Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/809 E. 2026/931 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/809
- Karar No
- 2026/931
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/809
KARAR NO: 2026/931
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/01/2024
NUMARASI: 2019/316 E. - 2024/13 K.
DAVANIN KONUSU: Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
KARŞI DAVANIN KONUSU : Patentin Hükümsüzlüğü
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 2004 yılında TürkPatent’e “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için metot ve bir cihaz” için patent başvurusunda bulunduğunu, söz konusu buluş için TürkPatent tarafından ...tescil no.lu incelemeli patentin verildiğini, davalıların ...AŞ ile ... AŞ, müvekkilinin patentini izinsiz olarak kullandığını, davalılar,
enerji dağıtım hizmeti sunan kuruluşlar olduğunu, dağıtılan enerji karşılığında müşterilerin dehizmetin karşılığını ödediğini, hizmete ilişkin borcun çıkarılması, verilen hizmet karşılığında harcanan enerjinin ve hizmet bedelinin faturalandırılması şeklinde gerçekleştiğini, davalıların, faturalandırma işlemlerini, müvekkil patentindeki özelliklere göre yaptığı anlaşıldığını, müvekkiline ait patentin davalılarca aynen kullanıldığını, faturalandırma usulünün tecavüz teşkil ettiğini, müvekkili tarafından geliştirilen teknolojinin, çok öncül bir teknoloji olup, özellikle kişisel verilerin korunmasının önem kazandığı günümüzde geniş uygulama alanı bulacak bir teknoloji olduğunu ancak bu hususun kesin olarak tespit edilebilmesi için, davalıların kullandıkları usulün incelenmesi gerektiğini, bu sebep ve gerekçeler ile davacının TR ...no.lu patentinin davalılar tarafından ihlal edildiğinin tespitini, oluşan zararın HMK md. 107 uyarınca şimdilik 10.000 TL zararın davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini; zararın SMK md. 151/2-b hükmüne göre, patent hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre hesaplanmasını, oluşan zararın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, bu mümkün olmazsa terditli olarak SMK md.15l/2c hükmüne göre, davalılar ile patent lisans sözleşmesi yapılmış olsa idi, istenilecek lisans
bedelinin tespiti ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı-Karşı - davacı ... A.Ş.vekilinin cevap ve karşı dava dilekçelerinde özetle; usulü itirazları olan zamanaşımı ve sessiz kalmak suretiyle hak kaybının yaşandığı bu nedenle davanın reddinin gerektiği, esasa ilişkin olarak ise davacının işbu davadaki temel argümanı, müvekkilin faaliyetlerinin davacıya ait TR ...sayılı patentin kapsamı içerisinde kaldığı olduğu ancak müvekkilinin halihazırda kullanmakta olduğu faturalandırma sisteminin dava konusu patentle örtüşmediği basit bir inceleme ile kolaylıkla anlaşılabileceği, bu doğrultuda patent ile korunan bir hakka ihlalin gerçekleşmesi için, buluşun en geniş, kapsamı ile tanımlanmış, olduğu patent ana isteminde koruma altına alınan unsurların tamamının veya eşdeğerinin, ihlal iddiasında bulunulan sistemde bulunması gerektiğini, davacının patentindeki ana istemin ... nolu istem olduğunu, müvekkilinin faturalandırma işleminin tamamen farklı olduğunu, bugünkü teknolojide davacı metodunun son derece ilkel ve yetersiz kaldığını, davacının dilekçesinde bu adımlara yönelik olarak yaptığı açıklamaların istemin özünden öteye geçtiğini, farazi bir durum yaratıldığını, müvekkil sisteminde her bir görevlinin önemli işlem kapasitesine sahip el terminallerine abonenin son sayaç bilgilerini girdiğini, buna göre hesaplanan borcun isteğe bağlı olarak fatura şeklinde anılan terminalden çıktı olarak alındığını, ana veri tabanına iletildiğini, ana veritabanına iletim sonrasında bu borç bilgisi ödeme kanallarına bildirilmek suretiyle abonenin ödemesine hazır hale getirildiğini, bu nedenle müvekkilin faturalandırma sisteminin dava konusu patent ana istemindeki adımların tamamını ya da eşdeğerini (ilk iki adımın kesinlikle mevcut olmadığı) içermediğinin kabul edilmesi gerektiği, bu nedenledir ki müvekkil sistemi patent koruma kapsamında kalmadığını ve herhangi bir patent ihlali söz konusu olmadığını, patent ile koruma altına alınmış, olan en öz anlatımla endeks ve