Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5490 E. 2026/4128 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5490
Karar No
2026/4128
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/805 E.,2025/894 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karadeniz Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/274 E., 2022/164 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kullanım kadastrosu sonucunda, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 26... parsel sayılı 3.428,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına ormanı sınırları dışına çıkarıldığı, 2000 yılından beri ... oğlu ... kullanımında olduğu, fındık ağaçlarının ... oğlu ...'e ait olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil ve tescil edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde;... ilçesi ... köyünde yapılan 2/B uygulamalarında 1 26... parsel sayılı taşınmazın davalılardan Hazine adına tespit gördüğünü, beyanlar hanesine davalı ...'in zilyetliğinde olduğuna ilişkin şerh verildiğini, beyanlar hanesine yazılan kullanıcı şerhinin gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın bir kısmının uzun yıllardır kendisinin de kullandığını, bu hususun önceki zilyetlik tespit tutanağında sabit olduğunu, hatalı tespit nedeniyle satın alma başvurusu yapamayarak hak kaybına uğradığını, davalılardan Hazine adına tespit edilen, diğer davalının zilyetliğine ilişkin şerh düşülen dava konusu taşınmazın dava dilekçesi ekindeki krokide taralı olarak gösterilen alanıda adına şerh konulmasını ve tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tahdit uygulamaları sonucunda orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlardan olduğunu, müvekkilinin yasal hasım olduğunu, idareye yüklenecek bir kusurun olmadığını, davacının talebinin kişisel hak talebi olduğunu, zilyetlik şerhine ilişkin itiraz ve iddianın askı ilanı süresinde Kadastro Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''mahallinde yapılan keşif ve uygulama, davacının kabul beyanı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kadastro tutanaklarının edinme sebebindeki açıklamalar ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın tellerle çevrili kısmının uzun yıllar öncesinden beri davacının kullandığı ve kullanım kadastrosu tespit günü itibariyle taşınmazın bir kısmının davacının kullanımında olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın, kullanım kadastrosu tespit gününden önce davacının kullanımında olduğu'' gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 26... parsel sayılı taşınmazın 25.04.2022 havale tarihli fen bilirkişileri raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.299,72 metrekare alanın 2000 yılından beri ... oğlu ...'in kullanımında olduğu, üzerindeki fındık ağaçlarının ...'e ait olduğu, (B) Harfi ile gösterilen 1.128,33 metrekare alanın ... oğlu ... kullanımında olduğu ve üzerindeki fındık ağaçlarının ...'a ait olduğu şeklinde düzeltilmesine ve tapu kaydının muhdesat bilgileri alanına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' yapılan keşif, elde edilen beyanlar ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf edenin sıfatına ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin tartışılması sonucundaki maddi olay ve hukuki değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5490, K. 2026/4128, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5490-e-2026-4128-k-074a17a8caba