Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1338 E. 2026/1081 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1338
- Karar No
- 2026/1081
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1338 - 2026/1081 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1338 KARAR NO : 2026/1081
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04.06.2025 NUMARASI : 2022/282 Esas 2025/355 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 VEKİLİ : Av.
: 2 - VEKİLİ : Av.
: 3 - VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN :
DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 15.06.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 30.12.2019 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun seyir hâlinde iken, direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi üzerine yolun kenarında karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını, sağ ayağının üst kısmı ile alt topuk kısmının parçalandığını, 2 ay içerisinde 7 kez ameliyat olduğunu ve sağ ayak küçük parmağının kesildiğini, her iki baldırından parça alınarak sağ ayağına doku nakli yapıldığını, kazanın üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen iyileşme süresinin devam ettiğini, eski sağlığına kavuşması imkânsız olan davacının zaman içerisinde 2 farklı ameliyat daha geçirmesi gerektiğinin de doktorlar tarafından söylendiğini, tekstil sektöründe 20 yıldır kalite kontrol şefi olarak çalışan davacının aylık 3.500,00 TL net ücret aldığını, davacı yönünden manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL geçici iş göremezlik, 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici bakıcı gideri ve 50,00 TL tedavi giderleri toplamı 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünde kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 250.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... ve ...Başkanlığından müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, 20.03.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 2.863.090,15 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, davanın süresinde açılmadığını, idari yargıda görülmesi gerektiğini, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında davacı yayanın kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı...vekili, davacının davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak başvuru yapılmadığından dava şartlarının yerine getirilmediğini, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava açılmadan önce davacının talebi üzerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 29.06.2021 tarihli raporda, davacının engel oranının %36, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığının ve 3 hafta süresince başkasının yardımına muhtaç olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.05.2023 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının % 10, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edilmesi ve raporlar arasında çelişki bulunması üzerine Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince düzenlenen 01.11.2023 tarihli raporda, davacının engel oranının % 39,3 olduğunun, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin, sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının belirtildiği ve bahse konu raporun hükme esas alındığı, davalı sigorta şirketi tarafından 656.436,25 TL ödeme yapıldığı, davacının davalı sigorta şirketine ilişkin davadan feragat ettiği, diğer davalılar bakımından alınan kusur raporu, maluliyet raporu ve davacının kaza tarihindeki gelir durumuna göre aktüer bilirkişi raporu ile; davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme dikkate alındığında davacının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri alacağının kalmadığı, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak da davalılar sürücü ve işletenden bakiye 2.863.090,15 TL maddi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalılardan... ...yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılardan ...ile ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2.863.090,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 30.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen ...ile ...'den müştereken alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı talepleri yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... ile ...'den müştereken alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili ve tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sadece manevi tazminat yönünden istinaf kanun yoluna başvuru yaptıklarını, dava konusu kaza nedeniyle davacının birden çok ameliyat olduğunu ve en az 2 ameliyat daha olması gerektiğinin kendisine doktorlar tarafından söylendiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın çok düşük belirlendiğini, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, idari yargıda görülmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğuna dair tespitin gerçeği yansıtmadığını, davacının trafik lamba uyarılarına uygun bir şekilde ve zamanında yaya geçidi üzerinde bulunmadığını ve yayalara kırmızı, araçlara yeşil yanan bir anda orta refüjde bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın da fahiş olduğunu, dava konusu kar küreme aracının ticari amaç için kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat ve bakıcı, tedavi gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı ve ... sevk ve idaresindeki kamyonun, ... Bulvarını takiben,...istikametine seyir hâlinde iken, direksiyon hâkimiyetinin kaybedilmesi üzerine yolun kenarında karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat ve bakıcı, tedavi gideri isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava açılmadan önce davacının talebi üzerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 29.06.2021 tarihli raporda, davacının engel oranının %36, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığının ve 3 hafta süresince başkasının yardımına muhtaç olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.05.2023 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının % 10, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edilmesi ve raporlar arasında çelişki bulunması üzerine Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince düzenlenen 01.11.2023 tarihli raporda, davacının engel oranının % 39,3 olduğunun, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin, sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının belirtildiği ve 01.11.2023 tarihli raporun hükme esas alındığı, alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalılardan... ...yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılardan ...ile ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2.863.090,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 30.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen ...ile ...'den müştereken alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri tazminatı talepleri yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... ile ...'den müştereken alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili ve tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Dava açılmadan önce davacının talebi üzerine Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 29.06.2021 tarihli raporda, davacının engel oranının %36, 3 ay süre ile iş göremezlik hâlinde kaldığının ve 3 hafta süresince başkasının yardımına muhtaç olduğunun belirtildiği, yargılama sırasında Adli Tıp 3.İhtisas Kurulundan alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 31.05.2023 tarihli raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının % 10, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edilmesi ve raporlar arasında çelişki bulunması üzerine Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince düzenlenen 01.11.2023 tarihli raporda, davacının engel oranının % 39,3 olduğunun, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin, sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının belirtildiği, bütün raporların da aynı Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesine rağmen raporlar arasında çelişki meydana geldiği, mahkemece raporlar arasındaki maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmesi için Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 01.11.2023 tarihli rapor hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece; davacı tarafca dava açılmadan önce başvuru üzerine Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 3 adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen rapor ile, Adlİ Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan 3 adli tıp uzmanı , radyoloji uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından rapor alınmasına karar verilmiş ise de raporun 3 adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından düzenlendiği, davacının yaralanmasına ve raporlar arasında çelişki bulunmasına göre heyete uzman hekim dahil edilmediği anlaşılmakla raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan rapor çelişkiyi giderici bir rapor olarak değerlendirilemez. Bu durumda mahkemece alınan raporlar arasında; aynı arazlar belirlenmiş olmasına rağmen davacının daimi maluliyet oranı yönünden çelişki bulunduğu gözetilerek davacının son durum raporunun alınması, tedavisinin sona erip ermediği de belirlenerek tedavisi sona ermiş ise kalıcı hale gelip gelmediği ve kaza ile illiyet bağı kurularak çelişkinin giderilmesi yönünden Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan gerekçeli ayrıntılı ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kabule göre, dava konusu aracın ticari amaç ile kullanılmaması nedeniyle avans faize hükmedilmesi de isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre istinaf sebeplerine göre usulü kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n