Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/816 E. 2026/836 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/816
Karar No
2026/836
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/816

KARAR NO: 2026/836

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 28/02/2024

NUMARASI: 2021/387 E. - 2024/74 K.

DAVANIN KONUSU: Tasarımın Hükümsüzlüğü

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket adına tescilli ...nolu tasarımın davalı tarafından aynısının üretip piyasaya sürüldüğünün öğrenilmesi üzerine, tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi amacıyla davalı ... ...’e 15.11.2019 tarihinde.... Noterliği’nin ... nolu ihtarnamesi(ekte) gönderildiğini ancak davalı ... ihtarname kendisine ulaştıktan birkaç gün sonra müvekkili adına tescilli tasarımın aynısının tescili için başvuruda bulunduğunu davalı 20.11.2019 tarihli ... no ile müvekkiline ait tescilli tasarımların aynısını kötü niyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini açıklanan nedenlerle; müvekkiline ait ...nolu tasarımlara bire bir benzer olan, sonradan kötü niyetle tescil edilmiş davalının ...numaralı tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının yerinde olmadığını, tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2021/387 esas, 2024/74 karar sayılı, 28/02/2024 tarihli kararı ile; "Mahkememizce salt değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yetinilmemiş, bilirkişi incelemesi yapılmış olup, yapılan tetkik ve incelemede; dava konusu davacı tarafa ait ... (...) nolu tasarımlar ile davalı taraf ..... (2) nolu tasarımalar arasında genel görünüm, biçim, kalıp, malzeme, dikiş ve süsleme tekniği yönünden bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, giysilerin aynılık derecesinde benzer olduğu, dava konusu davacı tarafa ait ... (....) nolu tasarımlar ile davalı taraf ..... (3) nolu tasarımalar arasında genel görünüm, biçim, kalıp, malzeme, dikiş ve süsleme tekniği yönünden bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, giysilerin aynılık derecesinde benzer olduğu , ilgili tasarımların başvuru tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığı, davalı taraf ...’e ait giysi tasarımları tescil başvurusunun 20.11.2019 tarihinde yapılmış olduğu, benzer giysi tasarımlarının daha önceki tarihte davacı tarafça başvurusunun yapılmış olması nedeniyle davalı tarafa ait .... (...) ve (....) nolu tasarımlar için hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, gerek değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu gerekse de iş bu dava dosyası kapsamında alınan 2 bilirkişi raporu olmak üzere toplam .... ayrı bilirkişi raporunda da bu hususun net bir şekilde tespit edildiği anlaşılmakla, açılan davanın KABULÜ ile; davalı adına tescilli ...- ...., ... nolu tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne, hükmün kesinleşmesi ile hükmün infazı amacı ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na kararın bir örneğinin gönderilmesine" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...’in 2019 yılından itibaren tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ...numaralı tasarım tescil belgesiyle kendi mağazasını işlettiğini, davacı...’nun 2019 yılında müvekkiline bir ihtarname göndererek kendi tasarımlarının taklit edildiğini iddia ettiğini, müvekkilinin ise karşı ihtarnamesiyle bu iddiaları reddettiğini, aradan yaklaşık iki yıl geçtikten sonra davacının delil tespiti talep ettiğini, yapılan keşif neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda müvekkilin iş yerindeki ürünlerin aslında müvekkilin kendi tescilli tasarımlarıyla aynı olduğunun saptandığını, ancak raporda yer alan "ayniyete yakın benzerlik" ve "yenilik vasfı" değerlendirmelerine karşı süresi içinde itirazlarını sunduklarını, mahkeme nezdinde görülen hükümsüzlük davasında, bilirkişi incelemelerinin eksik ve hatalı yapıldığını, incelemenin ürün asılları üzerinden değil sadece fotoğraflar üzerinden gerçekleştirildiğini, davacının dosyaya somut bir ürün sunmadığını ve müvekkilinin teknik itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, bilirkişilerin tekstil alanında uzman olmadığını, tasarımlar arasındaki 12 günlük başvuru farkının tarafların birbirini tanımasını imkansız kıldığını ve müvekkilinin tasarımının Ar-Ge sürecinin davacının başvurusundan çok daha önce başladığını, müvekkiline ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu, davacının ürünlerinin "triko" müvekkilin ürünlerinin ise "kumaş üzerine baskı" olduğunu, kumaş dokusundan elbise boyuna, kol yapısından kullanılan aksesuar ve dantel detaylarına kadar her iki tasarım arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, tekstil sektöründe teknik zorunluluklar gereği bazı kalıpların benzerlik göstermesinin doğal olduğunu, ancak tasarımların bütünü itibarıyla tüketicide farklı bir izlenim bıraktığını ve "bilgilenmiş kullanıcı" nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının iki yıl boyunca sessiz kaldıktan sonra dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, davacının sunduğu .....yazışmalarının aslında davacının kendi tasarımının yenilik vasfını tescil öncesinde ortadan kaldırdığını kamuya sunulduğunu, davacının üretici olan müvekkilini sindirme ve korkutma amacıyla hareket ettiğini, mahkemenin ise bu kötüniyetli yaklaşımı ve hukuki eksiklikleri göz ardı ederek tasarımın iptaline karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkemenin eksik incelemeye dayalı, teknik gerçeklerle bağdaşmayan ve hukuka aykırı bilirkişi raporlarını hükme esas alarak verdiği iptal kararının kaldırılmasını, müvekkilin tescilli tasarımının korunmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ...nolu tasarımlara bire bir benzer olan, sonradan kötü niyetle tescil edilmiş davalının ...numaralı tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf taleplerinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; davalı adına tescilli ... sayılı, 2 ve 3 nolu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığından bahisle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.

Tasarımın hükümsüzlük hâlleri dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinde düzenlenmiş olup hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı, 2 ve 3 nolu tasarımın 20.11.2019 başvuru tarihli ve elbise tasarımı olduğu görülmüştür. Tescilli tasarımın geçerliliği mutlak yenilik şartının varlığına bağlı olup mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli görülmektedir.

Dosyada mübrez bilirkişi raporları kapsamında gerekçeli ve denetime elverişli şekilde inceleme yapılarak sonuçların değerlendirildiği, yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden 08.11.2019 tarihinde kamuya sunulan davacının ürün tasarım görseli ile dava konusu tasarımın her ikisinde de elbisenin genel hatlarının geleneksel form özellikleri ile gövde ve etek ile şekillendirilmiş olduğu, aynılık derecesinde benzer oldukları, başvuru tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığı, kıyaslaması yapılan ürün tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda hükümsüzlüğü talep edilen tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan geçmiş tarihli ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları yönünde kanaate ulaşıldığı görülmüştür. Böylece davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinden yoksun olduğunun saptandığı, dosya kapsamında aksi yönde delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir duruma rastlanılmamıştır.

Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ..../02/2024 tarih ve 2021/.... E. 2024/... K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/816, K. 2026/836, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-816-e-2026-836-k-71357ac52456