fatura bırakma işleminin 1995 yılından bugüne kanunla müvekkile verilmiş, bir yükümlülük olduğunu, kanuni bir yükümlülüğün yerine getirilmesinin patent hakkına tecavüz oluşturmayacağı gibi 1995 yılma ait yönetmelik metninde yer alan bu husus aynı zamanda patent konusu buluşun yeniliğini ve buluş, basamağı vasfını da ortadan kaldırdığını, dava konusu patentin başvuru tarihi 02.04.2004 olup, anılan tarihten önce bu metodun kullanıldığını örnekleyen her açıklama patent konusunun yeni olmadığını ve de buluş, basamağına sahip olmadığını göstereceğini, ... no.lu Fransız patent yayını, ... no.lu Amerikan patent yayını (... ), ... no.lu Amerikan patent yayını (...), ... no.lu Amerikan patent yayını (...), ... no.lu Amerikan patent yayını (...), ... no.lu Amerikan patent yayını (...), ... no.lu Amerikan patent yayını (...) yukarıdaki evraklardan açıkça görüleceği üzere dava konusu patentin .....isteminde belirtilen müşterilere ait verilerin toplanması, bunların bir merkezde kayıt altında tutulması, endeks bilgilerinin mobil cihazlar yardımıyla okunması, okunan endeks bilgilerine göre müşteriye fatura bırakılmasına dair tüm özelliklerden bahsedildiğini, yine dava konusu patentin bağımlı istemlerinde dile getirilen tüm unsurlardan bahsedildiği, bu minvalde dava
konusu patent başvurusunun aslında hiçbir yenilik içermediği gibi tamamen müvekkilin 1997yılında uygulamaya başladığı bir sistem üzerinde haksız bir şekilde koruma elde etmek amacıyla başvuru konusu edildiğini ve TPE tarafından yapılan eksik incelemeler sonucu tescil edildiğini, izah edilen bu nedenler çerçevesinde TR ...sayılı patentin yenilik ve buluş, basamağı kriterlerini taşımaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davanın
reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...AŞ. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiği, davanın aynı zamanda zamanaşımından reddinin gerektiği, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini esas yönünden de asıl davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesin kararıyla; dava konusu patentin 1. İsteminin tekniğin bilinen durumuna ait patent dokümanları karşısında yeni olduğu ve fakat her bir doküman karşısında (..., ..., ..., ..., ...) buluş basamağına haiz olmadığı , hükümsüzlüğü talep edilen ...sayılı patentin tekniğin bilinen durumuna ait dosyaya mübrez patent dokümanları karşısında buluş basamağı kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, asıl dava bakımından ise ...' ın 2002 yılında yayınlanan teknik şartnamesine göre yürütülen işin ...sayılı patentin kapsamında olduğu fakat, bu şartnamenin yayın tarihinin 2002 olduğu gözetildiğinde bu şartnamenin de ...sayılı patentin yenilik vasfını ortadan kaldırdığı ve hükümsüzlük sonucunu doğurduğu, dolayısıyla asıl davada tecavüz eyleminin gerçekleşmediği gözetilerek,"
1-ASIL DAVANIN REDDİNE
2- KARŞI DAVANIN KABULÜNE,
3-Davalı adına tescilli ...nolu patentin HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca ) karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemenin kısmen kabul kısmen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararıyla müvekkilinin TR ...numaralı patenti hükümsüz sayıldığını, bu kararın bilirkişi raporlarındaki eksik ve çelişkili incelemelere dayandığını, raporların patentin buluş basamağını değerlendirirken teknik şartnameler ve önceki patentlerle yapılan karşılaştırmaların yetersiz olduğunu, internet tabanlı veri aktarımı, mobil cihazla adres yerinde fatura basımı ve verilerin otomatik karşılaştırılması unsurlarının birlikte değerlendirilmediğini, mahkemenin ek bilirkişi raporu alınması taleplerini gerekçesiz reddettiğini, kararın ex post facto değerlendirme içerdiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını, asıl davanın kabulünü, karşı davanın reddini, dosyanın yeniden bilirkişi incelemesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesini ve infazın durdurulması için tehir-i icra kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin istinaf aşamasında hak kaybına uğramaması adına, davacı taraf itiraz etmemiş olsa dahi öncelikle sorumluluk konusuna açıklık getirdiğini, davanın konusunun bir patent ihlali ve tazminat talebi olduğunu ancak husumetin hatalı olarak ...A.