Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4393 E. 2026/4430 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4393
- Karar No
- 2026/4430
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1585 E., 2025/672 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2023/97 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 12... parsel sayılı ve 6.742,26 m² yüzölçümündeki taşınmazın ifraz sonucunda 09.06.1997 tarihinde tapuya tescil edildiği ve 17.01.2012 tarihinde satış işlemi ile davalı ... adına tapuya kaydedildiği anlaşılmıştır. 2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 14.12.2016 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-5. maddesine göre yapılan orman kadastro çalışması ve 09.10.2018 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı kanunla değişik 2/B madde uygulaması vardır. 3. Davacı ... İdaresi vekili tarafından Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın çevre orman parselleriyle aynı niteliklere sahip olduğu, eski memleket haritası ve amenajman planında orman olarak görüldüğü ileri sürülerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi talep edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince davacı ... İdaresinin orman kadastrosuna itiraz davası yönünden tefrik kararı verilerek, davanın Kadastro Mahkemesince görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davaya konu taşınmazın 1953 yılı ve öncesinden beri tarım arazisi olarak kullanıldığını, hava fotoğrafı ve memleket haritasında açık renkli alanda kaldığını, mevcut itibariyle zeytinlik olarak kullanıldığını, üzerinde herhangi bir orman ağaç ve diri örtüsü ile humus bakiyesinin bulunmadığını, eğiminin %9 olup toprak muhafaza karakteri taşımadığını, bitki örtüsü ve toprak yapısı itibariyle ormandan belirgin sınırlar ile ayrıldığını, daha önce davaya konu olan komşuları 1 15... ve 1 12... parsel sayılı taşınmazların orman olmadığına ilişkin verilen kararların kesinleştiğini, dolayısıyla dört yönden tarım arazisi ile çevrili olduğunu, taşınmazın orman ve orman içi açıklığı olmadığının kabulu gerektiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...uzman orman bilirkişinin de bulunduğu heyet bilirkişi kurulu tarafından, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucu düzenlenen raporda; 19 53... yılı hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın kısmen hafif kapalı ve kısmen açık alanda olduğu, 19 95... yılı hava fotoğraflarında açık alanda olduğu, ortalama arazi meylinin klizimetre ile %9 olarak ölçüldüğü ve 6831 sayılı Kanun'nun 1/j maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığına, orman tahdit sınırları içerisine alınıp alınmayacağına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.