Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1825 E. 2026/4610 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1825
- Karar No
- 2026/4610
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/20 E., 2024/480 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 1081 (yeni 4 88... ) parsel sayılı 10.157,29 metkare yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Kullanım kadastrosu sırasında aynı yer 5 34... parsel sayılı 10.360,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, ham toprak vasfıyla ve 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarıldığına dair belirtme yapılarak Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde, 3573 sayılı Zeytinciliğin İslahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun (3573 sayılı Kanun) uyarınca oluşan 4 no.lu zeytincilik parselinin ... adına tapuya tescil edildiğini, daha sonra müvekkilinin 1/3 payı Mayıs 1988 tarihli ve 27 sıra no.lu tapu kaydı ile satın aldığını, zeytincilik tapusunun 346 parseli kapsadığı halde, 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 4 parsel numarasıyla tapuda kayıtlı olan yerin mükerrer olarak 346 parsel numarasıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, daha sonra Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2009 tarihli ve 2007/474 Esas, 2009/359 Karar sayılı kararıyla 10 81... sayılı parsellere ayrıldığını, 2010 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sırasında 1082 sayılı parseli de kapsayacak şekilde 5 34... parsel numarasıyla Hazine adına tespit yapıldığını, orman tahdidine olan itirazlarının kabul edilip 4 no.lu zeytincilik parseli yok sayılarak mükerrer yapılan tüm tespit ve tescillerin yolsuz olduğundan iptali ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli ve 2013/187 Esas, 2014/513 Karar sayılı kararı ile "5 34... parsel sayılı taşınmaz, Kadastro Mahkemesinin 2010/1033 Esasında davalı olduğundan anılan parsele ilişkin dava tefrik edildikten sonra 1081 sayılı parselin kesinleşen orman tahdit haritası içinde, 1082 parselin ise 2/B alanında kaldığı, 4 no.lu zeytincilik parselinin 1081 sayılı parselin (C) harfi ile gösterilen, 1082 sayılı parselin (B) harfi ile işaretlenen kesimini kapsamakta ve mükerrer tescil bulunmakta ise de her iki parselinde öncesinde ve halihazırda orman niteliğinde oldukları, aslı orman olup herhangi bir nedenle orman sınırları dışına bırakılan taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 4099 sayılı Kanun'la değişik 7. maddesi gereğince her zaman orman sınırları içine alınabileceği veya Hazine tarafından orman olarak tahsis edilebileceği, 3573 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kayıtlarının veriliş amacı dışında kullanılamayacakları, miras dahil hiçbir şekilde bölünemeyecekleri, veriliş tarihindeki yüzölçümlerinin küçültülemeyeceği, aksi takdirde Hazinece geri alınacağı, 3573 sayılı Kanun'un 4086 sayılı Kanun'la değişik 3. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak 1/3 payın davacı adına tescil edildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/3925 Esas, 2016/503 Karar sayılı ilamıyla "dosya içeriği ve toplanan delillerden: ...'ın 18.12.1953 tarihli dilekçe ile 4 no.lu yabani zeytinlik parselini imar ve ihya etmek üzere Fethiye Kaymakamlığına başvurduğu, talebin kabul edilerek 15.700 metrekare yüzölçümlü yabani zeytinliğin imar ve ihya edilmek üzere 03.02.1954 tarihinde ...a tahsis edildiği, imar ve ihya işlemlerinin tamamlanması üzerine 4 nolu zeytincilik parselinin ... adına tapuya tescilinin yapılması yönündeki ... Bakanlığının 04.05.1959 tarihli yazısına istinaden 3573 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca 18.05.1970 tarihinde 847 yevmiye numarası 13 sıra numarasıyla 15.700 metrekare yüzölçümlü taşınmazın zeytinlik niteliği ile Bekir oğlu ... adına tapuya tescil edildiği, ...'