Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/890 E. 2026/1116 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/890
- Karar No
- 2026/1116
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/890
KARAR NO: 2026/1116
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/02/2022
NUMARASI: 2021/129 Esas - 2022/88 Karar
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 16/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf İstanbul ili Kartal İlçesi Esentepe ... pafta ... ada ... parsel sayısında kayıtlı gayrimenkulün maliki olup iş bu gayrimenkule yapılacak inşaatın kanuni denetimini yapmak üzere davacı şirket ile 27.08.2015 tarihli bir yapı denetimi hizmet sözleşmesi imzaladığını, davalıya ait gayrimenkul üzerine yapı müteahhidinin ... yapmaya başladıktan sonra inşaatın ...Kanunu ve sözleşmeye göre davacı tarafından kanunda öngörülen aşamalarda denetlendiğini, denetim sonuçlarını gösteren raporlar ve yıl sonu seviye tespit raporlarının müvekkili tarafından Belediye ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sunulduğunu, müvekkilince düzenlenen ...ve seviye tespit raporları Belediye tarafından yerinde kontrol edilerek ve uygunluklarının onaylanmasına müteakip inşaatın diğer aşamalarına geçilerek devam ettiğini, ...mevzuatına göre denetimi yapan şirketin inşaatın geldiği aşama ve yaptığı denetim miktarınca ücreti hak ettiğini, davalı tarafın davacının 1. ve 2. hak edişlerini ödemesine rağmen bakiye hak ediş alacağı olan 457.982,25 TL'yi ödemediğini, daha sonraki süreçte yapı müteahhidi ile davalı şirket arasında bir kısım uyuşmazlıklar baş göstermesi nedeniyle inşaatın durduruğunu, davalının İzmir 27. Noterliği'nin 20.12.2019 tarihli ... yevmiye ve 29.01.2020 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamelerini keşide ederek müvekkili ile olan ...sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, fesih tarihi itibarı davalının 457.982,25 TL borcu bulunduğundan başlatılan İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takibe davalı tarafından itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ...hizmet bedelinin tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu 19. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK'nın 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibaret davada, davacı şirket ile davalı ... A.Ş. arasında 27/08/2015 tarihli ...Hizmeti Sözleşmesi imzalandığı, hizmet süresinin sözleşmenin imzalandığı tarihten yapı kullanma izninin alındığı tarihe kadar geçen süre olacağı ve sözleşme yılı hizmet bedelinin 554.367,15 TL olacağının kararlaştırıldığı, Kartal Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün 02.09.2015 tarihli yapı ruhsatında ...kuruluşunun ... Ltd. Şti. olduğu, davacı tarafın ...hizmet bedeline ilişkin 25.05.2016 tarihli 1 nolu hakediş, 29.08.2016 tarihli 2 nolu hakediş ve 14.08.2018 tarihli 3 nolu hakedişi düzenlediği, Kartal Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından bu hakedişlerin onaylandığı, davalı .... A. Ş.'nin davacı ... Ltd. Şti. dahil olmak üzere ..., .... Ltd. Şti., ..., .... A.Ş.'yi muhatap alarak İzmir 27. Noterliği 20/12/2019 tarih ... yevmiye numarası ve 29/01/2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderdikleri ihtarnameler ile vekaletlerdeki tüm yetkilerden muhatapları azlettiklerini, müteahhit firma ... ... A.Ş.'nin tarafına verilen yetki ile .... Ltd. Şti. arasında düzenlenen ...anlaşma ve sözleşmesini feshettiklerini ihtar ettiği, ihtarname içeriğinde davalı tarafın hiçbir izni olmadan davacının müteahhit firma tarafından denetim firması olarak seçildiği iddia edilmiş ise de mahkememizce usulüne uygun tebliğat ile davadan haberdar edilen davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi, beyan dilekçesi, delil dilekçesi sunulmadığı, dosya kapsamında kurumlardan gelen müzekkere cevaplarından davacı yanın 27/08/2015 tarihli sözleşme tarihinden fesih tarihine kadar davalı tarafa ait taşınmaz inşaatında ...hizmeti verdiği, 29.06.2019 tarihli %70 seviye tespit tutanağı itibariyle davacı yanın taraflar arasındaki ...hizmet sözleşmesinden dolayı verdiği hizmetin ücretini almaya hak kazandığı kanaatine varıldığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı şirketin bakiye hakediş alacağını davalıdan talep edebileceği kabul edildiği, neticeten takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 452.306,60 TL alacaklı olan davacının davasının kısmen kabulüne, davalı borçlunun icra takibi ile temerrüde düştüğü anlaşıldığından fazlaya ilişkin işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedildiği, uyuşmazlık ticari iş niteliğinde bulunduğundan takip talebindeki avans faiz talebi uygun bulunduğu gerekçesiyle '' Davanın KISMEN KABULÜNE, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 452.306,60-TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep gibi yıllık %15 oranında ticari faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davanın hiç bir aşamasında hiç bir hususta davalıya geçerli ve yasal hiç bir tebligat yapılmadığını, dava dilekçesinin davalının vekiline gönderilmediğinden geçersiz olduğunu, dava dilekçesini alan ...'nun şirketin elemanı olmadığından yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, imzanın da ...'ya ait olmadığını, ...'nun şirket çalışanı değil avukat olduğunu, dava dilekçesi usule uygun olarak davalıya tebliğ edilmediği için kararın kaldırılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın baştan görülmesi gerektiğini, kabul görmez ise bilirkişi raporu davalıya usule uygun ve geçerli olarak tebliğ edilmediği için tebliğ edilen kişi şirketin elemanı olmayıp ayrıca