Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3452 E. 2026/4603 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3452
Karar No
2026/4603
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/560 E., 2025/589 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2023/289 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar Hayati vekili ile ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çanakkale ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 26... parsel sayılı 32.591,38 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, mera ve orman vasfı ile ... ve ... adına el birliği mülkiyet ile tapuda kayıtlıdır. 2. Davacı ... vekili ile davacı ... dava dilekçesinde; maliki oldukları Çanakkale ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 26... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında niteliğinin orman ve mera olarak belirtildiğini, taşınmaz üzerinde orman bitki örtüsü ve ağaç bulunmadığını, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun Lapseki Kadastro Mahkemesinin 15.06.1989 tarihli ve 1989/13 Esas, 1989/22 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın mera ve orman vasfının kaldırılarak tarla vasfıyla adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıların elbirliği ile malik olduğu dava konusu taşınmazın özel orman sınırları içerisinde kaldığı, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde "özel orman olarak tespit edilmiştir" şerhinin bulunduğu dikkate alındığında, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 50. vd. maddelerinde düzenlenen özel orman niteliğinde bulunduğu, adı geçen Kanun'un belirtilen hükümlerine göre hususi ormanların bu Kanun'un 17. maddesine göre izin almak ve yatay alanın %6'sını geçmemek üzere imar planlamasına uygun inşaat yapılabileceği, inşaatların yapılmasında orman alanlarının tabii vasıflarının korunmasına özen gösterileceği, davacıların üzerine kayıtlı taşınmazın yasada öngörülen şartlarda kullanılmasının mümkün olduğu, orman mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada; dava konusu taşınmazın eski hava fotoğrafı ve memleket haritasında yoğun çalılıkla(makilik) kaplı olduğu, taşınmazın keşif tarihinde üzerinde meşe, kermes meşesi, ..., karaçalı bitkilerinden oluşan maki türlerinin mevcut olduğu, arazinin ortalama eğiminin %13 olduğu, eğimi ve bitki örtüsü nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... vekili ile ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uzman bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve araştırmada; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1/j maddesi kapsamında "orman sayılan yerlerden" olduğu, ortalama eğiminin %12’nin üzerinde olduğu ve yoğun şekilde maki türü bitki örtüsüyle kaplı bulunduğu, öncesi itibariyle de bu vasfının bulunduğunun tespit edildiği, 1989 yılında kesinleşen Lapseki Kadastro Mahkemesi kararının sadece taşınmazın orman niteliğine ilişkin olduğu, mera niteliğine yönelik herhangi bir tespit içermediği, Medeni Kanun’un 713. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerinde öngörülen şartların somut olayda gerçekleşmediği, dosya kapsamında zilyetlikle kazanımın koşullarını ortaya koyan herhangi bir delilin sunulmadığı ve bilirkişi raporlarının da bu yönde bir tespit içermediği, taşınmazın niteliği itibarıyla 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında özel orman niteliği ile korunması gereken alanlardan olduğu" gerekçesiyle, davacılar ... vekili ile ...'nün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri

Davacı ... vekili ile davacı ... temyiz dilekçesinde; mirasbırakanları Ayten Gürel’den intikal eden dava konusu taşınmazın 07.05.1985 tarihli Kadastro Ek Karar ve Beyannamesi ile tarla niteliğinde tesciline karar verilmesine rağmen tapu kaydında niteliğinin orman ve mera olarak belirtildiğini, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun Lapseki Kadastro Mahkemesinin 15.06.1989 tarihli ve 1989/13 Esas, 1989/22 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğini, buna rağmen tapu kaydında gerekli düzeltmenin yapılmadığını, taşınmazın çevresindeki parsellerin arsa ve konut alanı olarak kullanıldığını, taşınmaz üzerinde orman bitki örtüsü bulunmadığını, 07.05.1985 tarihli Kadastro Ek Karar Beyannamesinin tapu kaydına işlenmemesi nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki niteliğinin değiştirilmesi isteğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 732,00 TL onama harcının 1.230,80 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 498,80 TL'nin temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/3452, K. 2026/4603, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-3452-e-2026-4603-k-26c614ee8c5e