Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2543 E. 2026/4605 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2543
Karar No
2026/4605
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/845 E., 2025/478 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/1 E., 2024/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Eskişehir ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 23.08.1946 tarihli Resmi Gazete'de ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 06.12.2019 tarihinde ilan edilen sınırlaması sırasında orman olupta orman sınırları dışında bırakılan alanlarda orman kadastrosu, tüm ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Eskişehir ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içinde bulunan I numaralı 2/B parselinin, kesinleşmiş orman sınırları içinde iken 6831 sayılı Kanun’un 2/B madde uygulamasıyla mera olarak orman sınırları dışına çıkarıldığını, ancak dava konusu yerin orman içi açıklık niteliğinde olduğunu, hayvan otlatmaya maruz kalınan alanlarda hayvan baskısı nedeniyle orman ağacı fidanlarından oluşan gençliğin yaşam şansı bulunmamasına rağmen dava konusu yerin üzerinde 3-10 yaşlarında karaçam ve ardıç ağaçlarından oluşan gençliğin bulunduğunu, orman bütünlüğü içinde yer aldığını, 2/B koşullarını taşımadığını ileri sürerek dava konusu yer hakkındaki 2/B işleminin iptal edilip orman sınırları içine alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "orman mühendisleri bilirkişi raporu ile harita mühendisinin bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu alanın orman içi açıklık niteliğinde, dört tarafı orman alanları ile çevrili olduğu, orman bütünlüğü kapsamında kaldığı, 1946 yılında dava konusu alanın bulunduğu ... köyünde 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman tahdidinde orman sayılan alanda kaldığı, 20.11.2021 tarihli ve 28473 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosu ve 2B Yönetmeliğine göre 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmemiş olduğunun tespit edildiği, tabi servet niteliğinde olan ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceği dikkate alınarak, dava konusu P.I parselinin 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak kaybetmediği" gerekçesiyle davanın kabulüne, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin rapor ve ekindeki krokilerde P.I parsel sayılı olarak belirttiği Yayla mevkinde bulunan 2/B parseli yönünden 91 numaralı orman kadastro başmühendisliğinin yapmış olduğu 2/B tespitinin iptaline, söz konusu parselin orman tahdidi içine alınarak Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın kuzey ve güneyinde eylemli biçimde üzerinde orman ağaçları bulunan Devlet ormanı, batısında yeni açılan maden yolu, doğu tarafında geçmişten beri yer alan kara yolu olup belirtilen yollardan sonra da yine üzerinde eylemli biçimde orman ağaçları bulunan Devlet ormanının yer aldığı, dava konusu taşınmaz üzerinde 1 adet 60 yaş üzeri ahlat ağacı ile en yaşlısı 4-5 yaşlarında olan 476 adet çeşitli türlerde orman ağaç ve çalı formunda ağaççıkların bulunduğu, hükme esas orman bilirkişi heyeti raporunda, dava konusu taşınmazın evveliyattan beridir insan baskısı görmesi sebebiyle kompleks yapıdaki orman bitkilerinin alana yerleşemediği, alanın orman içi açıklık yapısında olduğu, orman içi açıklıkların ormanın da yaşayan otçul yaban hayvanlarının yaşamını idame ettirmesi açısından büyük önem arz etmesi sebebiyle çevresindeki ağaçlık yapıyla mütemmim cüz olarak görüldüğü hatta halihazırda otlatma baskısı görmeyen yerlerde ağaççık yapıdaki bitkilerin alana yerleşmeye başladığı, alanın orman ile çevrili olması sebebiyle otlatma baskısı ve zirai baskı görmemesi durumunda alan içerisindeki orman bitkilerinin artacağı, bu sebeple toprağın orman yapma kudretini koruduğunun açıkça görüldüğü, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmediği, orman içi açıklık olarak değerlendirildiği ve çevresindeki orman ile bütünlük arz ettiği gibi alandaki otlatma baskısının kaldırılması durumunda kompleks yapıdaki orman bitkilerinin alana yerleşerek kapalılık oluşturacağının bildirildiği de nazara alındığında davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeyle, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, taşınmazın evveliyatına ilişkin olarak incelenen belgelerde taşınmazın açık alanda kaldığının belirgin olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tarla ve mera alanına dönüşmüş olmakla halen hayvan otlatmada kullanıldığını, orman alanı olarak tescilinin mümkün olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybedip kaybetmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2543, K. 2026/4605, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2543-e-2026-4605-k-e8960f42d8af