ın 4 no.lu zeytincilik parselini 28.11.1977 tarihinde ... ve paydaşlarına satış yoluyla devrettiği, anılan kişiler adlarına 28.11.1977 tarihli ve 14 sıra no.lu tapu kaydının oluştuğu, ...'nun da 1/3 payını 20.05.1988 tarihinde davacıya sattığı, böylelikle davacı ... adına 20.05.1988 tarihli ve 27 sıra no.lu pay tapusunun oluştuğu, 4 no.lu zeytincilik parselinin halen ... oğlu ... (5233/15700), ... kızı... (263/15700), ... kızı... (562/15700), ... Ticaret A.Ş (9642/15700) adlarına ayrı ayrı pay tapuları ile kayıtlı olduğu, ... köyünde 3 no.lu Orman Kadastro Komisyonuna bağlı 3 no.lu ekip tarafından 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik hükümleri uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması sırasında 4 no.lu zeytincilik parselinin bir bölümünün orman tahdidi içinde bırakıldığı, bir kesiminin de 15.10.1961 yılından önce zeytinlik olarak ormandan açıldığından 32 no.lu iç parsel olarak 2037, 2038, 20 39... nolu OTS noktaları ile çevrili P.XIII poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, anılan işlemlerin 01.11.1976 tarihinde askı suretiyle ilân edildiği, ...'ın 29.11.1976 tarihli dilekçe ile 30 günlük askı süresi içinde komisyona itiraz ettiği, 3 no.lu Orman Kadastro Komisyonunca 28.10.1980 tarihli tutanakla itirazın reddine ve ekip kararına uyulmasına yönünde karar verildiği, 1956 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında ... Beldesi, ... Mahallesi 346 parsel sayılı 16.625 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın senetsiz ve belgesizden yabani zeytinlik niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, itirazsız kesinleştiği, davalı ... İdaresi tarafından kesinleşmiş tahdit haritasına dayalı açılan tapu iptali ve tescil davası üzerine Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2009 tarihli 2007/474 Esas, 2009/359 Karar sayılı ilamıyla 346 parselin (A) harfi ile işaretlenen 10.157,29 metrekare yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine 346 parselin, 10 81... sayılı parsellere ayrıldığı, 1081 parsel sayılı 10.157,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile 1082 parsel sayılı 6.467,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yabani zeytinlik niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edildikleri, 2010 yılında 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında 5 34... parsel sayılı 10.360,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" açıklamasının yazıldığı, dava dışı kişilerin 5 34... sayılı parselin beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle kadastro mahkemesine dava açtıkları, davacı ...'in temyize konu davadaki isteklerle anılan davaya feri müdahil olduğu, Fethiye Kadastro Mahkemesinin 2010/1033 Esas ve 2014/162 Karar sayılı kararla 5 34... sayılı parselin bir bölümünün 1082 sayılı parsel ile bir kesiminin de 315 parsel ile mükerrer olduğu, kullanım kadastrosu çalışmasının ikinci kadastro olduğundan yok hükmünde bulunduğu gerekçesiyle tüm davaların reddine, 5 34... sayılı parsele ilişkin kullanım kadastrosu işleminin 3402 sayılı Kanun'un 22/1. maddesi uyarınca yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine eksiklikler sebebiyle Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesince geri çevirme kararı verildiği, yine temyize konu davadan tefrik edilen 5 34... sayılı parsele ilişkin davanın da Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/694 Esas ve 2014/24 Karar sayılı kararıyla anılan taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2010/1033 Esasında davalı olduğundan, davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, 1082 sayılı parselin (A) harfi ile işaretlenen 6.262,43 metrekare yüzölçümlü bölümünün 5 34... sayılı parsel içinde kaldığı, davacının, 5 34... parselin satışının yapılmaması tarafına iade edilmesi isteğiyle 10.01.2013 tarihli dilekçeyle Fethiye Mal Müdürlüğüne müracaatta bulunduğu, Muğla Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 14.08.2015 tarihli ve 8288 sayılı kararıyla iade isteğinin reddedildiğinin