötü niyetli olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu yasal olmayan iş bu haksız "Açılan Davanın Kabulüne" kararı hukuka uygun bir karar olmadığını, mahkeme yeterli araştırma yapmadan , bilirkişi raporuna ve hakkaniyete aykırı bir karar verdiğini, bu nedenle mahkeme kararından ötürü istinaf başvuru dilekçesi sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacıya satılan ürünlerin ayıplı olduğunun, davacının kabule zorlanamayacağının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2023 tarih ve 2022/735 Esas 2023/211 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 305,55.TL harcın mahsubu ile bakiye 426,45.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.