Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8260 E. 2026/963 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8260
- Karar No
- 2026/963
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/20 65... /575 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/23 Esas, 2024/160 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .............Mahallesi 46 72... (eski 8 88... ) parsel sayılı taşınmazın davalı idareler tarafından imar planında "park ve yol" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, yolun genişliğinin 10 metre olması sebebiyle kamulaştırma sorumluluğunun ... Belediye Başkanlığına ait olduğunu, esasa ilişkin ise davacılar tarafından plan tadilatı istenilmediğini, söz konusu uyuşmazlığın plan değişikliğiyle çözülebileceğini, açılan davanın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin ise usulüne uygun uzlaşma yoluna gidilmediğini, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma işlemi yapılıncaya kadar devam ettiğini, taşınmaz üzerinde herhangi bir el atma bulunmadığından haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın uzlaşma başvurusundaki şartların eksikliği nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple açılmış olan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kararın el atma nedeniyle tespit edilen bedel yönünden usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, bilirkişi raporu ile hesaplanmış bulunan değerin fahiş olduğunu, emsal taşınmazın dava konusu taşınmaza göre çok daha değerli bir bölgede yer aldığını, bilirkişi raporunda emsal olarak alınan taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle derdestlik itirazlarının hukuka aykırı olarak kabul görmediğini, uzlaşma talebinin kanunda belirtilen şartlara haiz olmadığını, zaman aşımı ve hak düşürücü süre söz konusu olduğunu, husumet itirazları bulunduğunu, tazminatı gerektirir mağduriyet bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma işlemi yapıncaya kadar devam etmekte olduğunu, yerel mahkemece taşınmazın değerinin fahiş olarak belirlendiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ve hukuka aykırı ıslah doğrultusunda hüküm tesis edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza davalı idarelerce hukuki olarak el atıldığı, davalı idareler tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1'ine göre kamulaştırma işleminin yapılmadığı, yine mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yaptırılmadığı, davacılar tarafından açılan Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 2021/296 Esas, 2022/1190 Karar sayılı davanın görev yönünden reddine karar verildiği, verilen kararın 18.07.2023 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle derdestlik itirazlarının yerinde olmadığı, davacının hukuki el atmaya dayalı davasının yerinde olduğu, bu nedenle taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atma bedelinin takdirinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, yine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre taşınmazın değerinin tespitinde yapılan değerlendirmede taşınmaz üzerinde takyidat bulunmadığı, gerek dava konusu taşınmazın gerekse somut emsal kabul edilen ... Mahallesinde bulunan 8 88... parsel sayılı taşınmazın ise imar kanunu gereğince imar planına dahil olmakla beraber olduğu gibi bırakılan kadastral parsel olduğu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kaldığı, dava tarihi olan 19.01.2023 tarihi itibarıyla belirlenen 1.699,61 TL/m² birim fiyatının yerinde olduğu, neticeten bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazlarla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, Mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi heyet raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "park ve yol alanı" olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1'indeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
3. Arsa niteliğindeki Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 46 72... (eski 8 88... ) parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.