Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/612 E. 2026/853 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/612
Karar No
2026/853
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/612 Esas

KARAR NO: 2026/853

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/03/2024

NUMARASI: 2022/236 E. - 2024/201 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında herhangi biri ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili tarafından davalıya 208.000,00-TL tutarınca bono verilmesi için bir neden olmadığını, senet üzerinde "..." ibaresinin bulunduğunu, senedin usulen müvekkili tarafından davalıya verildiğini, bu senedin var olmasının gerçek sebebinin dava dışı bir kişinin davalıya olan borcu nedeniyle müvekkilinin araya girmesiyle senedin davalıya verildiğini, müvekkili, davalı ve dava dışı borçlu arasında dostluk ilişkisi bulunduğunu, tarafların banka hesapları arasında hareketlilik bulunduğunu, müvekkili tarafından verilen senedin usulen teminat olarak verildiğini, belirterek söz konusu senede dayanılarak davanın kabulü ile yapılan icra takibinin durdurulmasına, 27.09.2018 tanzim ve 18.02.2019 tediye tarihli, lehtarı davalı, keşidecisi müvekkil olan ve ... kaydı bulunan 208.000 TL tutarlı bononun teminat senedi olduğunun tespiti ile bonoya ilişkin borcun ödendiği sabit olduğundan davaya konu İcra Takibi sebebi ile borçlu olmadığının tespitine, Haksız ve kötüniyetli takip sebebiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde tutarsız, kendisiyle çelişkili iddialarda bulunduğunu, Taraflar arasında alışverişe konu bir senedin teminat senedi olabilmesi için senedin üzerine ‘’teminattır’’ ibaresi yazılması gerektiğini, Yargıtay’ın yerleşik ve süreklilik arzeden içtihatlarına göre, neyin teminatı olduğu senet üzerinde açıklanmalı veya ayrı bir belge ile senedin teminat senedi olduğu belirlenmesi gerektiğini, davacının dava konusu senedi ...'ya vermiş ve ... da bu senedi borcuna karşılık olmak üzere müvekkiline kendisinin teslim ettiğini, müvekkiline kendi borçlarına karşılık olarak müşteri senedi verildiğini, mezkur senet vadesinde ödenmeyince işleme konarak yasal takip başlatıldığını, davacı tarafın eklerde sunduğu ödeme dekontlarında tarafların 2017 yılına ait ödemelerini koyduğunu, senedin ödeme tarihi 18.02.2019ken düzenleme tarihi ise 27.09.2018 olduğunu, müvekkilinin senede karşılık hiçbir çek ödemesi almadığını, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan icra takibine konu 208.000 TL bedelli bononun haksız olduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme ile davanın reddine karar verdiğini, deliller toplanmadan ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan doğrudan yemin deliline başvurulmasının usule aykırı olduğunu, Garanti Bankası’na yazılan müzekkere cevabı beklenmeden hüküm kurulduğunu, dava konusu senedin aslında bir teminat senedi olduğunu ve taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, senedin asıl borçlusunun dava dışı ... olduğunu ve müvekkilinin ödemelere aracılık etmek amacıyla bu senedi verdiğini, davalı vekilinin duruşmadaki beyanlarıyla senedin sebepten mücerretliğini yitirdiğini ve bir protokol kapsamında verildiğinin ikrar edildiğini, müvekkili tarafından yapılan ve açıklama içermeyen ödemelerin Yargıtay içtihatları gereği borca mahsuben yapılmış sayılması gerektiğini, bono bedelinden daha fazla bir tutarın (270.995 TL) davalıya ödendiğinin sabit olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; teminat senedi için gerekli olan unsurlardan hiçbirisi dava konusu senette bulunmadığını teminat olarak verildiği iddiasının soyut, mesnetsiz bir iddia olduğunu ileri sürerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava, bonoya dayalı takip nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, 27.09.2018 tanzim ve 18.02.2019 vadeli, 208.000 TL bedelli bononun gerçekte teminat amacıyla verildiğini, senedin asıl borçlusunun dava dışı kişi olduğunu, taraflar arasında dostluk ilişkisi bulunduğunu ve yapılan ödemelerle borcun ödendiğini beyanla icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatı verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının çelişkili beyanlarda bulunduğunu, senedin dava dışı kişi aracılığıyla borca karşılık kendisine verildiğini, vadesinde ödenmemesi üzerine takibe konulduğunu yapılan ödemelerin mahsup edildiğini, bakiye alacak için takip yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

.... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında; 27.09.2018 keşide, 18.02.2019 vadeli, 208.000 TL bedelli bonoya dayalı 177.649,66 TL üzerinden takip başlatıldığı, senette davacının keşideci, davalının lehtar olduğu , davalı alacaklı tarafından takip öncesi yapılan ödemelere yönelik, 26/08/2019 tarihli 7.900,00 TL, 03/10/2019 tarihli 10.000,00 TL, 04/10/2019 tarihli 10.000,00 TL, 23/11/2019 tarihli 5.000,00 TL, 09/12/2019 tarihli 4.000,00 TL, 17/12/2019 tarihli 4.000,00 TL, 30/12/2019 tarihli 2.000,00 TL, 21/01/2020 tarihli 4.000,00 TL ve 27/01/2020 tarİhli 7.670,00 TL olmak üzere toplam 54.570,00 TL nin mahsup edildiği görülmektedir.

Mahkemece; senedin teminat senedi olduğuna dair yazılı delil bulunmadığı, davacının yemin teklif etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir.

Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Temel ilişkiye dayalı bedelsizlik iddiasının da aynı şekilde borçlu tarafından yazılı delil ile ispatı gereklidir.

Dava konusu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığı, ancak ödeme iddiası bakımından yeterli inceleme yapılmadığı , davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu protokol ve ibraname ile takip tarihinden önce 12.06.2020 tarihli ödeme ve dava dışı ... tarafından takibe konu borca mahsuben yapıldığı ileri sürülen 07.08.2020 ve 28.08.2020 tarihli ödemeler ile dosyaya celbedilen kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği, kararın bu yönden eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşıldığından sair istinaf sebepleri incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih, 2022/.. E. 2024/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/612, K. 2026/853, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-612-e-2026-853-k-9a6d26ed0af0