Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/892 E. 2026/1152 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/892
- Karar No
- 2026/1152
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2026/892 Esas
KARAR NO:2026/1152 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:18/05/2026
NUMARASI:2026/376 E.SAYILI ARA KARAR
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:09/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:TALEP:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde; ... Bankası ... Şubesi'ne ait, keşidecisi .... A.Ş. olan, 31/01/2024 tarihli, ... seri numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli çekin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığını, çekteki lehtar imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, sahte olduğunu, davaya konu çek nedeni ile müvekkili şirket aleyhine dava dilekçesindeki delilleri arasında bulunan İstanbul 1. İcra Dairesinin... sayılı icra takibinin başlatıldığını ve bu takibe karşı İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı imzaya itiraz ve şikayet davası açtıklarını ve bu dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, ekli içtihatlara göre dar yetkili İcra Mahkemesinin kararının ve almış olduğu bilirkişi raporunun Mahkemenin işbu dosyasında delil niteliği bulunmadığından, Mahkemece yeniden imza incelemesi yapılmasına, ancak yargılama esnasında müvekkili aleyhine haciz işlemi yapılması halinde telafisi imkansız zararları doğacağından ayrıca çek iptali dosyasında tarafına verilen sürede açılan ilk dava usulden reddedildiği için TBK'nın 158. maddesine göre yasa gereğince ek süre içinde işbu dava süresinde açıldığı için (icra takibinden önce dava açıldığından) teminatsız ya da uygun görülecek teminat karşılığı ihtiyati tedbir yolu ile İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibinin durdurulmasına ve icra dosyasına girecek paranın davalıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE DAİR KARAR: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/05/2026 tarihli 2026/376 E. sayılı ara kararıyla; "...İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877).Somut durumda talep dilekçesi incelendiğinde; davacının temel olarak imzasının sahte olması nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebinde bulunduğu, bu aşamada İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında imzanın davacıya ait olduğu tespit edildiğinden mevcut delil durumuna göre tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve ihtiyati tedbir talepli dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, İcra Hukuk Mahkemesinin kararının takip hukukuna ilişkin verdiği kararların genel mahkemeler açısından kesin hüküm teşkil etmediğini,İcra hukuk Mahkemesinin tek bilirkişiden aldığı raporun yeterli olmadığını, karara karşı istinaf yargı yoluna başvurduklarını,Buna rağmen ilk derece mahkemesinin İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/03/2026 tarihli, ... sayılı davasında alınan bilirkişi raporunda imzanın müvekkiline ait olduğuna dair tespit mevcut olduğundan mevcut delil durumuna göre ihtiyati tedbir talebinin hukuka ve yasaya aykırı olarak reddine karar verildiğini belirterek, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/05/2026 tarihli, 2026/376 Esas sayılı ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:İstanbul 1. İcra Dairesinin... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçluların ..., ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi oldukları, 1.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.152.705,48 TL alacak için 15/03/2024 tarihinde kambiyo sentlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 31/01/2024 günlü ... Seri numaralı, çeki 1.000.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Takibe konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası... Şubesi’ne ait 31/01/2024 günlü ... Seri numaralı, çeki 1.000.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ... Şirketi, lehtarının davacı ... Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi, ... ve davalı ... Şirketi’nin cirolarının bulunduğu, bankaya 31/01/2024 tarihinde ibraz edildiği, Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/10/2023 tarihli, 2023/726 Esas sayılı ödeme yasağı nedeniyle ödeme yapılmadığının çek arkasına yazıldığı tespit edilmiştir.İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/03/2026 tarihli, ..., 2026/132 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; davacının ... Şirketi, davalının ... Şirketi’nin olduğu, takibe konu edilen çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla, İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibinin ve ödeme emrinin iptalini, davalının kötüniyetli açmış olduğu takip nedeni ile % 20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, davacının borca, takip dayanağı çekin çek vasfına, faize, faiz türüne, faiz oranına yönelik itirazlarının reddine, davacının çek tazminatı ve çek komisyonuna yönelik iddiasının kabulü ile İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı icra takip dosyasında çek tazminatı ve çek komisyonu alacağına yönelik takibin davacı borçlu yönünden İİK 169/a-5 maddesi uyarınca durdurulmasına, yasal koşulları oluşmayan davalının tazminat ve para cezası isteminin reddine karar verildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede davanın halen istinaf aşamasında olduğu tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E:Dava, icra takibinden sonra açılan ve imza inkarına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkin olup, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı tarafça kambiyo senedindeki lehtar müvekkili adına atılan ciro imzasının sahte olduğu iddiasıyla ihtiyati tedbir talep edildiği, ancak bu aşamada dosyada yaklaşık ispatı sağlayacak delil bulunmadığı, her ne kadar icra hukuk mahkemesinin kararı işbu davada kesin hüküm teşkil etmese de, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığına dair tek delilin bu aşamada icra hukuk dosyasında alınan bilirkişi raporu olduğu, raporda imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğuna dair görüş bildirildiği anlaşılmakla, HMK’nın 389/1. maddesindeki yaklaşık ispat şartı mevcut olmadığından, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerindedir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.