Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3913 E. 2026/553 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3913
- Karar No
- 2026/553
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1092 E., 2025/934 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 51. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/561 E., 2025/113 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davacı olduğu İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/48 Esas sayılı dosyasında davalılarla anlaşarak feragat ettiğini, tarafların 05.06.2020 tarihinde sözleşme yaparak Berlin Başkonsolosluğu'nda onaylattığını, buna göre davalının üstüne tapulu daireden 3/2'sini davacı ...'a vereceğini kabul ettiğini, dairenin değerinin bina yıkılıp yeniden inşa edildikten sonra belirleneceğini ve tazminat olarak da ödenebileceğini, ancak davalının mevcut taşınmazı sattığını, sözleşme gereği olan bedeli de ödemediğini, İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/227 Esas, 2023/737 Karar sayılı dosyasında dava açtığını, davada sadece arsa bedelinin hesaplandığını, oysa ki sözleşmede yapılacak dairenin 3/2'sinin davacıya verileceğinin kararlaştırıldığını, davada fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu ileri sürerek, dairenin yapılması halinde arsa payının düşülerek daire değerinin 3/2'sinin farkını talep ettiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutarak 1.000,00 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacı arasında görülen İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/48 Esas sayılı dosyasında tarafların aralarında hukuki uyuşmazlığa dayalı olarak sulh protokolü imzaladığını ve ilgili sulh protokolünün Almanya Berlin Başkonsolosluğu'nda tarafların kimlik ve onayı ile tasdik edildiğini, davacı tarafından ilgili sulh protokolünün yerine getirilmediği iddiasıyla İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/227 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, davalının Almanya'da ikamet etmesine rağmen davalıya yapılan tüm tebligatların, yurt içinde kayıtlı mernis adresine yapıldığını, müvekkiline tebligat yapılmaksızın adil yargılama hakkına aykırı şekilde açılan davada 15.09.2024 tarihinde karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini, aynı konu hakkında tekrar dava açıldığını belirterek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında aynı konuya ilişkin İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/227 Esas, 2023/737 Karar sayılı davası derdest olup, derdestliğin HMK madde 114 uyarınca dava şartlarından olduğu, dava şartlarının mahkeme tarafından davanın her aşamasından kendiliğinden göz önünde bulundurulacağı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/227 Esas, 2023/737 Karar sayılı ilamında mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, bu haliyle eldeki davanın aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı taleple açılmış derdest bir dava var iken açıldığı, yerel mahkemenin derdestlik sebebiyle davanın reddine karar vermesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/227 Esas, 2023/737 Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş bir karar için derdestlikten söz edilemeyeceğini, İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/227 Esas, 2023/737 Karar sayılı dosyasında sadece arsa bedelinin hesaplandığını, oysaki sözleşmenin asıl amacının arsa payı değil, inşa edilecek dairenin 3/2 hissesinin devri veya bedelinin ödenmesi olduğunu, bu nedenle arsa bedelini aşan ve daire değerine ilişkin olan kısım için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak eldeki davanın açıldığını, bu davanın bir ek dava olduğunu, önceki davanın kapsamı göz ardı edilerek hatalı değerlendirme yapıldığını, kararın bozulmas gerektiğini beyan etmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen dava dışı sulh protokolünden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere talep edilen ve hüküm altına alınan miktara göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.