Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/56 E. 2026/4582 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/56
- Karar No
- 2026/4582
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/331 E., 2024/2557 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Saray (Tekirdağ) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/1 E., 2021/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı - birleşen dosya davalısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosunda 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... adına kullanıcı olarak tespit edildiğini, ancak taşınmazın bir bölümünün orman tahdit sınırları içinde ve fiilen orman örtüsüyle kaplı bulunduğunu ileri sürerek, bu kısma ilişkin kullanıcı tespitinin iptali ile yeniden orman sınırları içine alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; Kırklareli ili ... ilçesi ... köyü 1 01... ve 461 parsel sayılı taşınmazların hatalı şekilde eylemli orman olarak tespit edildiğini, yaklaşık 43 yıldır kendileri tarafından kullanıldığını ve hiçbir zaman orman niteliği taşımadığını ileri sürerek, tespitlerin iptali ile taşınmazların ... mirasçıları adına kullanıcı olarak tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığını ve 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanıcı tespitlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek, davaların reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "orman kadastrosu ile arazi kadastrosu arasındaki uyumsuzluğun 2020 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca gerçekleştirilen sayısallaştırma ve güncelleme çalışmaları sırasında giderildiği, davaya konu 2/B alanının doğru şekilde sayısal haritalara aktarılarak önceki konumsal kaymaların düzeltildiği, güncellenen paftalara göre 1 01... parsel üzerinde eylemli orman niteliğinde alan bulunmadığı, 1 01... parselin yalnızca bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen küçük bölümünün, 1 01... parselin ise bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleriyle gösterilen küçük bölümlerinin eylemli orman niteliğinde olduğu, 2012 yılında tespit edilen farklılıkların sayısallaştırmadan kaynaklanan teknik hatalardan ibaret bulunduğu" gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parselin bilirkişi raporunda (B) ve (C) harfleriyle gösterilen bölümlerinin eylemli orman olduğunun tespitine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne, 1 01... parselin (A) harfiyle gösterilen bölümünün eylemli orman olduğunun tespitine, bu parselin kalan kısmının tarla vasfıyla davacıların kullanımında bulunduğunun kabulüne, 1 01... parselin ise tamamının tarla vasfıyla davacıların kullanımında olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-birleşen dosya davalısı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "2020 yılında yapılan 22/2-a uygulamasıyla Ek-4 çalışmalarındaki sayısallaştırma hatalarının giderildiği, yalnızca 438 parselin (B) ve (C) bölümleri ile 460 parselin (A) bölümünün eylemli orman niteliğinde olduğu, 460 parselin kalan kısmı ile 461 parselin tamamının tarım arazisi olduğu, ayrıca 2/B işlemlerinin 2003 yılında kesinleşmiş olması nedeniyle bunların artık tartışılamayacağı belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, davacı - birleşen dosya davalısı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı - birleşen dosya davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 03.06.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda 438, 4 60... parsel sayılı taşınmazların tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17. maddesi kapsamında orman içi açıklık niteliğinde olduğunu ve 2/B uygulamasına konu edilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, orman içi açıklıkların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, zilyetlik ve zamanaşımıyla kazanılması mümkün olmayan yerlerden olduğunu, bu nedenle davacı ... İdaresinin davasının tamamen kabulü ve karşı davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne ve kısmen reddine kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1 01... , 4 60... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin 59 numaralı kadastro komisyonunca yapılan tespitlerin 6831 sayılı Kanun'a uygun olduğunu, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4. madde kapsamında yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. 1. Davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin dava konusu 1 01... parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin dava konusu 1 01... ve 461 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamından, Saray (Tekirdağ) Kadastro Mahkemesinin 2013/98 Esas ve 2018/16 Karar sayılı önceki kararıyla, davacı ... ve arkadaşlarının anılan parsellere ilişkin davalarının reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verildiği, bu hükmün davacılar tarafından istinaf edilmeyerek yalnızca Hazine vekilince istinaf edildiği, böylece 1 01... ve 461 parseller yönünden davacılar aleyhine verilen ret hükmünün kesinleştiği ve davalı ... İdaresi lehine usulî müktesep hak oluştuğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi kapsamında uygulama kadastrosu yapıldığı, bu çalışma sonucunda alınan bilirkişi raporunda 2012 tarihinde gerçekleştirilen Ek-4 uygulamasındaki sayısallaştırma hatalarının giderildiği, dava konusu 1 01... parselin yalnızca bilirkişi krokisinde (A) harfiyle gösterilen bölümünün eylemli orman niteliğinde bulunduğu, 1 01... parsel üzerinde ise eylemli orman niteliğinde alan bulunmadığı belirlenmiş ve İlk Derece Mahkemesince bu teknik tespitler esas alınarak yeniden hüküm kurulmuş ise de, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda pafta ve koordinatlarda meydana gelen değişiklikler, davacılar tarafından kanun yoluna başvurulmamak suretiyle kesinleşen hüküm nedeniyle davalı ... İdaresi lehine oluşan usulî müktesep hakkı ortadan kaldırmaz. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma kararı, yalnızca istinaf incelemesine konu edilen ve denetim kapsamındaki hususlar yönünden sonuç doğurur. İstinaf edilmeyerek kesinleşen hüküm kısmının yeniden tartışılması ve önceki kesinleşmiş hükmün aksine davacılar lehine yeni bir hüküm kurulması mümkün değildir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, davalı ... İdaresi lehine oluşan usulî müktesep hak gözetilmeksizin, dava konusu 1 01... ve 461 parseller yönünden kadastro tespitlerinin iptaline ve beyanlar hanesine gerçek kişiler lehine kullanıcı şerhi verilmesine ve taşınmazların yeniden tesciline karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözetilmeksizin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 1 01... ve 461 parseller yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 1 01... parsel yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava konusu 1 01... ve 461 parseller yönünden kabulü ile istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.