Ş.’ye yöneltildiğini, söz konusu patentin faturalandırma sürecine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin ise elektrik tedariki, satışı veya dağıtımı gibi bir faaliyetinin bulunmadığını, nihai tüketici ile herhangi bir ticari veya hukuki bağı olmayan, fatura düzenlemeyen bir yapıya patent ihlali suçlaması yöneltilmesinin mümkün olmadığını, mevzuat gereği bu faaliyetlerin lisansa tabi olduğunu ve şirketin bu lisanslara sahip olmadığını, "..." unvanını taşıyan diğer şirketlerin sorumluluk alanlarının tamamen farklı olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,
Mahkemenin patentin "buluş basamağı" taşımadığına dair tespitinin yerinde olduğunu, davanın esasıyla bir ilgileri olmamakla birlikte teknik incelemelerin doğru olduğunu, ...’ın 2002 tarihli teknik şartnamesinin patentten önce yayımlandığını, dolayısıyla bilginin zaten sektörün erişiminde olduğunu ve yenilik vasfı taşımadığını, davacının "eksik inceleme" iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dosyada birbirini teyit eden iki ayrı bilirkişi raporunun bulunduğunu ve bu raporların davacının itirazlarını karşılayacak nitelikte olduğunu,
Mahkemenin sunulan husumet itirazlarını hiçbir şekilde değerlendirmemesinin ve gerekçeli kararda bu konuda bir hüküm kurmamasının HMK m. 27 uyarınca "hukuki dinlenilme hakkı"nı açıkça ihlal ettiğini savunduğunu, mahkemenin savunmaları dikkate almadan karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin müvekkili şirket ile diğer davalı lehine "ortak vekalet ücretine" hükmetmesinin hatalı olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret sebepleri farklı olan davalılar lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket hakkındaki ret gerekçesinin "husumet yokluğu", diğer davalı hakkındaki gerekçenin ise "esasa ilişkin" olması sebebiyle bu iki durumun ayrıştırılması gerektiğini, davacının haksız istinaf başvurusunun esastan reddedilmesini, müvekkili şirketin katılma yoluyla istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının düzeltilmesini, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini ve şirket lehine müstakil bir vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı-karşı davacı ... A.Ş. vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı/karşı davalının asılsız tüm istinaf istemlerinin reddini talep ettiğini, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 30.05.2022, 28.08.2023 tarihli iki farklı heyetten alınan bilirkişi raporundaki tespitler ile uyarlılık içerisinde olan yerel mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Mahkeme kararına karşı davalı ... tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulduğunu, ..., husumet itirazlarının göz önünde bulundurulmadığını, oysa davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, davanın ...’ya karşı yöneltilmesi hukuka uygun olduğunu, diğer davalı ...’ın tek ortağı olarak, ...’ın fiillerinden de sorumlu olduğunu, ... ...’ın tek ortağı olduğunu, Yargıtay HGK kurulu kararında da belirtildiği gibi şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl davanın konusu, davacı ...'ya ait TR ...nolu patente tecavüzün tespiti , men'i , belirsiz alacak hükümlerine göre SMK 151/2-b kapsamında şimdilik 10.000 TL. maddi tazminatın davalılardan tahsili, karşı davanın konusu TR ...nolu patentin hükümsüzlüğü davası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
..., ... ve ...'nın 23/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Dava konusu ...B Sayılı Patent belgesinin dosya kapsamındaki tüm deliller karşısında tüm istemleriyle yeni ve sanayiye uygulanabilir olduğu, ancak buluş basamağı taşımadığı, bu değerlendirmeler sonucunda karşı dava bakımından Dava konusu ...B Sayılı Patent belgesi için hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, Asıl dava bakımından dosya kapsamında mevcut bilgiler üzerinden davalıların patentin kapsamında kalan bir eylemi/faaliyeti bulunmadığı, bu anlamda aynen veya eşdeğer yolla patent ihlalinin gerçekleşmediği, Karşı davada patentin hükümsüzlüğü halinde, hükümsüzlük kararı geriye dönük etkiye sahip olduğundan her hâlükârda patent ihlalinden söz edilemeyeceği" belirtilmiştir.
