Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/45 E. 2026/552 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/45
- Karar No
- 2026/552
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2363 E., 2025/1412 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/693 E., 2021/875 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili ile davalı şirketin cari hesap usulü çalıştığını, davalı şirketçe bir kısım faturalara karşılık nakit ödeme yapıldığını, bir kısmına karşılık olarak çek verildiğini, bakiye tutarın ödenmediğini, davalı şirketçe sipariş edilen ürünlerle birlikte faturaların da davalı şirkete tevdi edildiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete kesilen faturalar ve davalı şirketçe müvekkiline yapılan ödemelerin tarafların ticari defterlerinin ve hesap hareketlerinin incelenmesi halinde görüleceğini, ödenmeyen bakiye 533.950,94 TL fatura alacakları için ilamsız takip yapıldığını, ancak davalı tarafça borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari kayıtlar incelendiğinde müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça haksız faturalar keşide edildiğini, faturaların ihtilaflı olduğunu ve müvekkili tarafından kabul edilmediğini, müvekkili şirket borcunu eksiksiz olarak ifa ettiğini, bu hususun tarafların ticari kayıtlarının incelemesi ile ortaya çıkacağını, haksız davanın reddine, davacının haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davalının defter ve kayıtlarını sunmamış olduğu, ancak 2016-2019 yılları arası BA ve BS bildirimlerine ilişkin kayıtlarının celbedilerek incelendiği, davacının ticari defter kayıtları ile davalının BA bildirimlerinin uyumlu olduğu her iki tarafça aynı adet ve aynı miktarda bildirimde bulunulduğu, davalının ödemeleri ve iade faturalarının da davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça başkaca bir ödemenin ispatlanamadığı, davacının kendi kayıtlarına göre davalıdan 583.950,94 TL alacaklı olduğu, ancak icra takibinde 533.950,94 TL alacak talebinde bulunduğu, bu konuda davalının celbedilen 2016-2019 yılları arası BS kayıtlarına göre 2018 yılında davacının, davalı adına bildirdiği 1 adet 50.000,00 TL'lik kaydın davacı kayıtlarında bulunmadığı, bu miktarın da indirilmesi sonucunda davacı alacağının 533.950,94 TL olduğunun tespit edildiği, ispatlanan davanın kabulü ile davalının itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacak faturaya dayalı olup likit olduğundan davacı lehine 106.790,18 TL icra inkâr tazminatı tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama aşamasında davalının iflasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, eldeki davanın iflasta kayıt kabul davasına dönüştüğü, İlk Derece Mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan raporda da belirtildiği üzere, davacının defterlerinde alacak aynen ve dayanaklarıyla kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, ancak vergi dairesine bildirdiği BA formları, davacının kayıtlarını teyit ettiği, davalı, kendi düzenlediği BA formlarında davacı faturalarını beyan ettiğine göre, davacının mal teslimi ettiğinin karine olarak kabulü gerektiği, Ba form içerikleri dikkate alındığında, davalı müflisin kayıtlarının incelenmesinin sonuca etkili olmayacağı, davalının istinaf incelemesi sırasında iflas etmiş olması nedeniyle davanın kayıt-kabul davasına dönüşmüş olduğu, iflas tarihi itibariyle davacı alacağının 685.061,35 TL olduğunun belirlendiği, davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, dava kayıt-kabul davasına dönüşmüş olduğundan İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek iflas tarihi itibariyle 685.061,35 TL'nin davacı alacağının davalı müflisin masasına 4. sıra alacak olarak kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı iflas vekili temyiz dilekçesinde; müflisine defterlerin sunulması için iflas idaresine süre verilmediğini, müflis şirketin defterleri incelenmeksizin rapor tanzim edildiğini, davacı ile müflis şirket arasındaki ticari kayıtlar incelendiğinde müvekkilin davacıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşılacağını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davacı tarafça haksız faturalar keşide edildiğini, faturaların ihtilaflı olduğu ve müvekkil tarafından kabul edilmediğini, davacı yana hiçbir borcu bulunmadığını, alıınan raporun hükme esas teşkil edecek nitelikte ve denetime elverişli olmadığını, raporun hesap hataları içerdiği, hesaplamaların kalem kalem ve denetime elverişli olacak şekilde yapılmadığını, fahiş oranda hesaplanan faiz tutarının hukuki temelden yoksun olduğunu, eksik ve hatalı inceleme içeren bilirkişi raporu esas alınarak kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davasının istinaf aşamasında davalı şirketin iflasının açılması üzerine kayıt kabul istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı iflas idaresi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcın davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.