Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1489 E. 2026/1896 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1489
Karar No
2026/1896
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve ihale alıcısı ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi: Borçlu ...'ın icra mahkemesine başvurusunda; 21.04.20 25... .04.2025 tarihlerinde yapılan altı adet taşınmaz ihalesinin feshini istediği, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddi ile para cezasına hükmedildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun borca itirazı üzerine verilen kararın temyiz incelemesinin ihale tarihi itibariyle sonuçlanmadığı, bu durumda şikayete konu ihalenin, İİK'nın 363/4 maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne; mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile altı adet taşınmaza ilişkin 22.04.2025 tarihinde yapılan ihalelerin feshine karar verildiği görülmektedir. İİK'nın 169. maddesi uyarınca; "Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz." Ancak bununla birlikte aynı Kanun'un 169/a-son maddesi ile de "İtirazın reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması hiçbir icra muamelesini durdurmaz. Şu kadar ki, borçlu 33 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre teminat gösterirse icra durur" hükmü öngörülmüştür. Diğer yandan, İİK'nın 364/3. maddesinde; "Temyiz, satıştan başka icra muamelelerini durdurmaz" hükmü öngörülmüşse de, İİK'nın 169/a-son maddesi hükmü, kambiyo yolu ile takiplerde itirazın reddi kararının temyizi için özel bir düzenleme getirdiğinden genel düzenleme olan İİK'nın 364/3. maddesi hükmü uygulanamaz. (Dairemizin benzer mahiyette 8.05.2017 tarih ve 2016/148 51... /7333 Karar sayılı ilamı.) Somut olayda; borçlu ... ve diğer borçluların ödeme emrinin tebliği üzerine yasal beş günlük sürede icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, borca itiraz ederek ödeme emrinin kısmen iptaline karar verilmesini istedikleri, İsparta İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21.03.2024 tarih ve 2023/10 27... /157 Karar sayılı kararı ile; itirazın

kısmen kabulü ile ödeme emrinin 3.794.736,00 TL asıl alacak, 11.384,21 TL faiz olmak üzere toplam 3.806.120,21 TL olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın yalnızca alacaklı tarafından kabul kararı verilen kısım yönüyle istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının yine alacaklı tarafından 23.01.2025 tarihinde temyiz edildiği, temyiz incelemesi devam ederken şikayetin konusu olan 21.04.20 25... .04.2025 tarihli ihalelerin yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre; borçlunun İcra Mahkemesine başvurusu İİK'nın 169. maddesine göre borca itiraz kapsamında olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut olay bakımından genel düzenleme niteliğindeki İİK'nın 364/3. maddesi hükmü uygulanamaz. İcra mahkemesince borca itirazın kısmen reddine karar verildiğine göre, alacaklı tarafından bu kısım yönünden takibe devam edilerek satış yapılmasında usul ve yasaya uymayan bir yön yoktur. Kaldı ki borçlu tarafından yapılmış bir istinaf/temyiz başvurusu da bulunmamaktadır. Alacaklının kısmen kabul kararını temyiz etmesi hali İİK'nın 169/a-son fıkrasında düzenlenmemiş olup, esasen İİK'nın 169/a-5 maddesindeki itirazın kabulüne karar verilen kısım yönünden takibin duracağına ilişkin düzenleme karşısında böyle bir düzenlemeye ihtiyaç da yoktur. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, şikayetin konusu olan altı adet taşınmaz ihalelerinin bir kısmı 21.04.2025 tarihinde yapıldığı halde, hüküm kısmında tereddüt oluşturacak şekilde 22.04.2025 tarihinde yapılan ihalelerin feshine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Alacaklının ve ihale alıcısı ...'nun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'in 28.11.2025 tarih ve 2025/13 87... /1987 Karar sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/1489, K. 2026/1896, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-1489-e-2026-1896-k-d3c93913bb07