Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/879 E. 2026/1140 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/879
Karar No
2026/1140
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2026/879 Esas

KARAR NO:2026/1140

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

NUMARASI:2026/57 Esas, 27.04.2026 Tarihli ara karar

DAVANIN KONUSU:Haksız Rekabet ve Markaya Tecavüzün Ref'i İstemli

KARAR TARİHİ:09/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı dava dilekçesinde; ... markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, müvekkili şirketin ..., ticaret unvanını usulüne uygun şekilde tescil ve ilan ettirerek, unvan üzerinde tekel kullanım hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirkete tanınan tekel niteliğindeki ticaret unvanını kullanım hakkına yönelik olası ihlallerin ve haksız rekabet oluşturan fiillerin tespiti amacıyla Ticaret Sicil Gazetesi’nde tarafımızca gerçekleştirilen inceleme neticesinde; 12.02.2025 tarih ve 11270 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde, davalı şirketin “...” unvanı ile tescil edildiği bilgisine ulaşıldığını, davalı şirketin unvanında yer alan "..." ibaresi haksız rekabet teşkil etmekte olup, marka hakkına tecavüz hükmünde olduğunu, ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin davacının tanınmış markası ile aynı olup davalının bu kullanımının, müvekkili şirketin markasının ayırt ediciliğini zedelediğini, hukuki veya ticari bir bağ bulunduğu yönünde iltibasa yol açtığını, tüketici nezdindeki bilinirliğinden haksız biçimde yararlanılmakta olduğunu, davalı tarafından ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, "... Şirketi” unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret sicilinden terkini talebiyle açılan İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2025/224 Esas sayılı dava dosyasında yargılamanın derdest olduğunu, müvekkili şirketin bir çok kahve makinesi tasarım tescilleri bulunduğunu, davalı şirketin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespitini ve muhtemel tecavüzün engellenmesini, söz konusu tecavüzün kaldırılmasını ve davalı şirketin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz eden eylemleri sebebiyle HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ve 50.000 TL manevi tazminat tutarının davalıdan tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faiz oranıyla tahsilini, davalıdan tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faiz oranıyla tahsilini, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret sicilinden terkinini, davalı şirketin ticaret unvanının huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 17/06/2026 tarihli beyan dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen ihtiyati tedbir taleplerinin, davalı şirketin ticaret unvanına ilişkin olduğunu, söz konusu talebin müvekkillerinin tescilli markalarına yönelik haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil eden davalı şirketin, yargılama süresince üçüncü bir gerçek veya tüzel kişiye devrinin önlenmesi ve bu yolla davalının herhangi bir surette haksız kazanç elde etmesinin engellenmesi amacı ile talep etiklerini, davalı şirket adına tescilli Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde herhangi bir marka kaydı bulunmadığını, huzurdaki davaya konu müvekkillerinin çatı markası olan "..." ibaresinin, davalı tarafça ticaret unvanının asli unsuru olarak, müvekkillerinin markaları ile iltibasa yol açacak şekilde "..." unvanı içerisinde kullanıldığı tespit edilmiş olduğunu, muhtemel tecavüzün önlenmesini ve yargılama süresi boyunca davalı şirketin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi amacıyla, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirket ticaret unvana yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, huzurdaki davada ihtiyati tedbir kararına konu olan hususun davalı şirketin ticaret unvanına ilişkin olduğunu, işbu taleplerinin davalı ...'nin üçüncü gerçek veya tüzel kişilere devrinin önlenmesini ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan Dosya kapsamı, nazara alındığında davaya konu markanın davalı şirketin ticaret unvanına ilişkin 3.kişilere devrinin önlenmesi davası şeklinde açıldığı, 3.kişilere devir engeli de mülkiyet hakkını kısıtlayacağından iş bu davada TPMK nezdinde davalı adına kayıtlı tescil numaralı marka bulunmadığından davalı tarafından kullanımların ispatının ise yargılamayı gerektireceği gerekçesi ile Davacı vekilinin tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde;davalı şirketin ticaret unvanını veya ticari işletmesini üçüncü kişilere devretmesinin, marka hakkına tecavüz teşkil eden faaliyetlerini farklı tüzel kişilikler altında sürdürmesi ve bu suretle ileride verilecek muhtemel bir mahkeme kararının infazını fiilen imkansız hale getirmesinin kuvvetle muhtemel olup müvekkili yönünden telafisi güç ve imkansız zararların doğacağını,Davalı tarafın ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin müvekkili markaları ve ticaret unvanı ile iltibas yaratacak derecede benzerlik taşıdığını, ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, 27.04.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebimizin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasına, davalı şirketin ticaret unvanının huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin ve unvan değişikliğinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabet ve markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini ile tazminat istemlerine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; mevcut delil durumu itibarı ile iddianın yargılamayı gerektirdiği, şirketin unvanının devrinin önlenmesini gerektirecek yahut unvan değişikliği yapmasını engellemek için tedbir kararı verilmesini gerektiren bir durum olmadığı dikkate alındığında koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/879, K. 2026/1140, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-879-e-2026-1140-k-f3f1846c81af