Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4294 E. 2026/4620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4294
Karar No
2026/4620
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/8 E., 2025/29 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mardin ili ... ilçesi .. Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 776 parsel sayılı 39.077,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla davalılardan ... adına tespit edilmiş iken itiraz üzerine kadastro komisyon kararıyla tarla vasfıyla davalılar ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, yapılan incelemede davalı adına zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığının tespit edildiğini, herhangi bir imar ve ihyanın olmadığını, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki şartların oluşmadığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespitini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz olan 776 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki krokide (A) ve (C) harfiyle gösterilen kısımlar yönünden imar ve ihya çalışmalarının tamamlandığı ve 20 yılın üzerinde malik sıfatıyla zilyetliğin bulunduğu, 776 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki (B), (D), (E), (F), (G) ve 777 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı Hazinenin açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 776 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyonunun tespitinin iptaline, fen bilirkişilerinin 11.12.2015 tarihli bilirkişi raporlarında krokide (A) harfiyle gösterilen 12.826,97 m²lik kısmın ve krokide (C) harfiyle gösterilen 6.542,25 m²lik kısmın kadastro komisyonu tespiti gibi davalılar adına tesciline, 776 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki (B), (D), (E), (F) ve (G) harfleriyle belirtilen bölümler ile 777 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro komisyonun tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2021/12255 Esas, 2022/8740 Karar sayılı ilamıyla taşınmazların klizimetre ile ölçülüp ölçülmediğinin açıklanmadığı, hava fotoğrafları üzerinde usulünce inceleme yapılmadığı, çekişmeli taşınmazlara ilişkin fotometrik ve fotogrametrik paftaların getirtilmediği, keşif sırasında çekilecek yakın plan ve panoramik fotoğraflardan yararlanılmadığı, sadece 19 53... tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi ile yetinildiği, taşınmazların çevresinin fiili durumunun ne olduğunun raporlarda açıklanmadığı, komşu parsel kayıtlarının getirtilerek mahalline uygulanarak bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmediği, temyize konu bölümlerin orman içi açıklıkta kalıp kalmadıklarının denetlenmediği, hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen taşınmazın bir kısmının kayalık olduğu belirtildiği halde bu kısmın (A) harfiyle gösterilen bölümün neresinde kaldığının belirlenmediği, ziraat bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen bölüm içinde meşe ağaçları olduğu ve ormanın devamı olduğu belirtilmesine rağmen bu bölümün kişiler adına tesciline karar verilmiş olmasının anlaşılamadığı, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınmadan birbirleri ile çelişkili, soyut içerikli ve denetime elverişsiz teknik bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ve (C) harfiyle gösterilen kısımlarında imar ve ihya çalışmalarının 1954 yılı öncesinde yapılmaya başlandığı ve 1954 yılı itibarı ile imar ve ihyanın tamamlandığı, bu şekilde 20 yılın üzerinde malik sıfatıyla zilyetliklerinin devam ettirildiği, dava konusu yerlerin orman arazisi olmadığı gerekçesiyle davacı Hazinenin açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Mardin ili ... ilçesi ... köyü 776 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 25.05.2025 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 12.826,97 m²lik kısım ile (C) harfiyle gösterilen 6.542,25 m²lik kısmın kadastro komisyonu tespiti gibi davalılar adına tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlara ilişkin kayıt kapsamlarının dava konusu taşınmazlara uygunluğunun net olarak tespit edilemediğini, keşif ve bilirkişi raporlarının karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığını, eksik inceleme sonucu hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfleriyle belirtilen kısımlarının orman vasfında olup olmadığı ve davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerin 11.12.2015 tarihli bilirkişi raporu krokisinde (A) harfiyle gösterilen bölüme yönelik davacı Hazine vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerin 11.12.2015 tarihli bilirkişi raporu krokisinde (C) harfiyle gösterilen bölüme yönelik davacı Hazine vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince (C) harfiyle belirtilen kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan komşu 778 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazinenin açtığı davada İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile taşınmazın bir kısmının orman olarak tespit ve tesciline karar verilmiştir ve Dairemizin 19.01.2026 tarihli ve 2024/4071 Esas ve 2026/237 Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilerek hüküm kesinleşmiştir. Dairemizin 2024/4071 Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden incelenmesinde temyiz incelemesine konu (C) harfli kısma ilişkin komşu 778 parselin orman olarak tesciline karar verilen bölümleri ile dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın orman olarak tesciline karar verilen ve temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleşen (B), (D), (E), (F) ve (G) harfli bölümleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu (C) harfli kısmın orman içi açıklık haline dönüşüp dönüşmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde, İlk Derece Mahkemesince dava konusu 776 parsel sayılı taşınmaza komşu olan 778 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Hazine tarafından açılan dava dosyası ile dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların güncel tapu kayıtları ile ilk tesis tarihlerinden itibaren dayanağı tüm belgelerin (tapu kütük sayfası, tapulama tutanağı, tescil istem belgesi, hükmen tescil kararı vb. belgelerin) bulunduğu yerden temin edilip dosya arasına alınmalı, bundan sonra önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen bilirkişi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte; komşu olan 778 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kesinleşen dava dosyası sonucu kurulan hüküm infaz edilmiş ise infaz edilen durum dikkate alınarak, infaz edilmemiş ise hükme esas bilirkişi krokisi mahallinde uygulanarak dava konusu 776 parsel sayılı taşınmazın (C) harfiyle belirtilen bölümünün 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı, ormanın devamı niteliğinde olup olmadığı ve orman bütünlüğünü bozup bozmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. V. KARAR Yukarıda (IV.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (IV.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4294, K. 2026/4620, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4294-e-2026-4620-k-4831622b8ecd