Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4386 E. 2026/4426 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4386
- Karar No
- 2026/4426
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/241 E., 2025/307 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/244 E., 2022/65 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 60... parsel sayılı 3.164,88 m² yüzölçümündeki taşınmaz, bağ ve susuz tarla; 1 78... parsel sayılı 14.572,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz bağ ve susuz tarla;1 88... parsel sayılı 30.906,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz kargir ev ve susuz tarla vasfıyla davalı ... Karadeni adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında 1 60... , 1 78... ve 1 88... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, yapılan tespitlerin hukuka aykırı olduğunu, davalının taşınmazlarda zilyetlik ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, taşınmazların orman vasıflı olma ihtimalinin de bulunduğunu ileri sürerek, 1 60... ve 1 78... parsel sayılı taşınmazların tamamının, 1 88... parsel taşınmazın dava dilekçesine ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 5.932,484 m²lik bölümünün kadastro tespitinin iptaline, taşınmazların orman vasıflı olduğunun tespiti halinde bu vasıfla, aksi halde ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil müdahele dilekçesinde; 1 78... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kendisine ait olduğunu, 40 yıldan fazla süredir zilyetliğinde olduğunu, hak iddia ettiği kısım yönünden Hazinenin ve davalının taşınmazla herhangi bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek, Hazinenin açtığı davanın reddine, asli müdahale talebinin kabulüne ve taşınmazda hak iddia ettiği kısmın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazların dedelerinden intikal ettiğini, yıllardan beri taşınmazları ekip biçtiğini, 1994 yılında terör nedeniyle köyün boşaltıldığını, 15 yıl sonra arazileri tekrar sürüp ekip biçmeye başladıklarını, taşınmazların 100 yıldan beri kendilerinin tasarrufunda olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı Hazine vekili tarafından açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 60... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, harita mühendisinin 18.10.2022 havale tarihli raporu ekinde yer alan krokide (B) harfi ile gösterilen 2.055,24 m²'lik kısmın aynı ada ve parsel numarasıyla (1 60... parsel) kadastro tespiti gibi davalı adına tapuya tesciline, harita mühendisinin 18.10.2022 havale tarihli raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 1.109,64 m²lik kısmın 1 60... parselden ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline; 1 78... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan davanın reddine; 1 88... parselin kadastro tespitinin iptaline, 23.08.2021 havale tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5.932,48 m²lik kısmın 1 88... parselden ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, parselin dava konusu olmayan kalan kısmının kadastro tespiti gibi tapuya tesciline; asli müdahil ...'un 1 78... parselde kayıtlı taşınmaz yönünden müdahale davasına ilişkin olarak davanın kabulüne, 1 78... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, harita mühendisinin 06.10.2022 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 843,80 m²lik kısmın 1 78... parselden ifraz edilerek, aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle bağ vasfıyla asli müdahil ... (... oğlu 08.01.1965 doğumlu ... T.C. kimlik numaralı) adına tapuya tesciline, 1 78... parselin kalan kısmının kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına, tarafların iddia, talep ve savunmalarına, tüm dosya kapsamına göre; hava fotoğraflarına, memleket haritasına, amenajman planına dayalı orman bilirkişi raporundan; taşınmazların orman vasfında olmadığı, hava fotoğrafları incelemesine dayalı jeodezi bilirkişi raporundan; 1 60... parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmı bakımından 1951, 1967, 1975, 2002, 20 11... yıllarında sürülü olduğu, tarımsal faaliyet yapıldığı, üzerinde üzüm bağlarının göründüğü, parsel sınırlarında ağaçların görüldüğü, 1 78... parsel sayılı taşınmaz yönünden 1951, 1967, 1975, 2002, 20 11... yıllarında sürülü olduğu, tarımsal faaliyet yapıldığı, üzerinde üzüm bağlarının göründüğü, üzerinde dağınık halde birkaç adet ağaç olduğu, ağaçların görüldüğü, imar ihyaya muhtaç yerlerden de olmadıkları, ziraat bilirkişi heyeti raporundan; 1 60... parsel sayılı taşınmaz yönünden taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısmı bakımından eğiminin %12-15 arasında olduğu, 45-50 yaşlarında, sıralı dikilmiş, verim çağında, hayatiyetlerini sürdürmeleri için belirli bir emek ve masraf harcanan, canlı sürgünlerin olduğu, yeşil aksam yoğunluğunda bağ teveklerinin olduğu, susuz tarım arazisi niteliğinde olduğu, mera vasfında olmadığı, 45-50 yıl önce imar ihyası tamamlanan, zilyetlikle edinilebilen bağ vasfında arazi olduğu, 1 78... parsel sayılı taşınmaz yönünden, eğiminin % 10-12 arasında olduğu, komşu parsellerle benzer topoğrafik özellikte olduğu, üzerinde 40-50 yaşlarında, sıralı dikilmiş, verim çağında, hayatiyetlerini sürdürmeleri için belirli bir emek ve masraf harcanan, canlı sürgünlerin olduğu, yeşil aksam yoğunluğunda bağ teveklerinin olduğu, kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, mera vasfında olmadığı, 45-50 yıl önce imar ihyası tamamlanan zilyetlikle edinilebilen, (susuz) bağ vasfında arazi olduğu, dosya kapsamındaki hava fotoğraflarının da değerlendirildiği jeolog bilirkişi raporundan; taşınmazların dere etkisinde ya da taşkın sahası etki alanında olmadığının bildirildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında; 1 60... parsel sayılı taşınmaz yönünden; taşınmazı oluşturan ve bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen kısım yönünden davalı lehine imar ihya ve zilyetliğe ilişkin kazanım koşullarının oluştuğu, 1 78... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davalı ve asli müdahil lehine imar ihya ve zilyetliğe ilişkin kazanım koşullarının oluştuğu, neticede İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olup, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davalı ve asli müdahil ... adına tesciline karar verilen taşınmazlar (1 60... parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmı, 1 78... parsel sayılı taşınmaz) bakımından delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, iradi terk olgusunun dikkate alınmadığını, bu kısımlar üzerinde bağ vasfında mütemmim cüz olsa bile, 1994 yılından sonra bakım ve sulamaları gibi işlemlerinin yapılmadığını, jeodezi-fotogrametri bilirkişi raporunda her ne kadar taşınmaz üzerinde kullanım olduğundan bahsedilse de rapora katılmadıklarını, salt bağ teveklerinin varlığının aralıksız kullanmayı ispat etmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.