Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/712 E. 2026/3061 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/712
- Karar No
- 2026/3061
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3367 E., 2024/2861 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 3162 parsel sayılı 22.671,55 m² yüzölçümlü taşınmaz, 19.12.1996 tarihli ve 5853 yevmiyeli işlem ile aynı yer 1088 parsel sayılı 4.847.599,99 m² yüzölçümlü orman vasıflı taşınmazdan ifrazen oluşmuştur. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 170 m²lik alanda müvekkili olan davalıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının dikili olduğunu, dava konusu taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin iptaline müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tesciline karar verilmesini istemiştir. 3. Birleşen davanın davacısı ... ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 120 m²lik alanda müvekkili olan davacıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin ve taşınmazın tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 300 m²lik alanda müvekkili olan davacıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin ve tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 5. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 750 m²lik alanda müvekkili olan davacıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin ve tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 6. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 400 m²lik alanda müvekkili olan davacıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin ve tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 7. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 300 m²lik alanda müvekkili olan davacıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin ve tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 8. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2000 m²lik alanda müvekkili olan davacıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin ve tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 9. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde ; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 200 m²lik alanda müvekkili olan davacıya ait müştemilat ve meyve ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, tespitin ve tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 10. Birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan ...... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacı adına tapuda kayıtlı olduğunu, ...... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının da 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın orman vasfını taşımadığını, yapılan tespitin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yapılan tespitin ve tapu kaydının iptaline müvekkili adına tesciline, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili asıl ve birleşen dosyalara sunduğu cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen dosyalara sunduğu cevap dilekçelerinde; açılan davanın öncelikle askı ilan süresinde açılmadığından görev yönünden reddinin gerektiğini belirtmiş, esas bakımından ise İlk Derece Mahkemesi kararları nedeniyle kesin hükme ve komisyon tarafından yapılan iş ve işlemlerin Kanun'a uygun olduğuna dayanarak, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli ve 2018/94 Esas, 2018/97 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaza ilişkin 24.06.2018 yılında askı ilana çıkan çalışmanın 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi vee Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) 11/10. maddesine istinaden yapıldığı ancak bu maddenin 19.04.2018 tarihinde mülga olduğu, yapılan çalışmanın dayanak Kanun'un ortadan kalktığı halde iptal edilen kanun maddesine göre askı ilana çıkarıldığı gerekçesiyle, davacı ve birleşen dosya davacılarının ...... numaralı parsele ilişkin 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi gereğince yapılan ve 05.06.2018 tarihinde ilan edilen “teknik hataların düzeltilmesi ve mahkeme kararlarının uygulanması işlemine” açtıkları davanın kabulüne, bu işlemin iptaline, davacı ve birleşen dosya davacılarının adlarına 2/B vasıflı şerh verilerek Hazine adına tesciline ilişkin davalar ve davacı ve birleşen dosya davacılarının taşınmazın adlarına tescil edilmesine ilişkin yönünden ayrı ayrı mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2018 tarihli kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli kararı ile davaya konu çalışmanın 05.06.2018 tarihinde, yani çalışmaya dayanak Kanun'un yürürlükten kaldırılmasından sonra yapılmış olup, yasal dayanağı bulunmayan Kadastro Müdürlüğünün çalışmasının iptaline ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve Kanun'a aykırı bir durum bulunmadığından davalı Hazine ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddinin gerektiği, ancak davalı Hazine ve davalı ... İdaresi harçtan muaf olmakla, davacılar tarafından yatırılan peşin harç ve başvuru harcının davalılardan alınarak, davacılara ödenmesine ilişkin kararın hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar Hazine ve Orman İdaresinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davacı ve birleşen dosya davacılarının ...... numaralı parsele ilişkin 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi gereğince yapılan ve 05.06.2018 tarihinde ilan edilen “teknik hataların düzeltilmesi ve mahkeme kararlarının uygulanması işlemine” açtıkları davanın kabulüne, bu işlemin