Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6460 E. 2026/669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6460
- Karar No
- 2026/669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/493 Esas, 2025/80 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/313 Esas, 2022/643 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen kararı istinaf etmeyen tarafın aleyhine bir durum oluşmadıkça Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etme hakkı bulunmamaktadır. Davacı vekilin İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı aleyhine bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Mahallesi 6 76... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına karşı beyanlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğunu, mahkemece usul kanuna aykırı karar verildiğini, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaza uzak mesafede olduğunu, tazminat talebi için faiz istenemeyeceğini, ayrıca faiz tarihine itiraz ettiklerini, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin doğru olduğu, bilirkişi raporunda emsal olarak kullanılan ... köyü (... Mahallesi) 397 parsel sayılı taşınmazın değerlendirmeye uygun olduğu, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın karşılaştırılmasının usulüne uygun olarak yapıldığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 298,56 TL olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde kıyı olmasına rağmen özel mülke konu edildiği, dava konusu taşınmazın 2015 yılında tapu kaydı beyanlar hanesine şerh düşüldüğü, bu haliyle mülkiyet hakkının kullanılamaz olduğu ve tapu sicilini tutmakla görevli devletin tazminat sorumluluğunun doğduğu, davada terkin kararının kesinleştiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmiş olup bu hususa dair aleyhe istinaf olmadığından eleştirilmekle yetinildiği, mahkemece davacı taraf yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı idareye yüklenmesi de hukuka uygun olduğundan davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını karar verilmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu... ilçesi, ... (...) Mahallesi 6 76... parsel sayılı taşınmazın 5.618,00 m²lik kısmının ... tarafından Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/35 Esas, 2019/65 Karar sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil istemli davada kıyı kenar çizgisinde kaldığından tapu kaydının iptaline karar verildiği, kararın 09.04.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 11.05.2019 tarihinde süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B.Davalı Hazine Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.