Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/798 E. 2026/834 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/798
- Karar No
- 2026/834
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/798
KARAR NO: 2026/834
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 14/09/2021
NUMARASI: 2020/752 E. - 2021/615 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu firma ile müvekkil bankanın ...şubesi arasında Üye İşyeri Sözleşmesi İmzalandığını, iş bu sözleşme kapsamında davalıya üye işyeri numarası verildiğini ve akabinde müvekkil banka tarafından pos cihazı tahsis edildiğini, davalı üye işyerine müvekkil bankanın tahsis ettiği pos cihazı hesabı kullanılarak, müvekkil bankaya ait kartlar ile diğer bankalara ait kartlarla ödeme yapan kart hamili müşterilerin daha sonrasında "hizmet alamadıkları" gerekçesiyle ödeme yapmış oldukları harcamalara itiraz ettiğini, Uluslararası ...Kartlı Ödeme Sistemleri Kuralları (Charge-Back Kuralları) gereği müvekkil bankanın, hizmet alamadıkları gerekçeleriyle harcama itirazında bulunan kart hamili müşterilerin ilgili bankalarına toplamda 12.228,20 TL asıl alacak tutarı ödenmek zorunda kaldığını, harcama itirazında bulunan kart hamili müşterilerin ilgili bankalarına ödenen 12.228,20 TL tutarındaki alacak tutarı, davalı üye işyeri firma ile yapılan tüm görüşme ve yazışmalara rağmen müvekkil bankaya ödenmediğinden, üye işyeri sözleşmesinin müvekkil bankaya tanıdığı yetkiye istinaden davalı borçluya .... Noterliğinin 02.08.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ihtar edildiğini, ancak hesap özetinde belirtilen borcun verilen süre içerisinde ödenmediğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Örnek No:7 ödeme emri ve dayanak belge suretlerinin 15.01.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, işbu itirazların haksız ve yersiz olup, reddine karar verilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davalı üye işyerinin İstanbul ....icra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında üye iş sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki nedeni ile iddia edilen borcun varlığının soyut iddialara dayandığını, davacı tarafça müvekkiline gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği alacak nedeniyle haksız olarak faiz talebinde bulunduğunu, müvekkil şirkete herhangi bir ödeme-iade başvurusu olmadığı gibi başka herhangi bir şekilde temerrüt oluşmadığını, davacı tarafın %20 den az olmamak üzere talep ettiği icra inkar tazminatı talebine itiraz ettiklerini, davacı davasını ispatlayacak deliller sunmadan kötüniyetli ve haksız olarak dava açtığından kötüniyetle yapılan takip ve dava nedeniyle davacı tarafın %20 dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ettiklerini, hülasa haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2020/752 esas, 2021/615 karar sayılı, 14/09/2021 tarihli kararı ile; "Dosya, mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; 16.04.2021 havale tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge ve Üye İşyeri Sözleşmesi ışığında, taraflar arasında 27.05.2011 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığı, yapılan sözleşmeye istinaden davalıya davacı tarafından vadesiz TL hesabı ve sanal Pos tanımlaması yapıldığı ve kullandırıldığı, bu kullanımlardan kaynaklanan, kart sahiplerine iade edilen ve davacı banka tarafından sunulan belgeler içerisinde yer alan beş adet chargeback işleminin toplam 12.228,20 TL firma hesabına alacak olarak yansıtıldığı, banka tarafından gönderilen ihtarnamenin 06.08.2019 günü tebliğ edildiği, ihtarnamede verilen 1 günlük süre sonunda 08.08.2019 günü itibariyle davalının temerrüde düştüğü, taraflar arasından akdedilen sözleşme hükümlerine göre borçlunun mütemerrit olmasından sonra uygulanabilecek temerrüt faiz oranının %45 olduğu, banka talebinin ise %39 olduğu, bu sebeple taleple bağlılık ilkesi gereği %39 oran üzerinden hesaplama yapıldığı, 12.228,20 TL asıl alacak, 105,97 TL işlemiş temerrüt faizi, 5,30 TL BSMV, 1.187,40 TL alacağın bilirkişice tespit edildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda akdi faiz hesaplaması da yapılmış ise de davacı tarafın, takip talebinde akdi faiz isteminde bulunmadığı, yine her ne kadar ihtarname masraf dekontu dosyaya ibraz edilmediğinden hesaplamaya dahil edilmediği belirtilmiş ise de davacı tarafça 686,16 TL masraf dekontunun dosyaya sunulmuş olduğu, bu hususun basit bir matematik hesabını gerektirmesi ve usul ekonomisi ilkeleri uyarınca bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmeyerek, mahkememizce hesaplama yapılmak suretiyle, yine her ne kadar davacı tarafça 15.759,40 TL üzerinden dava açılmış ise de bilirkişice ve mahkememizce yapılan hesaplamaya ve az yukarıda değinilen yönlerden mahkememizce de denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınmaya uygun bulunan bilirkişi raporuna göre davacının 12.228,20 TL asıl alacak, 105,97 TL işlemiş temerrüt faizi, 5,30 TL BSMV, 686,16 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 13.025,63 TL davalıdan alacağı olduğu, davacı tarafça yasal veya ticari faiz talebinde bulunulmadığı tespitiyle beraber davanın kısmen kabulü ile İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında toplam 13.025,63 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde İstanbul Anadolu 13. ATM'nin 2019/238 Esas sayılı dosya ile davacının aynı taleplerde bulunduğunu belirtmiş olup, uyap sistemi üzerinden son celseden önce yapılan incelemede bahse konu dosyanın taraflar arasında üye işyeri sözleşmesine istinaden ... nolu üye işyerine ait pos cihazına ilişkin olduğu, iş bu davamızın ise ... nolu üye işyerine ait pos cihazına ilişkin dava olduğu ve her iki davadaki taleplerin farklı olduğu, dava şartı olarak derstliğin bulunmadığı tespit edilerek yargılama yapmak gerekmiştir.
Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 12.228,20 TL asıl alacağın likid olması karşısında,
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE, toplam 13.025,63 TL (12.228,20 TL asıl alacak, 105,97 TL işlemiş temerrüt faizi, 5,30 TL BSMV, 686,16 TL ihtarname masrafı olmak üzere) üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında temerrüt faizi uygulanmasına,
3-İİK 67/2. maddesi gereğince 12.228,20 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 2.445,64 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine " karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borcun hangi sebebe dayandığı, dayanağı, belgesi bilgisinin ortaya konulmadığını, bildirilen borç tutarının kabulünün mümkün olmadığını, taraflarına hiçbir işlem ve bildirim yapılmadığı, üye iş yeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın bir bütün halinde talep edildiği, müvekkili Bankaya iletilen iade talimatlarının yerine getirilmediği, Müvekkil Banka tarafından kart hamili müşterilere yapılan iadeler var ise bu kişilerin isimlerinin bildirilmesinin istenmiş ise de bu listenin verilmediği, iade yapıldığı iddia olunan kart bilgileri ve kart sahibi isimlerinin de dosyaya sunulması gerekmekteyken sunulmadığını, bu eksiklikler giderilmeden ve somut gerekçe olmadan verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkiline gönderildiği ileri sürülen ihtarnamenin usule uygun tebliğ edilmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mahkemece beyanlarının gözetilmeden karar verildiğini, yerel mahkeme kararında yer alan faiz başlangıç tarihleri, faiz miktar ve oranı yerinde olmadığını, işlemiş faiz hesaplamasına katılmadıklarını, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının yasaya ve usule uygun olduğunu, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini ve mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; İİK'nın 67. maddesi kapsamında, üye işyeri sözleşme ilişkisi kapsamındaki alacak iddiası ile başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Dosyanın tetkikinde; taraflar arasında akdedilen ve davalının da kabulünde olan 27.05.2011 tarihli üye işyeri sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya vadesiz TL hesabı ve sanal Pos tanımlaması yapıldığı ve kullandırıldığı, işbu kullanımlardan kaynaklanan, kart sahiplerine iade edilen ve davacı banka tarafından sunulan belgeler içerisinde yer alan beş adet chargeback işleminin toplam 12.228,20 TL şirket hesabına alacak olarak yansıtıldığı, davalı hesabına borç olarak kaydedilen banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali isteminin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
İhtilafın kaynağı olan ''chargeback işlemi'' kredi kartı sahiplerinin ödeme işlemine itiraz etme hakkını kullandıklarında, bu itirazın önce kart hamili bankaya yapıldığı, bu banka tarafından işlemin yapıldığı iş yeri bankasına bu itirazın bildirildiği ve bankanın da kendi üye işyerine itiraza konu olan işlem ile ilgili kayıt ve belgeleri talep ettiği ters ibraz yöntemi olup bu durumda satışa konu mal ve hizmetin verildiğini ispat yükü davalı üye iş yeri üzerindedir. Ancak davalı tarafça bu hususta herhangi bir delil sunulmamıştır. Davalı vekili tarafından chargeback prosedürüne göre davacı bankanın müvekkiline ilgili itirazı bildirmediği ve işlem belgelerini sunmadığı ileri sürülmüş ise de gerekli bildirimin yapıldığı ancak harcamaya ilişkin ispat yükü davalı üye iş yerinde olup davalı tarafça bu konuda herhangi bir somut delil sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda harcama itirazı doğrultusunda chargeback kurallarına göre davacı banka tarafından ödenmiş olan tutardan davalı üye iş yerinin sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafın gönderdiği ihtarnamenin davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ileri sürülmüş ise de davalı şirketin üye iş yeri sözleşmesinde yazılı adresine tebligat çıkarılması muacceliyet için yeterli olup şirket yetkilisine tebligat yapıldığı, davalının ihtarnamede verilen 1 (bir) günlük süre sonunda temerrüde düştüğü, 686,16-TL ihtarname masraf dekontunun davacı delilleri arasında bulunduğu anlaşılmıştır. Böylece davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan taleple bağlılık ilkesi ışığında 12.228,20 -TL asıl alacak, 105,97- TL işlemiş temerrüt faizi, 5,30-TL BSMV, 686,16- TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 13.025,63- TL alacaklı olduğuna ilişkin mahkemenin kısmen kabul kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olup takip ve dava konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde bulunmuştur. Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../09/2021 tarih ve 2020/... E. 2021/....K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 889,78- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,18-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026