şirketlere yapılan usule uygun tebligatın da unsurlarını taşımadığı için ve imza da tebliğ alana ait olmadığı için kararın kaldırılarak eksikliğin giderilmesine karar verilmesini, kabul görmezse, son aşamada dahi gerekçeli karar davalı şirket vekiline tebliğ edilmediğinden gerekçeli kararın yeniden usule uygun olarak tebliğine karar verilmesini, esas yönünden ise müvekkilinin davalı şirket ile yaptığı hiç bir geçerli anlaşma ve sözleşme olmadığını, hiç bir faturanın müvekkiline teslim edilmeden yani müvekkilinin temerrüde düşürülmeden alacak talebinde bulunulamayacağını, usule uygun hiç bir tebligat olmadığından ve davalının defterleri dahi incelenmeden karara gidilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, ...hizmet sözleşmesi kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı ...hizmet sözleşmesi nedeniyle davalı tarafından %10 ve %15 hak ediş karşılığı ödenmesine rağmen %50 ve %70 hak ediş karşılığı düzenlenen fatura alacaklarının ödenmediğini iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça gerekçeli karar ve yargılama aşamasında yapılan tebligatların usulsüz olduğu ve esas yönünden taraflar arasında geçerli sözleşme ile alacak olmadığı sebepleri ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyada mevcut gerekçeli kararın tebliğine dair mazbatada 26.04.2022 tebliğin yapıldığının belirtilmesi ve davalı vekili tarafından gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiği belirtilerek yukarıda yer alan tebliğ tarihine göre yasal iki haftalık süreden sonra 15.05.2022 tarihinde istinaf başvurusunun yapılmış olması nedeniyle öncelikle gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilip/ edilmediği ve istinaf başvurusunun süresinde olup/olmadığı yönünden inceleme yapılması gerekmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Hükmi şahıslara ve ticarethanelere tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessiline yapılan tebliğ muteberdir",
"Hükmi şahısların memur ve müstahdemlerine tebligat" başlıklı 13. maddesinde ise "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır",
"Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi" başlıklı 20.maddesinde; "13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır. (Değişik son cümle: 19/3/2003-4829/4 md.) Bu maddeye göre yapılacak tebligatlarda tebliğ, tebliğ evrakının 13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı kişilere verildiği tarihte veya ihbarname kapıya yapıştırılmışsa bu tarihten itibaren onbeş gün sonra yapılmış sayılır." hükümlerine yer verilmiş, benzer düzenlemeler Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20., 21. ve 29. maddelerinde de yer almıştır.
Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinde yer alan "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." hükmü gereğince tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır ve muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Dava dosyasındaki davalı tarafa yapılan gerekçeli kararın tebliğine yönelik mazbata incelendiğinde; "Tüzel kişinin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması ....... olması nedeniyle daimi işçisi ... imzasına 26.04.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir." şeklinde yazılarak çalışanın imzası alınmış ise de; yetkilinin hangi nedenle işyerinde olmadığı, tebliğ evrakını alan işçinin tebliği almaya yetkili olup olmadığı hususları yazılmadığından tebligatın usulüne uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı vekilince de istinaf başvuru dilekçesi içeriği itibariyle gerekçeli kararın istinaf başvuru dilekçesi tarihinde öğrenildiği anlaşılmakla istinaf başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Davalı vekilinin dava dilekçesinin ve bilirkişi raporunun tebliğinin usulüne uygun olmadığına dair istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede;
Dava dosyasındaki davalı tarafa yapılan dava dilekçesinin tebliğine yönelik mazbata incelendiğinde; "Tüzel kişinin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması ....... olması nedeniyle daimi işçisi ... imzasına 20.04.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir." şeklindedir.
Dava dosyasındaki davalı tarafa yapılan bilirkişi raporunun tebliğine yönelik mazbata incelendiğinde; "Tüzel kişinin temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması ....... olması nedeniyle daimi işçisi ... imzasına 19.08.2021 tarihinde tebliğ edilmiştir." şeklindedir.
Dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğine dair iş bu tebliğ mazbatalarınında da yukarıda yer verilen bilgiler ışığında yetkilinin hangi nedenle işyerinde olmadığı, tebliğ evrakını alan işçinin tebliği almaya yetkili olup olmadığı hususları yazılmadığından usulüne uygun olmadıkları kanaatine varılmıştır.
Dava dosyasındaki yargılama boyunca davalı tarafça herhangi bir iş ve işlem yapılmadığından, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği veya davalı tarafın dava dilekçesinden muttali olduğu tarihten bahsedilemeyeceği için davada usulüne uygun bir taraf teşkili yapılmadığı kanaatine varılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra dilekçeler teatisinin tamamlanması ile tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, ön inceleme ile tahkikat aşamalarının gerçekleştirilmesinin ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken usulsüz tebligat ile yetinilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle; mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile (Kapatılan) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/129 E. - 2022/88 K. sayılı 10/02/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2026