Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5553 E. 2026/951 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5553
Karar No
2026/951
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1519 Esas, 2025/443 Karar KARAR : Esastan ret /Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/61 Esas, 2024/305 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ............ ili, ..., ............Mahallesi 767 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, ilk kararla verilen tescil hükmü kesin olduğundan bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alınmak suretiyle objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %6 yerine %5 alınmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, aksi kabul edildiği takdirde objektif değer artışının %500 oranında uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu taşınmaz kuru arazi niteliğinde olup, davalı tarafın taşınmazın arsa niteliğinde olduğu yönündeki itirazının yerinde görülmediği, kaldırma kararı doğrultusunda dava konusu arazi niteliğindeki taşınmaza resmi veri listesi esas alınmak suretiyle, kuru arazi için yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilerek kuru arazi için %5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanmak suretiyle net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu, Dairelerine ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine intikal eden kuru arazi niteliğindeki dava dosyalarında 2021 yılı için 296,80 TL/m² benimsenmiş olduğundan, işbu dosyada da benimsenen metrekare birim bedeli ile uyumlu olması bakımından objektif değer artış oranının %400 olarak uygulanması gerektiği dikkate alınarak Dairelerince hesaplama yapılmak suretiyle taşınmazın metrekare birim değeri 296,80 TL/m² ve taşınmazın değeri 1.187.200 TL olarak hesaplandığı, 356.160 TL kamulaştırma fark bedelinin depo edilmesi için davacı tarafa tebligat çıkarıldığı, yasal süre içerisinde belirlenen bedelin süresi içerisinde depo edildiğine ilişkin dekontun ibraz edildiğinin anlaşıldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/26418 Esas, 2017/26444 Karar sayılı kararında Türkiye ortalamasına göre üretim masraflarının brüt gelirinin 1/3'ünden fazla olamayacağı yönündeki bozma kararının hatalı olduğunun belirtildiği, yine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/6637 Esas, 2017/10198 Karar sayılı kararında üretim masraflarının brüt gelirinin 1/3'ü (ya da yerleşik Yargıtay uygulamaları kapsamında bu oranın altında kalmamak ve fahiş olmamak üzere makul tutarda bu oranın bir miktar üzerinde de olabileceği) oranında olması gerektiğine ilişkin açıklamaların bulunduğu, son içtihatlarla birlikte yerleşik içtihatlar bir arada değerlendirildiğinde üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü kadar olacağı (ya da yerleşik Yargıtay uygulamaları kapsamında bu oranın altında kalan ve fahiş olmamak üzere makul tutarda bu oranın bir miktar üzerinde de olabileceği) gözetilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzunca fıkrasında düzenlenen faiz ile ilgili hükmün Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararıyla iptal edildiği, Yargıtay uygulamasına göre bu iptal kararının 01.08.2023 tarihi öncesi açılan bedel tespiti davalarında uygulanmayacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince 108.920,00 TL fark bedele dava tarihinden itibaren dördüncü ayın dolduğu günden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin gerektiği, hal böyle olmakla birlikte İlk Derece Mahkemesinin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönündeki hüküm fıkrası hukuka uygun olmamakla birlikte davacı tarafça bu konuda açıkça bir istinaf sebebinin ileri sürülmediği, istinaf incelemesi sadece ileri sürülen sebepler bağlamında yapılacağından ve bu hata kamu düzenine ilişkin olmadığından İlk Derece Mahkemesinin kararının değiştirilmesine gerek görülmediği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm Dairelerinin kaldırma ve gönderme kararı ile ortadan kalktığı hâlde, ilk kararda tescile ilişkin hüküm kurulduğundan bahisle yeniden tescil ve terkine ilişkin hüküm kurulmamasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Yapılan incelemede; dava konusu taşınmaz için Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 2017/132 Esas, 2018/193 Karar sayılı dosyasında açılan kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davada fark bedel bloke edilmediğinden davanın reddine karar verildiği, eldeki davada ise daha önce redde konu davada dava konusu taşınmaz için bloke edilen 172.620,00 TL'nin davalı tarafa ödendiğinin kabulü ile hüküm kurulduğu ve bu hususun temyiz konusu yapılmadığı anlaşıldığından bu bedelin mahsubu ile hüküm kurulması bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5553, K. 2026/951, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5553-e-2026-951-k-b6e9788126d3