Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/449 E. 2026/719 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/449
- Karar No
- 2026/719
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/449
KARAR NO:2026/719
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/04/2021
NUMARASI:2018/586 Esas, 2021/439 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:03/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit davası olup, davanın reddine dair karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili, davalı ... Şti'nin müvekkili şirket aleyhine başlatmış olduğu takibin mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin ... dekorasyonu, tasarımı ve iç dizayn işlerini iştigal ettiğini, müvekkili şirketin yapımını üstlenmiş olduğu tiyatro sahne ve misafir koltukları işlemlerinin yapımı ve kurulumu hususunda alt eser sözleşmesi kapsamında davalı firma ... Şti ile anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma kapsamında davalı firmaya toplam 20.000,00-TL'lik 4 adet çekin emre düzenlemek suretiyle 16/12/2015 ve 19/12/2015 tarihli tahsilat makbuzu belgesi teslim edildiğini, davalı firmanın yükümlülüklerine yerine getirmediğini, buna binaen davalı ... firmasına karşı Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada iş bu yargılamaya konu 4 çek yönünden müvekkilinin davalı ... şirketine borçlu olmadığına dair karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalılar arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak çeklerin ciro edilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin çekleri 31 Mayıs 2016 tarihinde bankaya ibraz ettiğini, ibraz tarihinden yaklaşık 1 yıl 2 ay sonra 12.07.2017 tarihinde dava konusu takibi açtığını, karşılıksız çıkan çekin 1 yılı aşkın süre sonra takibe konulmasının basiretli tacirin sıfatına uymadığını, kötüniyetin görünümü olarak da takip borçlusu olarak davalı ... şirketinin gösterildiğini, davalı ... şirketinin müvekkili ile diğer davalı ... şirketi arasındaki ilişkiden haberdar olduğunu, davalı ... şirketinin çekleri kötüniyetli olarak davalı ... şirketine verdiğini, davalı ... şirketinin de herhangi bir ticari ilişkiye temeli dayanmayarak kötü niyetli olarak çekleri uhdesine aldığını ileri sürerek, müvekkili şirket açısından teminatsız veya %15 teminat mukabilinde takibin durdurulmasına, yapılan olan yargılama neticesinde borçlu olmadıklarının tespiti ile kötü niyetli olduğunu iddia ettiği davalı tarafından açılan Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibin iptaline, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılar tarafına ikmaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Tekstil vekili, davacı ... Grup ile şüpheli ... ... .Şti arasında ... ... şubesine ait 31.05.2016 keşide tarihli, ... numaralı, 5.650,00 TL meblağlı çek ile ... ... şubesine ait 30.06.2016 keşide tarihli, ... numaralı, 5.700,00 TL meblağlı çek keşide edildiğini ve her iki çekin de keşide yeri İstanbul olduğunu, davalı ... ... Şti, davacı ... Grup’tan almış olduğu bu çekleri davalı ... Tekstile olan borcuna karşılık ciro ettiğini, çeklerin karşılığının olmaması sebebiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavıcılığı’nın 2016/96692 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, bunun üzerine taraflarınca söz konusu çeklerin Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, borçlu davacı .... Şti.'nin yargılamaya konu davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı borçlu .... Şti.’nin davalı ... ... Şti. ile yaptığı anlaşma çerçevesinde ...’in taahhüt ettiği işleri yerine getirmediği ve bu nedenle takibe konu çekler için borcun bulunmadığını iddia etmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, sonuç olarak şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bu dava açılmadan önce aynı çeklerden kaynaklı davacının davalı ... şirketine karşı 12.09.2017 tarihinde karara çıkan ve kabul edilen menfi tespit davasının bulunması ve yine icra takibinde davalı ... şirketinin alacaklı değil de borçlu olarak yer alması sebebiyle ... şirketi yönünden açılan davanın reddine karar verildiği, davalılar arasında ticari ilişkinin varlığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bu ticari ilişkiye binaen çeklerin davalı ... şirketine verildiği anlaşıldığından, davalı ... şirketinin kötüniyetli olmadığı, ticari ilişkisi kapsamında bu çekleri aldığının anlaşıldığı, bu haliyle davacı ile davalı ... şirketi arasındaki şahsi defi niteliğindeki iddia ve itirazların, diğer davalı ... şirketine de karşı ileri sürülemeyeceğinden, ispatlanamayan menfi tespit talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı, bu sebeple yemin deliline başvuru hakkı hatırlatılmadığı, mahkeme ara kararı ile %15 teminat karşılığında 2004 sayılı İİK' nın 72/3. maddesi kapsamında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde karar verildiği ve kararın uygulandığı görüldüğünden, 2004 sayılı