Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5112 E. 2026/4656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5112
Karar No
2026/4656
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/55 E., 2025/236 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 60... parsel sayılı sırasıyla 4.226,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide sarı ile boyalı olan ve sınırları gösterilen, tahmini 4.311,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 40-50 yıldan fazla bir zamandır davacı tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, davacı lehine zilyetlik koşullarının oluştuğunu belirterek, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraflar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2013/155 Esas, 2015/315 Karar sayılı kararı ile, "davanın kabulüne ve ... ilçesi ... Mahalllesinde bulunan doğusu 59 numaralı parsel batısı 4 numaralı parsel kuzeyi 3 ve 4 numaralı parsel güneyi yol ile çevrili 28.01.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda krokide (A) harfi ile gösterilen 3.697,89 metrekare yerin davacı ... adına tapuya tesciline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen 26.05.2015 tarihli ve 2013/155 Esas, 2015/315 Karar sayılı kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.05.2022 tarihli ve 2021/4475 Esas, 2022/3728 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup, 4721 sayılı Kanun'un 713/3. maddesi gereğince, tescil davalarında Hazinenin yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, Hazine ve ... hasım gösterilerek açılmış ise de, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf olması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Öte yandan, işin esası hakkında yapılan araştırma inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde, hava fotoğraflarından yararlanılmamış, tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiş, alınan beyanlarda davacı tarafından çekişmeli taşınmaza toprak taşımak suretiyle imar ihya edildiği beyan edildiği halde, bu husus üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle davacı tarafa, davasını ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hasım konumunda bulunan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, sözü edilen Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanılmalı; bundan sonra Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmaz bölümlerinin bulunduğu Köyü/Mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraftan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ilgili kurumlardan getirtilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümlerine komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanağı kayıtlar celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, çekişmeli taşınmazlar öncesi itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise ne şekilde imar-ihya edildiği ve bu çalışmaların hangi tarihte tamamlandığı, davacı tarafından çekişmeli taşınmaza toprak taşınıp taşınmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, önceki tarihli zirai bilirkişi raporları da irdelenmek sureti ile taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz bölümleri ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip, üzerine taşınmazların sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, dava konusu taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle, hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olmaları halinde imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmaz hakkındaki kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Ortaca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2022/525 Esas, 2024/86 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu 4 60... parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından (Asliye Hukuk Mahkemesindeki) dava tarihi olan 2012 yılından 26 yıldan da daha önce imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiği, dikili tarım arazisine dönüştürüldüğü, müstakilen davacı tarafından zilyet edildiği ve gerek davanın ilk açıldığı tarihten ve gerekse yargılama sırasında davanın dönüştüğü 3402 sayılı Kanun' un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılmış kadastro tespit tarihi olan 2021 yılından önceki 20 yıldan fazla süre boyunca önce davacının çekişmesiz ve aralıksız dikili tarla vasfıyla kullanımında olduğu, mera vasfında olmayıp imar planında kalmadığı, kamuya tahsis edilen yerlerden olmadığı, orman ile bir ilgisinin bulunmadığı ve ( davacı adına eklemeli zilyetliğe gerek olmaksızın yeterli kazanım süresi sağlandığından davacı adına yapılan senetsizden zilyetliğe dayalı tescil araştırması sonucuna göre de) adına aynı çalışma alanı içerisinde senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmaz toplamının 40... dönümlük sınırları aşmadığının anlaşıldığı, tüm bu açıklamalar karşısında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde ve bu maddenin atfıyla aynı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen imar ve ihya yoluyla taşınmaz mal kazanma koşullarının davacı adına gerçekleştiği" gerekçesiyle, davacı ...'ün davasının kabulüne, dava konusu Muğla ili Ortaca ilçesi Dikmekavak Mahallesi 4 60... parsel sayılı taşınmaz hakkındaki kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümü korunarak ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ile tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının davacı tarafın dava konusu taşınmazı malik sıfatı ile zilyet ettiğini şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispatlamadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz mal edinme koşullarının davacı adına gerçekleştiği gerekçesiyle, davacı ...'ün davasının kabulüne, dava konusu 4 60... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçüm korunarak ... adına tapuya tesciline, karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; taşınmazdaki imar ihyanın toprak taşıma suretiyle olduğu bilirkişi raporunda belirtildiği halde, söz konusu toprak taşımanın toprağın verimini artırmak amacıyla mı yoksa taşınmazı tarımsal faaliyete uygun hale getirip kullanabilmek amacıyla mı yapıldığı, taşınmazın toprak yapısının ne olduğu, hangi tarih itibarıyla tarıma elverişli hale getirildiği, öncesi itibarıyla imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise ne şekilde imar-ihya edildiği ve bu çalışmaların hangi tarihte tamamlandığı hususları araştırılmaksızın hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, refakate alınacak 3 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 jeoloji mühendisi bilirkişisi ve 1 fen bilirkişisinin katılımıyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılmak suretiyle, özellikle önceki bilirkişi raporunda, taşınmazdaki imar - ihyanın toprak taşıma suretiyle olduğunun belirtildiği dikkate alınarak, söz konusu toprak taşımanın toprağın verimini artırmak amacıyla mı yoksa taşınmazı tarımsal faaliyete uygun hale getirip kullanabilmek amacıyla mı yapıldığı, taşınmazın toprak yapısının ne olduğu, hangi tarih itibarıyla tarıma elverişli hale getirildiği, öncesi itibarıyla imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise ne şekilde imar-ihya edildiği ve bu çalışmaların hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın önceki niteliğinin ve toprak yapısının ne olduğu, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı hususlarında, bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor alınmalı ve ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5112, K. 2026/4656, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5112-e-2026-4656-k-307c993472db