Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2890 E. 2026/1647 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2890
Karar No
2026/1647
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2706 E., 2025/27 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/597 E., 2023/162 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalıların, ... ... ...in mirasçıları olduklarını, murisin, .............ten kendisine miras kalan ... ili, ..... Mahallesinde bulunan eski 443, yeni 4 78... parsel ve 4 79... parsel sayılı taşınmazlardaki miras paylarının %50'sini Kadıköy 7. Noterliğinin 26.07.1996 tarihli ve ... yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesi ile ve 50 bin TL bedel karşılığında kendisine sattığını, satış vaadinden sonra taşınmazın tapunun kendisine devredilmediğini ileri sürerek taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline, olmadığı takdirde taşınmazların dava tarihi itibariyle güncel değerlerinin hesap edilerek belirlenecek olan tazminatın davalılarından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisleri ile davacı arasında sözleşme imzalanmış olabileceğini ancak davacı ile davalılar arasında, davacının dava konusu sözleşmeden kaynaklı olarak davalıladan herhangi bir bedel talep etmeyeceğine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmeye konu edilen taşınmaz mülkiyetinin davacı adına tescil edilebilme ihtimalinde bu duruma bir itirazlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava konusu sözleşmeden doğan haklarını başka bir satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı kişilere satmayı vaad ettiği halde eldeki davayı açmış olmasnını dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, bu nedenle davacının hem asıl hem de terditli talebinin kabulünün hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçısı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; sözleşme gereği satıcıya bedelin tamamen ödendiğini, "ibraname" başlıklı yazılı belgeye göre de diğer mirasçılardan ... ... ...e intikal eden miras paylarının kalan yarısının da 30.000.000 TL karşılığında davalılar murisi tarafından davacıya satıldığını, davalılarla davacı arasında yapılan anlaşmaya göre 8 01... parsel ve 8 01... nolu parseldeki yaklaşık 6.5 dönümlük taşınmazların satış vaadi sözleşmesiyle satılan yarısı dışında kalan diğer yarısının hisselerinin de 450.000,00 TL karşılığında davacıya satıldığını, davacının dava konusu satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan haklarını dava dışı kişilere sattığına dair iddianın gerçek olmadığını,sözleşmenin hukuken geçerli olduğunun mahkeme kararıyla kesinleştiğini, mahkemece bekletici mesele yapılmayan dosyanın gerekçe gösterilerek hüküm kurulmasının yanlış olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçısı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2890, K. 2026/1647, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2890-e-2026-1647-k-73aa386a7921