Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/57 E. 2026/4575 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/57
- Karar No
- 2026/4575
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3183 E., 2024/3857 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/367 E., 2024/141 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı ... vekili ve davalı derneğin tasfiye memurları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ....Derneğinin feshine dair 30... tarihli saat 18:30'da yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen dosya dava dilekçesinde; mutlak butlan ile sakat yok hükmündeki 30... tarihli saat 20:00'de yapılan olağan genel kurul ile işbu toplantıda alınan ibra, yeni yönetim ve denetim kurulları seçiminlerinin iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
3. Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerin hem yönetim kurulu üyeliğinde hem de derneğin tasfiye kurulunda yer aldıklarını, davalı derneğin tasfiyesinin 29.04.2016 tarihinde dava dilekçesinin usulsüz tebliğinden önce tamamlandığını, dernek tüzüğünde ve kanunlarda dileyen dernek üyelerine yönetim kurulu karar defteri örneği gönderilmesi gibi bir usulün olmadığını, davalılardan kimsenin de dernek merkezine gelerek bu konuda bilgi istemediğini, tasfiyesi tamamlanan .... Derneğinin olağan ve olağanüstü genel Kurul kararlarının dernek tüzüğüne uygun şekilde derneğin altı yönetim kurulu üyesi tarafından alındığını, derneğin sekiz asil ve sekiz yedek yönetim kurulu üyesi bulunmakta olduğunu ve toplantı yeter sayısının üye tam sayısının yarısından bir fazla, karar yeter sayısının ise katılanların salt çoğunluğu olarak belirlendiğini, 22... tarihindeki ilk toplantı için üye yeter sayısının sağlanamadığını, derneğin tasfiye kararının da ikinci olağanüstü genel kurul toplantısında üyelerin çoğunluğu ile alındığını ileri sürerek, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile derneğin feshine dair toplantıya 613 dernek üyesinden 179'unun katıldığı, yapılan oylamada fesih lehine 91, aleyhine 88 oy verildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 81. maddesi gereği derneğin feshi için gerekli toplantıya katılan üyelerin 2/3'ü (179 üyenin 2/3=120) oranına ulaşmadığı için asıl davanın davacılar ... ve ... yönünden kabulüne ve derneğin feshine dair alınan kararın iptaline, diğer davacıların açtıkları davanın açılmamış sayılmasına, birleşen dava da ise davacılar ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davacıların açtıkları davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı dava ve birleşen davada davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30... tarihli olağan genel kurul toplantısının çoğunluk sağlanamadığı için gerçekleştirilemediği anlaşıldığından bu kapsamda söz konusu olağan genel kurul toplantısının iptali talebine ilişkin birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar Bahadır Billiyul ve ... vekillerinin istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise; olağanüstü genel kurul toplantısının Kanun'un aradığı oy çoğunluğuna uyulmadan gerçekleştirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve asıl davanın kabulü ile 30.03.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında derneğin feshine dair alınan kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine; vekalet ücretine yönelik yapılan değerlendirmede ise; birleşen davada davacılardan ..., ..., ... .... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine rağmen bu davacılar aleyhine ve davalılar lehine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve kanuna aykırı olup davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle; "3-Asıl davada; 3/a- davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın kabulü ile davalı.... Derneği'nin 30.03.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında derneğin feshine ilişkin kararın iptaline, 3/b- davacılar ..., ..., ... ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 4-Birleşen davada; 4/a- davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, 4/b- davacılar ..., ..., ... . ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesince gerekçesiz olarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup gerekçeli karar yükümlülüğünün ihlal edildiğini, 30... tarihli olağan genel kurul toplantısı usul ve kanuna aykırı olarak toplanmış olup yok hükmünde olduğunu, yönetim kurulu tarafından genel kurul toplantısından önce gönderilmesi gereken bilgi ve belgeler gönderilmediğinden genel kurul toplantısının usule uygun olarak yapılmadığını, dernek tüzüğüne göre gizli oyla yapılması gereken yönetim ve denetleme kurulu seçimi açık oyla yapıldığından olağan genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin gerektiğini, derneğin feshi ve tasfiyesine ilişkin alınan kararın hukuka aykırı olduğunu, asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Dernek vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek taraf teşkili sağlanmadan karar verildiğini, ihya kararı neticesinde davacılar tarafından derneğin ihya edilmediğini, genel kurul kararının iptal edilmesinde davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını, derneğin feshi kararının kanun ve tüzük hükümlerine uygun nisap ile alındığını, tasfiye kararının hemen akabinde, tasfiyeden sonra dernek kasasında kalacak paranın üniversite öğrencilerine burs olarak verilmesi önerisinde bulunulduğunu ve “dernek kasasındaki paranın ekonomik olarak ihtiyaç sahibi gastronomi okulu öğrencilerine burs olarak bağışlanması" kararının davacıların tasfiye konusundaki olumsuz oylarını değiştirdikleri ve toplantıya katılan 179 kişinin “oybirliği” ile alındığını, usule uygun fesih kararı ile il dernekler müdürlüğü tarafından derneğin kütük kaydının silindiğini, davacıların dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını, tanıklar dinlenilmeden bilirkişi incelemesi yapılması ve karar verilmesinin hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkına açıkça aykırı olduğunu, eksik incelemeyle hazırlanan rapor esas alınarak karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tasfiye halindeki davalı derneğin feshine dair 30... tarihli saat 18:30'da yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali; birleşen dosyada ise 30... tarihli saat 20:00'de yapılan olağan genel kurulun bütün sonuçları ile iptali istemlerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... Derneği tasfiye memurları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.