Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1980 E. 2026/4424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1980
- Karar No
- 2026/4424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/283 E., 2024/390 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mersin ili ... ilçesi ... köyü Köyiçi mevkii 354 parsel sayılı tarla vasfındaki 13.650 m²lik taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın yer aldığı bölgede 1953 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları dışına çıkarıldığını, 1974 yılındaki kadastro çalışmalarında 297 parsel numarası ile tarla vasfıyla kayıt altına alındığını, taşınmazın 1953 yılından bu yana orman ile ilgisi olmadığını, daha sonra yapılan çalışmalar ile 354 parsel numarasını aldığını, taşınmazda tarımsal faaliyet yapıldığını, içerisinde havuz ve kanalların olduğunu, taşınmazın çevresinin özel mülkiyete tahsisli tapulu taşınmazlar ile çevrili olduğunu, taşınmazın özel orman vasfının olduğu iddiası ile yönetmeliğe aykırı yapılan çalışmalarda düzenlenen raporun hatalı olduğunu, özel orman şerhi nedeni ile müvekkilinin mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine davalı kurum tarafından 23.09.2014 tarihli ve 19447751 sayılı yazı ile konulan taşınmazın özel orman olduğuna dair şerhin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın kaydına özel orman şerhinin kanuni düzenlemeye uygun olarak konulduğunu, kurum tarafından yapılan inceleme ve alınan rapor ile Çevre ve Orman Bakanlığının 14.07.2009 tarihli 33 sayılı oluru ile özel orman statüsünde işletilmesine karar verildiğini ve taşınmazın özel orman vasfında olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2016/215 Esas, 2018/469 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınır hattının dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak 1990 yılı memleket haritasında yeşil renkte ormanlık alan olarak gözüktüğü, davaya konu yerin bitişik ve tam kapalı (eylemli) kızılçam koru ormanının devamı vasfında olduğu, dava konusu yer üzerindeki kızılçam ağaçlarının yaklaşık 40 yaşlarında olduğu, öncesinde tarımsal faaliyet yapılmış ise de orman vasfında olduğu, dava konusu yerin doğal orman vasfının kaybedilmesi için motorlu testere ile kesildiği, orman emvali ağaçlarla kaplı olduğu, söz konusu taşınmazın kısmen fiilen orman olduğu, ayrıca bir kısmının fiilen açık alan olarak görülse de taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığının ve orman sayılan yerlerden olduğunun orman mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, orman sayılan yerlerden olan taşınmaz eylemli orman olduğundan, şerhin kanuni dayanağının bulunduğu, dava konusu taşınmazın ormanla bütünleşik ve orman baskısı altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile davalı ... İdaresi vekili tarafından özel orman statüsüne alma ve özel orman statüsü içine alınan taşınmazların tapu kayıtları üzerine özel orman şerhi koydurma işleminin usul ve kanuna uygun olduğu davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.05.2024 tarihli ve 2021/17882 Esas, 2024/3564 Karar sayılı ilamıyla "....tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın 1953 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında tahdid hattının dışında kaldığı, 1973 yılında yapılan tesis kadastrosunda tarla vasfıyla gerçek kişi adına tespit gördüğü, tespitin kesinleştiği, Bozyazı ... tarafından 13.10.2005 tarihinde taşınmazın bir kısmının Devlet ormanı olduğu iddiasıyla dava açıldığı, davanın kabulle sonuçlandığı, kararın kesinleştiği, taşınmazın kesinleşen karar dışında kalan kısmının tapusunun iptal edilmediği, dava konusu taşınmazın Devlet ormanına komşu olduğu, özel ormanların Devlet ormanı ile bitişik ve 3 hektardan az olamayacağı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne, Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi Köyiçi mevkinde bulunan 354 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki “Bozyazı Orman İşletme Müdürlüğünün 23.09.2014 tarih ve 1947751 resmi yazı sayılı yazılarına istinaden özel orman olduğu bildirilmiştir” şerhinin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaza özel orman şerhinin 6831 sayılı Orman Kanunu'nda kaynaklanan kanuni gerekçelerle kanuni düzenlemeye uygun olarak konulduğunu, eski memleket haritalarında ve hava fotoğraflarında orman ağaçlarının varlığının açıkça gözüktüğünü ve kanuni düzenleme gereği aranan büyüklük şartının da tamamlandığını, dava konusu yerin orman sınırı dışında kaldığını, ancak 24.04.2002 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Ormanlarda ve Hükmi Şahsiyete Haiz Amme Müesseselerine Ait Ormanlarda Yapılacak İş ve İşlemlere Ait Yönetmelik hükmüne göre dava konusu yerin çevresi ile birlikte 3 hektardan fazla ormanlık alana sahip olması nedeniyle özel orman olarak işletilmesi gerektiğinin raporlamasına istinaden, özel orman statüsünde işletilmesine karar verildiğini, dava konusu talebin, teknik uzmanlık ve değerlendirme gerektiren bir konu olduğunu, sadece dava konusu edilen taşınmazın büyüklüğü değerlendirmeye esas alınarak şerhin kaldırılmasına dair karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, özel orman şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.