Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/902 E. 2026/1170 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/902
Karar No
2026/1170
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2026/902 Esas

KARAR NO:2026/1170

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:12.03.2026 (Ara Karar)

NUMARASI:2025/167

DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:09/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin otomotiv teknolojileri, enerji ve bina çözümleri ,endüstriyel teknoloji ve özellikle elektrikli ev aletleri alanında dünya çağında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin "..." markaları altında faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin "..." ibareli TPMK nezdinde bir çok marka tescili ve tanınmış marka tescili bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinin tescilli markalarını taşıyan sahte ürünlerin hen fiziken hem de internet üzerinden satışını yaptığını, karşı tarafın bu eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin tanınırlığından yararlandığını, haksız kazanç elde ettiğini, bu nedenlerle davalıya ait iş yerinde ve internet adresleri üzerinde tespit yapılarak , akabinde tespit edilen tecavüze konu ürünlere tedbiren el konulmasına, internet üzerinden satışının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkememizin 23/09/2025 tarihli tensip kararı ile dosyanın bir marka ve bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile rapor düzenlenmesi istenilmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/167 Esas sayılı dosyasından verilen 22.12.2025 tarihli karar:"...Tüm dosya kapsamı deliller ve aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; SMK 159 ile HMK 389 ve devamı maddelerinde aranan yaklaşık ispat koşulları gerçekleştiğinden davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 300.000,00 TL nakdi veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu teminat ile kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyenin talebinin "..." ibareli markalar yönünden takdiren 300.000,00 TL nakdi veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu teminat ile kabulüne, a)Karşı tarafın, ihtiyati tedbir talep eden adına "..." ibareli marka koruma kapsamındaki "..." ibareli ürünleri imal ve satışa arz edilmesinin TEDBİREN DURDULMASINA, söz konusu ürünlere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, b)Davalının kullanımında olan "https://....net/" ve "https://..." internet adreslerinden davacı adına "..." ibareli marka koruma kapsamındaki "..." ibareli içeriklerin çıkarılmasına, bu hususta karşı tarafa tebliğden itibaren iki hafta kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu internet sitelerine erişimin engellenmesi hususun tekrardan ele alınacağının ihtarına,..." karar verilmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/167 Esas sayılı dosyasından verilen 26.12.2025 tarihli ek ihtiyati tedbir kararı: "...Dosya kapsamı delillere göre, Bakırköy CBS 2024/86740 soruşturma sayılı dosyada yer alan bilirkişi raporu ve mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinin düzenlediği rapor dikkate alınarak, davalının davacının markaları ile iltibas oluşturacak nitelikteki kullanımda bulunduğunun yaklaşık olarak ispatlandığından davacının ek ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalının davacının ... tescil numaralı "... + ŞEKİL..." , ... , ... ve... tescil numaralı "ŞEKİL" ve "..." ibareli markalarına yönelik ihlal teşkil eder nitelikteki ürünleri imal ve satışa arz etmesinin tedbiren durdurulmasına, bu ürünlere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine, mahkememizce daha önce takdir edilen 300.000,00 TL teminat miktarı yeterli olmakla, ek teminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ek ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile , davalının, davacının ... tescil numaralı "... + ŞEKİL..." , ... , ... ve... tescil numaralı "ŞEKİL" ve "..." ibareli markalarına yönelik ihlal teşkil eder nitelikteki ürünleri imal ve satışa arz etmesinin TEDBİREN DURDURULMASINA, bu ürünlere tedbiren el konularak yed-i emine teslimine,2-İşbu ek ihtiyati tedbir kararının 22/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının eki sayılmasına, 3-Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına,..." karar verilmiştir.

İHTİAYTİ TEDBİRE İTİRAZ:Davalı 22/01/2026 muhabere tarihli cevap dilekçesi ile, davacının iddia ettiği gibi markasının aynısını veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini kullanmasının söz konusu olmadığını, davacının iddia ettiği ürünler incelendiğinde markası, amblemi ve ürünleri ile bir benzerlik taşımadığının anlaşılacağını, bu husustaki tüm iddiaların soyut ve gerçek dışı olduğunu savunarak ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/167 Esas sayılı dosyasından verilen 12.03.2026 tarihli ara karar: "...Mahkememizin ihtiyati tedbir kararının 08/01/2026 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmesine karşın HMK'nın 394. maddesinde düzenlenen 1 haftalık yasal sürede itiraz edilmediği görülmekle süresinde yapılmayan tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının süresinde yapılmayan tedbire itirazının REDDİNE,..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir kararının 08.01.2026 tarihinde tebliğ edildiği tespitinin yerinde olmadığını, bahsi geçen tarihte tebligat yapılmadığını, mazbata kontrol edildiğinde de tebligatta kendisinin yada tebligatı almaya yetkili başka bir kişinin imzasının olmadığının görüleceğini, usule uygun olmayan tebligat nedeniyle öğrenmeden sonra süre içinde yapılan itirazın süresinde olmadığını ve tedbir kararının esasına ilişkin itirazlarını tekrarla ilk derece mahkeme ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava,Markaya dayalı haklara tecavüz iddiasına ilişkindir.Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; İlk derce mahkemesinin 22.12.2025 tarihli ihtiyati tedbir ve 26.12.2025 tarihli Ek ihtiyati tedbir ara kararlarına yapılan davalı itirazının reddine dair 12.03.2026 tarihli ara karara ilişkindir.Ara kararlara karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin 22.12.2025 ve 26.12.2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararlarının 08/01/2026 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği, 22.01.2 2026 tarihli dilekçe ile yapılan davalı itirazının HMK'nın 394. maddesinde düzenlenen 1 haftalık yasal süre içinde bulunmadığı gibi itiraz dilekçesinde sürenin geçirilmesini haklı gösterecek bir mazeret de ileri sürülmediği, ilk derece yargılamasında ileri sürülmediği anlaşılan tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin sebeplerin istinaf incelemesi aşamasında da ileri sürülmesinin mümkün olmaması karşısında, tedbire itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerinde olup, davalı tarafından ileri sürülen istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/902, K. 2026/1170, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-902-e-2026-1170-k-33685c425e3c