anlaşıldığı, somut uyuşmazlıkta davacının dayandığı 20.05.1988 tarihli ve 27 sıra no.lu pay tapusu, 3573 sayılı Kanun uyarınca oluşan 18.05.1970 tarihli ve 13 sıra no.lu kök tapudan satışlar yoluyla 4086 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 28.02.1995 tarihinden önce 20.05.1988 tarihinde oluşmuş ise de, 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu uyarınca oluşan tapu kaydının bulunmasının orman kadastrosunun kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı, anılan tapu kaydına dayanılarak orman kadastrosunun iptali için 1744 sayılı Kanun'da öngörülen hak düşürücü süreler içinde dava açılmasında yasal zorunluluk bulunduğu, dava tarihi itibarıyla orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü süreler çoktan geçmiş olup yörede yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği, bu durumda orman tahdidi içinde kalan taşınmazlara (1081 sayılı parsele) yönelik açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılan 1082 parsel sayılı taşınmazın, 4 no.lu zeytincilik parselinin kapsamı içinde kalan bölümü yönünden 6292 sayılı Kanun hükümlerinin değerlendirilmesinin gerektiği, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-b maddesindeki düzenleme karşısında 4 no.lu zeytincilik parseli halen ... oğlu ... (5233/15700), ... kızı ... (263/15700), ... kızı ... (562/15700), ... Ticaret A.Ş (9642/15700) adlarına ayrı ayrı pay tapuları ile kayıtlı olduğu anlaşıldığından, ... kızı ..., ... kızı ... ile ... Ticaret A.Ş tarafından dava konusu taşınmazlara ilişkin aynı iddia ile açılmış davaların olup olmadığı araştırılıp var ise tüm davalar birleştirilmeli, 4 no.lu zeytincilik parselini ve komşularını gösterir şekilde geniş zeytincilik paftası ile dava konusu taşınmazlara komşu olan parsellerin kadastro tespit tutanakları var ise dayanak belgeleri Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, dava konusu taşınmazlara komşu olan parseller hakkında zeytincilik tapularına dayanılarak dava açılıp açılmadığı araştırılmalı, dava açılmış ise dava dosyaları bulundukları yerlerden getirtilmeli, dayanak tapu kaydının sınırlarında okunan zeytincilik parselleri hakkında 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu uyarınca tapu kaydı oluşturulup oluşturulmadığı Tapu Müdürlüğünden sorulup oluşturulmuş ise anılan tapu kayıtları getirtilmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında yerel bilirkişi ve bir harita mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tapu kaydı ve dayanağı zeytincilik paftası usûlüne uygun olarak zemine uygulanmalı, tapu kaydının davalı yerlere ilişkin olup olmadığı tespit edilip 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun)20/A maddesi uyarınca kapsamı belirlenmeli, 4 no.lu zeytincilik parseline ait zeytincilik tapu kaydı ile dayanağı harita kapsamında kalan ve orman rejimi dışına çıkarılan taşınmazlar (1082 sayılı parsel) yönünden 6292 sayılı Kanun hükümleri gözetilerek ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " keşif sonrası alınan bilirkişi kurulu raporlarına göre dava konusu taşınmazların genel fiili mevcut durumları dikkate alındığında, taşınmazlar içerisinde tarımsal bir faaliyetin yapıldığına dair emarelerin bulunmadığı, taşınmazların belirgin ve sabit sınırlarının olmadığı, taşınmazların çevre orman arazileri ile benzer özelliklerde olduğu ve fiili mevcut durumları dikkate alındığında taşınmazların orman vasfı taşıdığı hususlarının saptandığı, dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu ve iktisap şartlarını sağlamadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin satın aldığı 4 no.lu zeytinlik parselinin 1953 tarihinde oluştuğunu, 10 81... parselin geldi parseli olan 346 parsel sayılı taşınmazın ise 1956 tarihinde oluştuğunu, 346 no.lu parselin ikinci kadastro ile tesis edildiğini, bu nedenle ilk tapuya değer verilmesi gerekirken hatalı karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.