..., ..., ...'den oluşan farklı bilirkişi heyetine ait 31/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava dosyasında yer alan hükümsüzlük delilleri ile TR ...nolu “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için bir metot ve bir cihaz” buluş başlıklı patent belgesinin karşılaştırılması sonucunda; » TR ...nolu “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için bir metot ve bir cihaz” buluş başlıklı patent belgesinin başvuru tarihi itibariyle yenilik vasfına haiz olduğu, TR ...nolu “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için bir metot ve bir cihaz” buluş başlıklı patent belgesinin sanayiye uygulanabilir olduğu,
'TR ...nolu “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için bir metot ve bir cihaz” buluş başlıklı patent belgesinin 551 sayılı KHK madde- 9'da tanımlanan tekniğin bilinen durumunun aşılması vasfına haiz olmadığı,
...'ın 2002 yılında yayınlanan teknik şartnamesi incelendiğinde, TR ...nolu “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için bir metot ve bir cihaz” buluş başlıklı patent belgesinin koruma kapsamında kaldığının tespit edilmiş olduğunu, ...'ın 2002 yılında yayınlanan teknik şartnamesi ile TR ...nolu “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için bir metot ve bir cihaz buluş başlıklı patent belgesi karşılaştırıldığında, TR ...nolu patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin ve 1 nolu isteme bağımlı istemlerin başvuru tarihi itibariyle 551 sayılı KHK madde 7'de tanımlanan başvuru tarihi itibariyle yenilik vasfına haiz olmadığı" belirtilmiştir.
6769 sayılı SMK 'nun GEÇİCİ Madde 1: (2) Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış ulusal patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan ek patent başvurularının sonuçlandırılmasında, ek patent başvurusu veya ek patentin bağımsız patent başvurusu ya da patente dönüştürülmesinde, asıl patent başvurusunun başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır. İncelemesiz verilen patentin incelemeli patent başvurusuna dönüştürülmesinde, patent başvurusunun faydalı model başvurusuna ya da faydalı model başvurusunun patent başvurusuna değiştirilmesinde, patent ve faydalı modellerin hükümsüz kılınmasında, başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ulusal aşamaya giren uluslararası veya bölgesel anlaşmalar yoluyla yapılmış patent başvuruları ve faydalı model başvuruları, başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılır.
(3) Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki patentler ( Tıbbi ve Veteriner ilaç üretim usulü ve ürünleri) hakkında aynı maddenin uygulanmasına devam edilir.
(4) Önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş patent ve faydalı modeller için 99 uncu (patent verilme kararına itiraz),138 inci (patent hükümsüzlüğü) ve 144 üncü(Faydalı Model hükümsüzlüğü) maddeler ile 113 üncü maddenin beşinci fıkrası ( Kamu kurumlarında çalışanlara ödenecek bedel) ve 121 inci maddenin sekizinci fıkrası(Yükseköğretim kurulu ile buluş sahiplerine ödenecek bedel ) hariç olmak üzere bu Kanun hükümleri uygulanır. " hükmü, dikkate alındığından hükümsüzlük ve tecavüz davasında 551 sayılı KHK hükümleri esas alınmalıdır.