İİK' nın 72/4. maddesi kapsamında davalı icra takibi alacaklısı lehine tazminata hükmedildiği belirtilerek davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece her ne kadar taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığına dair bilirkişi raporunda tespit yapılmış olsa da, bu ilişkinin muvazaalı olup olmadığının mahkemece araştırılmadığı, çeklerin ciro edildiği davalı ... Tekstil şirketinin asıl borç ilişkisinden haberdar olmasının iyi niyet koşullarını ve dürüstlük kuralını ihlal edilmiş olması açından yeterli olacağı, basiretli bir tacir olan davalı ... Tekstil şirketinin kendisine ciro edilen çekin sıhhatli bir şekilde tahsil kabiliyetinin olup olmadığının araştırmasını bizzat yapması ticari teamülde hakkın (iyiniyet karinesinin) kötüye kullanılmaması için tacirlerden beklenen bir basiret olması gerektiği, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada işbu yargılamaya konu 4 çek yönünden müvekkil şirketin, davalı ... şirketine borçlu olmadığına dair karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalılar arasında ticari ilişkiden kaynaklı olarak çeklerin ciro edilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin çekleri 31 Mayıs 2016 tarihinde bankaya ibraz ettiği, ibraz tarihinden yaklaşık 1 yıl 2 ay sonra 12.07.2017 tarihinde de dava konusu icra takibi açıldığı, karşılıksız çıkan çekin 1 yılı aşkın süre sonra takibe konulmasının açıkça basiretli tacirin sıfatına uymadığını, davalının kötü niyetin ispatı da takip borçlusu olarak davalı ... şirketinin gösterilmesinden anlaşıldığı, davalı ... şirketinin davacı ile diğer davalı ... şirketi arasındaki ilişkiden haberdar olduğunun açıkça görüldüğü, davalı ... şirketinin çekleri kötüniyetli olarak davalı ... şirketine verdiğini, davalı ... şirketinin de herhangi bir ticari ilişkiye temeli dayanmayarak kötü niyetli olarak çekleri uhdesine aldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalılardan ... ... Şti yüklenici, diğer davalı ...Şti ise davacının yüklenici davalıya verdiği çekleri ciro ile temlik alan ve icra takibine koyan 3.şahıstır.Davacı vekili özetle, ... dekorasyonu, tasarımı ve iç dizayn işlerini iştigal eden müvekkilinin yapımını üstlenmiş olduğu tiyatro, sahne ve misafir koltuklarının yapımı ve kurulumu hususunda davalı-alt yüklenici ...Şti ile anlaşmaya varıldığını, davalı firmaya toplam 20.000,00-TL'lik 4 adet çekin emre düzenlenerek verildiğini, davalı firmanın yükümlülüklerine yerine getirmediğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada iş bu yargılamaya konu 4 çek yönünden müvekkilinin davalı ... şirketine borçlu olmadığına karar verildiğini, buna rağmen davalı ... firmasının bu çekleri davalı ... şirketine ciroladığını, davalı ...Şti'nin kötü niyetli olduğunu beyan ederek takibin durdurulmasını, borçlu olmadıklarının tespiti ile Bakırköy 14.İcra Müdürlüğünün ...sayılı takibin iptalini,davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şti vekili özetle, davacı borçlu .... Şti.’nin davalı ... ... Şti. ile yaptığı anlaşma çerçevesinde ...’in taahhüt ettiği işleri yerine getirmediği ve bu nedenle takibe konu çekler için borcun bulunmadığını iddia etmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bu dava açılmadan önce aynı çeklerden kaynaklı davacının davalı ... şirketine karşı 12.09.2017 tarihinde karara çıkan ve kabul edilen menfi tespit davasının bulunması ve yine icra takibinde davalı ... şirketinin alacaklı değil de borçlu olarak yer alması sebebiyle ... şirketi yönünden açılan davanın reddine, davalılar arasında ticari ilişkinin varlığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bu ticari ilişkiye binaen çeklerin davalı ... şirketine verildiği anlaşıldığından, davalı ... şirketinin kötüniyetli olmadığı, bu haliyle davacı ile davalı ... şirketi arasındaki şahsi defi niteliğindeki iddia ve itirazların diğer davalı... şirketine de karşı ileri sürülemeyeceğinden menfi tespit talebinin de reddine karar verilmiştir.Dava, ... ... şubesine ait 31.05.2016 keşide tarihli, ... numaralı, 5.650,00 TL meblağlı keşidecisi davacı .... Şti., lehtarı davalı ... Şti. olan çek ile ... ... şubesine ait 30.06.2016 keşide tarihli, ... numaralı, 5.700,00 TL meblağlı keşidecisi davacı .... Şti., lehtarı davalı ... Şti. olan çek kaynaklı olarak başlatılan Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün .... sayı icra takibinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti ve takibin iptali isteminden ibarettir.Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında;Yargılamaya konu Bakırköy 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; toplam 13.753,96 TL miktarlı yukarıda ayrıntıları belirtilen 2 adet çek üzerinden kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, takip alacaklısının davalılardan ...Şti. olduğu, borçlularının ise diğer davalı ... Şti ile davacı .... Şti. olduğu görülmüştür. 