Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4396 E. 2026/4581 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4396
Karar No
2026/4581
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1364 E., 2025/617 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/156 E., 2023/38 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 29... , 2 31... , 2 32... ve 2 38... parsel sayılı, sırasıyla 60.718,71 m², 14.943,17 m², 3.877,71 m² ve 11.236,69 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; yörede yapılan kadastro çalışmaları sırasında İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 28... , 2 31... ve 2 32... parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit edildiğini, oysa ki bu taşınmazların 60 yılı aşkın süredir müvekkilleri olan davacılar ile mirasbırakanlarının zilyetliğinde bulunduğunu, 2 28... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın mirasbırakan ... ile eşi ... tarafından yapılarak ekonomik amacına uygun şekilde kullanıldığını, daha sonra da mirasçıları tarafından kullanılmaya devam edildiğini, ayrıca anılan parselin beyanlar hanesinde yer alan zeytin ağaçlarının gerçekte davacıların murisi ile ...'e ait görünmekle birlikte ...'in fiili kullanımının sona erdiğini, zeytin ağaçlarının bakım, toplama ve imar - ihya işlemlerinin uzun yıllardır davacılar tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, bu istemin kabul edilmemesi halinde ise kullanıcı olarak adlarının yazılmasına karar verilmesini talep ettikten sonra, yargılama sırasında yapılan 16.09.2022 tarihli keşifte, 2 28... parsel sayılı taşınmaz yönünden hak iddialarının bulunmadığını ve davalarının 2 31... ve 2 32... parsel sayılı taşınmazlara yönelik olduğunu belirtmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 29... , 2 31... , 2 32... ve 2 38... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiğini, söz konusu taşınmazların üzerinde müvekkili olan davacının malik sıfatıyla zilyet bulunduğunu, daha önce bu taşınmazlara ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını ve taşınmazlar üzerinde davacıya ait zeytin ağaçlarının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilerek, 2 31... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla 14.943,17 m² yüzölçümüyle Hazine adına tapuya tesciline, 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen bölümde bulunan zeytin ağaçlarının ...'e, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerde bulunan zeytin ağaçlarının ise ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'e ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19. maddesi uyarınca muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine; 2 38... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tarla vasfıyla 11.236,69 m² yüzölçümüyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen bölümde bulunan zeytin ağaçlarının ...'e, (B) harfi ile gösterilen bölümde bulunan zeytin ağaçlarının ise ...'ya ait olduğunun muhdesat olarak tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine; 2 28... , 2 29... ve 2 32... parsel sayılı taşınmazların ise kadastro tespitleri gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun ise 6100 sayılı Kanun'un 355. ve 353/(1)-b.2 maddeleri uyarınca kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin 2021/156 Esas ve 2023/38 Karar sayılı kararının kaldırılmasına; yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, bu niteliğin orman bitki örtüsünün ortadan kaldırılması veya taşınmazın orman kadastro sınırları dışında bırakılmasıyla değişmeyeceği, bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılmalarının, ayrıca 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca muhdesat şerhi verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle birleşen davanın da esastan reddine; dava konusu 2 31... , 2 38... , 2 28... , 2 29... ve 2 32... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitindeki şekliyle tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve kendi içinde çelişkili olduğunu, 2 28... parsel yerine 2 29... parselin kastedildiğine ilişkin maddi hata taleplerinin değerlendirilmediğini, 2 29... parsel yönünden muris ...'e ait zeytin ağaçlarına ilişkin mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisi beyanlarına rağmen muhdesat taleplerinin reddedildiğini, 2 31... parsel yönünden muhdesatın eksik kabul edildiğini, 2 32... parsel bakımından ise çelişkili tanık beyanlarına dayanılarak karar verildiğini, ayrıca dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sayılmayan alanda kaldığını, orman içi açıklık niteliğinde bulunmadıklarını, taşınmazlar üzerinde uzun yıllardır zeytin yetiştiriciliği yapılarak imar ve ihyanın tamamlandığını, bilirkişi raporundaki orman muhafaza karakteri ve orman içi açıklık tespitlerinin hatalı olduğunu, bu nedenle mülkiyet ve muhdesata ilişkin taleplerinin reddi ile muhdesat şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik, hatalı ve çelişkili olduğunu, keşifte ortaya çıkan çelişkilerin giderilmediğini, orman tahdit komisyonu tutanakları ile Ula Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/185 Esas ve 1994/113 Karar sayılı dosyasında yer alan zilyetlik ve kullanım olgularını gösteren delillerin değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olmayıp kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığını, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu, ayrıca terditli talepleri kapsamında ileri sürdüğü muhdesat ve kullanıcı şerhi istemleri hakkında İstinaf Mahkemesince değerlendirme yapılmadığını, taşınmazlardaki zeytin ağaçlarının müvekkiline ait olduğuna ilişkin delillerin göz ardı edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde olup olmadıkları ve değillerse davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, dava ve temyiz konusu 2 31... , 2 38... , 2 29... ve 2 32... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmek suretiyle taşınmazların tespitteki tarla ve çamlık nitelikleri korunmuş olmasına rağmen, muhdesata ilişkin istem yönünden taşınmazların orman niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle zeytin ağaçlarının terkinine karar verilmiştir. Bu haliyle, hükmün bu iki kısmı birbiriyle bağdaşmamaktadır / çelişki arz etmektedir. Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazların orman vasfıyla tesciline karar verilmediğine göre, tespit tarihi itibarıyla taşınmazlar üzerinde bulunduğu anlaşılan zeytin ağaçlarının kim tarafından meydana getirildiği hususunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak, davacılar lehine muhdesat şerhi verilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı hukuki değerlendirme ile muhdesat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4396, K. 2026/4581, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4396-e-2026-4581-k-e22a80064608