Somut olayda, hükümsüzlük yargılamasında mülga 551 sayılı KHK hükümleri uygulanacaktır.
TPMK kaydına göre; TR ...nolu patentin “Postaların elektronik ortamda dağıtılması ve teslimat adresinde basılması için bir metot ve bir cihaz” buluş başlıklı patent belgesinin, 1 bağımsız 13 bağımlı olmak üzere toplam 14 adet isteme sahip olduğu görülmüştür.
Patentin hükümsüzlüğü baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle patentin hükümsüzlüğü davası değerledirilmiştir.
Somut olayda, 2. Bilirkişi heyeti tarafından,... delili ... nolu Fransız patent yayını, ....delili ... nolu Amerikan patent yayını, ... delili ... nolu Amerikan patent yayını, ... delili ... nolu Amerikan patent yayını, ... delili ... nolu Amerikan patent yayını,..... delili ... nolu Amerikan patent yayını ... delili ... nolu Amerikan patent yayını ve ...’ın 2022 yılına ait teknik Şartnamesinin incelendiği, heyetçe Tekniğin Bilinen Durumunun Aşılması incelemesi yapıldığı, patent belgesinin, 551 sayılı KHK madde 9'da tanımlanan tekniğin bilinen durumunun aşılması vasfına haiz olmadığı tespit edildiği, ...'ın 2002 yılında yayınlanan teknik şartnamesi incelendiğinde, patent belgesinin koruma kapsamında kaldığı ancak ...'ın 2002 yılında yayınlanan teknik şartnamesi ile patent belgesi karşılaştırıldığında, TR ...nolu patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin ve 1 nolu isteme bağımlı istemlerin başvuru tarihi itibariyle 551 sayılı KHK madde 7'de tanımlanan başvuru tarihi itibariyle yenilik vasfına haiz olmadığı bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden, patentin hükümsüzlük koşulları oluştuğundan mahkemece karşı dava yönünden patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi yerindedir.
Hükümsüzlük kararı baştan itibaren sonuç doğuracağından asıl davada patente tecavüz davası yönünden davanın reddi kararı da yerindedir.
Davalılardan ...A.Ş., istinafında, söz konusu patentin faturalandırma sürecine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin ise elektrik tedariki, satışı veya dağıtımı gibi bir faaliyetinin bulunmadığını, nihai tüketici ile herhangi bir ticari veya hukuki bağı olmayan, fatura düzenlemeyen bir yapıya patent ihlali suçlaması yöneltilmesinin mümkün olmadığını, mevzuat gereği bu faaliyetlerin lisansa tabi olduğunu ve şirketin bu lisanslara sahip olmadığını, "..." unvanını taşıyan diğer şirketlerin sorumluluk alanlarının tamamen farklı olduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği ve red sebepleri farklı olduğu için lehlerine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ileri sürmüş ise de, davalının faturalandırma yetkisi bulunmaması pasif husumetten redde gerekçe olamayacağından bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Davacı istinafında, dosyada bulunan raporların teknik mütalaa ile çelişkili olduğu, bu çelişkinin giderilmesi için raporlarda açıklama bulunmadığı, 30.05.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ettikleri hususlar hakkında 31.08.2023 tarihli bilirkişi
raporunda herhangi bir açıklamanın bulunmadığı ve eksikliklerin giderilmediğini ileri sürmüş ise de, mahkemece hükme esas alınan 31/08/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun detaylı, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı-karşı davalı ve davalı ...Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ..../01/2024 tarih ve 2019/.... E., 2024/.. K. sayılı kararına karşı davacı-karşı davalı ve davalı ...Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın Davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı ...Anonim Şirketinden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026