13/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafından sunulan ticari defter kayıtlarında davacı ile davalı ... Şti aralarında bir ticari ilişkinin var olduğuna dair herhangi bir kayıt görülmediği, davacı ile ... Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalı ... ... şirketi adına düzenlenmiş 4 adet toplam 20.000,00 TL'lik çeklerin düzenlenerek davalı ... ... şirketine verildiği, bu çeklerin içerisinde dava konusu olan ve ... ... şirketi tarafından davalı ... Tekstil şirketine ciro edilmiş 2 adet toplam 11.350,00 TL'lik çeklerin bulunduğu, ancak davalı ... ... şirketi tarafından davacı şirkete bu çeklere karşılık mal satışında bulunduğunu gösteren herhangi bir bilgi belge fatura, sevk irsaliyesi, kayıt bulunmadığı, buna göre dava konusu çeklerden dolayı davacının ... ... şirketine borçlu olmadığı, ... Tekstil şirketinin ticari defter kayıtlarının incelenmesinde ... Şti. ile ... ... arasında bir ticari ilişkinin var olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davalı .... Şti. tarafından davalı ... ... adına düzenlenmiş faturalara karşılık ... ... tarafnıdan dava konusu 2 adet toplam 11.350,00 TL 'lik çeklerin davalı ... Tekstil şirketine ciro edildiği, bu çeklerin ...'a göre bedelleri ödenmiş gibi ... Mobiilyanın cari hesabına kaydedilmesi, diğer bir deyişle cari hesap bakiyesinden düşülmesi neticesinde takip tarihi 12/07/2017 itibari ile davalı ... Tekstil 'in davalı ... ... şirketinden 12.486,60 TL alacaklı olduğu, bu çeklerin bedelinin tahsil edilmemesi halinde davalı ... Tekstil şirketinin davalı ... şirketinden 23.836,60 TL alacaklı olacağı, dava konusu çeklerden dolayı davacı ... şirketinin davalı ... Tekstil şirketine karşı borçlu olup olmadığı hususu hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinde bir değerlendirme yapılamadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Her ne kadar davacı vekili tarafından muvazaa yönünden mahkemenin eksik inceleme yaptığı, diğer taraftan basiretli bir tacir olan davalı ... Tekstil şirketinin kendisine ciro edilen çekin sıhhatli bir şekilde tahsil kabiliyetinin olup olmadığının araştırmasını bizzat yapması gerektiğini iddia etmiş ise de, dosya kapsamındaki mevcut deliller göz önüne alındığında davacının davalılar arasındaki muvazaa iddiasını ispatlayamadığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. Diğer taraftan, davalı şirketin çekleri 31 Mayıs 2016 tarihinde bankaya ibraz ettiği, ibraz tarihinden yaklaşık 1 yıl 2 ay sonra 12.07.2017 tarihinde de dava konusu icra takibi açıldığı, karşılıksız çıkan çekin 1 yılı aşkın süre sonra takibe konulmasının açıkça basiretli tacirin sıfatına uymadığı iddia edilmiş ise de zamanaşımı süresi içinde çeklerin her zaman icraya konabileceği, 1 yılı aşkın süre sonunda çeklerin icraya konulmasının -başkaca bir delille desteklenmediği sürece- tek başına çek hamilinin kötüniyetini ortaya koymayacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca takip borçlusu olarak davalı ... şirketinin gösterilmesinin davalı ... Tekstil'in kötü niyetini gösterdiği ifade edilmiş ise de, davalı ...'in bu çeki ...'den ciro ile alması nedeniyle ...'in de ...'e karşı hukuki sorumluluğunun olduğu, dolayısıyla icra takibinde keşidecinin yanı sıra çeki ciro ile hamile devreden ciranta aleyhine de takip başlatılabileceği açık olup, söz konusu hususun kötü niyetin ispatı olduğu yönündeki davacı iddiası kabule şayan bulunmamıştır. Yukarıdaki nedenlerle, davacı vekilinin esasa yönelik istinaf talepleri kabul edilmemekle birlikte, davalılardan ... şirketine karşı işbu davadan önce Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açıldığı, 12.09.2017 tarihli hükümle birlikte davanın kabulüne karar verildiği ve kesinleştiği, keza işbu menfi tespit davasına konu icra takibinde davalı ... şirketinin alacaklı değil de borçlu olarak yer alması sebebiyle davalı ... şirketi yönünden davanın esastan değil, usulden reddi gerekmektedir. Buna karşılık ilk derece mahkemesi tarafından diğer davalı ile birlikte herhangi bir ayrıma gidilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması usulü hata olarak görülmüştür. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeni hüküm kurularak davalı ... yönünden davanın usulden, diğer davalı ... yönünden ise esastan reddine karar verilebileceği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE
2-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/04/2021 tarih ve 2018/586 Esas, 2021/439 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın davalı ... yönünden davanın usulden REDDİ, diğer davalı ... yönünden ise esastan REDDİNE
4-İcra takibindeki alacağın %20'si olan 2.750,70 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı ... Tekstil şirketine verilmesine,
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 234,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 497,11 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13.753,96 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.