İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1728 E. 2026/563 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1728
Karar No
2026/563
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1728 Esas KARAR NO : 2026/563

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : 16/07/2026 KARAR TARİHİ : 04/08/2026

... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas, ... Karar 17/07/2026 tarihli gönderme kararı üzerine dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiliNİN ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 31.01.2026 keşide tarihli ve 500.000,00 TL bedelli çekin yetkili hamili olduğunu, söz konusu çekin müvekkilin zilyetliğinde iken rızası dışında çalınma veya kaybolma suretiyle elinden çıktığını, çekin zayi olması üzerine ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında iptal davası açılarak ödeme yasağı kararı alındığını, ilan süreci devam ederken çekin davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiğinin tespit edilmesi üzerine mahkemece 02.07.2026 tarihli ara kararla çek istirdadı davası açmak üzere kesin süre verildiğini, davalı ...'ın kötü niyetli olarak müvekkilin rızası dışında elinden çıkan bu çeke dayanarak .. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını, takipte 500.000,00 TL asıl alacak ile faiz ve tazminatlarla birlikte toplam 637.600,00 TL tutarında alacak talep edildiğini, müvekkilin haksız icra tehdidi ve ağır maddi yük altında kaldığını, çekin rıza dışı elden çıkması nedeniyle ... hakkında 15.07.2026 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, çek üzerindeki ciro silsilesi incelendiğinde müvekkilden sonra gelen ... firmalarının müvekkille hiçbir ticari bağı olmayan paravan şirketler olduğunun anlaşıldığını, davalı ...'ın da müvekkille herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkilin elinden rızası dışında çıkan başka bir çekle ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyasında soruşturma yürütüldüğünü ve ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında istirdat davası açıldığını, istirdada konu çekte ciro zincirinin kopuk olduğunu, ...'in araya girmesiyle davalı ...'ın meşru hamil sıfatını kazanamadığını, ... firması yetkilisi ... ile ... şirketi yetkilisi ...'in tanık olarak dinlenmesini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesini, dava dışı firmalar hakkında UYAP sorgusu yapılarak haklarındaki soruşturma ve dava dosyalarının celbini, kolluk araştırması yapılmasını ve İİK m. 72/3 ile İİK m. 169/A-2 uyarınca takibin tüm borçlular yönünden durdurulmasına, aksi halde icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini beyanla haksız ve kötü niyetli hamil olan davalı ...'ın elindeki ... Şubesi’ne ait,... seri numaralı, 31.01.2026 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çekin istirdadı ile müvekkiline iadesini, Mahkemece taleplerinin yerinde görülmez ve davalı tarafa çek bedelinin icra baskı ve tehdidi altında ödenmesi halinde ödenen bedelin davalıdan alınarak müvekkiline iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dava; dava konusu ... Şubesi’ne ait,... seri numaralı, 31.01.2026 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çekin istirdadı ile davacıya iadesine ilişkindir. Mahkememizin 24/07/2026 tarihli muhtırası ile davacı vekiline Arabuluculuk Kanunu M.18/A/2 gereğince arabulucuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulması için 1 haftalık ihtarlı kesin süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 04/08/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk son oturum tutanağını sunduğu, arabuluculuk son oturum tutanağının incelenmesinde arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinin 16/07/2026, arabuluculuk son oturum tutanağın düzenlendiği tarih 28/07/2026 olduğu, huzurdaki davanın ise 16/07/2026 tarih saat 16:54'de açıldığı görülmüştür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair) sayılı ilamında; "....anlaşamamaya ilişkin son görüşmenin yapılıp tutanağın arabulucu tarafından düzenlendiği tarihin, son tutanağın düzenlendiği tarih olarak kabul edilmesi; arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir sureti elinde olmayan davacı bakımından hak arama hürriyetinin ihlaline, mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasına ve hak kaybına neden olacaktır. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığının Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Kitapçığında da "arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği" ve dava açma süresinin "son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı" belirtilmektedir. Hâl böyle olunca, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih; son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir." bildirmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde ise "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davacı vekiline verilen ihtarlı kesin süre içerisinde arabuluculuk son oturum tutanağının sunulduğu ancak arabuluculuk son oturum tutanağın düzenlendiği tarih 28/07/2026, huzurdaki davanın ise 16/07/2026 tarih saat 16:54'de açıldığı, arabuluculuk sürecinin tamamlanmadan huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.04/08/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1728, K. 2026/563, T. 04.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1728-e-2026-563-k-372315d78617