iptaline, davacı ve birleşen dosya davacılarının adlarına 2/B vasıflı şerh verilerek Hazine adına tesciline ve taşınmazın adlarına tescil edilmesine ilişkin davaları yönünden ayrı ayrı mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2019 tarihli kararının davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.10.2023 tarihli ve 2021/10720 Esas, 2023/4901 Karar sayılı ilamıyla "6292 sayılı Kanun'un 11/10. fıkrasına göre yapılan düzeltme çalışması ile 3402 sayılı Kanun'un 4/13. fıkrasına göre yapılan düzeltme çalışmasının, çalışma ve ilan usullerinin aynı olduğu, 6292 sayılı Kanun'un 11/10. fıkrasını yürürlükten kaldıran 19.04.2018 tarihli 7139 sayılı Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda ve , ve Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla aynı zamanda 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesine 13. fıkranın eklendiği anlaşılmakta olup, buna rağmen, İlk Derece Mahkemesince dar yorumla, mülga kanuna göre çalışma yapıldığı gerekçesiyle, itiraza konu düzeltme çalışmasına ilişkin mahallinde keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğu açıklandıktan sonra, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan ilk orman tahdidine, sonraki aplikasyon, 6831 sayılı Kanun' un 2. ve 2/B maddesi uygulamaları ile 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanaklarının ve taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit haritaları getirtilerek dosya ikmal edilip yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılması, bundan sonra, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığı" gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı ve birleşen dosya davacılarının dava konusu ettikleri taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmada 3162 parsel içerisinde (A) harfi ile gösterilen 1700,10 m²'lik kısmının olduğu, bu kısmın 1972 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 91 parsel olarak sınırlandırılan taşınmaz içerisinde kaldığı, ... tarafından açılan dava sonucu Üsküdar Tapulama Hakimliğinin 22.12.1982 tarihli ve 1974/182 Esas, 1975/379 Karar sayılı ilamı ile 91 parselin 1700 m²'sinin orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı gerekçesiyle komisyon kararının iptali ile bu miktarın tahdit dışı bırakılmasına karar verildiği, taşınmazın bulunduğu mahalde 3116 sayılı Kanuna göre yapılan ilk orman tahdit çalışmasında dava konusu taşınmazın orman tahdit dışında bırakıldığı, 22.05.1985 tarihinde bitirilerek ilan edilen 2896 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması ve 21.08.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulamasında dava konusu taşınmazın mahkeme kararıyla orman alanı olması nedeni ile uygulamaya konu edilmediği ve mahkeme kararı gereğince orman niteliğini taşımaya devam ettiği, dava konusu taşınmazın Üsküdar Tapulama Mahkemesi'nin 1974/182 Esas, 1975/379 karar sayılı ilamı ile dava konusu alan orman olarak tespit dışı bırakılmasına karar verildikten sonra, Kadastro Müdürlüğünce düzenlenen 19.12.1996 tarihli tescil bildirim beyannamesi ile 1700 m²'lik kısmın 1088 parsel ile birleştirildiği, daha sonra 3162 parsel olarak hali arazi niteliğinde Hazine adına ifraz edildiği ve sanki bu kısım 2/B niteliğindeymiş gibi işleme tabi tutulduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi dava konusu taşınmaz ile 1088 parsel arasında yaklaşık 800 metrelik mesafe bulunduğu, bu nedenle 1088 parsel ile yapılan birleştirme işleminin hatalı olup, bu hususun Kadastro Müdürlüğünce tespit edilmesi üzerine, 2007 yılında gerekli düzeltmelerin yapıldığı ve davaya konu 6292 sayılı Yasanın 11/10 maddesi gereğince yapılan çalışmalarda, Üsküdar Tapulama Mahkemesi'nin 1974/182 Esas, 1975/379 Karar sayılı ilamı ile orman olarak tespit dışı bırakılan alanın yapılan 2/B çalışmaları ile orman dışına çıkarılmadığı anlaşıldığından orman haritasında orman olarak gösterilmesine karar verilerek, yargılama sırasında bu kısmın 3162 parselden ifraz edilerek 4165 olarak tapuya tescil edildiği, taşınmazın Üsküdar Tapulama Mahkemesi'nin 1974/1 82... /379 Karar sayılı ilamı ile orman olarak tespit dışı bırakılmasına karar verildikten sonra 2/B olarak orman sınırları dışına çıkarılmadığı anlaşılmakla, 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi gereğince bu kısmın orman haritalarında orman olarak gösterilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, müdahale talebinde bulunan ...'ın ise talebinin 6100 sayılı Kanun'un 357/1. maddesi gereği reddi gerektiği..." gerekçeleriyle, davacının ve birleşen dosya davacılarının 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi gereğince yapılan çalışmalarının iptaline yönelik açtıkları davanın ve müdahale talebinde bulunan ...'ın müdahale talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi kurulu raporunda da bahsedildiği üzere davacılar tarafından fiilen kullanılan alanlar üzerinde bina olduğunu, alanların ormana dair bir emare taşımadığı gibi aradan geçen geliş gidişli asfaltlanmış yaklaşık 8-10 metre genişliğindeki yolun ormanla fiziki olarak bağlantıyı kopardığını, dava konusu yerin tekrar orman vasfına kavuşma ihtimalinin olmadığını, dava konusu taşınmazın fiilen ve fiziken tamamen orman sınırı dışında yer almasına rağmen orman sınırı içinde yer aldığından bahisle diye komisyon kararı oluşturmasının hak ve nesafete uygun düşmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, söz konusu düzeltmenin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.