İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/478 E. 2026/565 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/478
Karar No
2026/565
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2026/478 Esas KARAR NO : 2026/565 .... DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2026 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin şahsına ait .... plakalı iş makinesi ile Merzifon 5. Ana Jet Hava Üssü'ndeki dış cephe işinde operatörlük hizmeti vererek fiilen çalıştığını, iş makinesinin şantiye içinde iskele görevi gördüğünü ve malzemelerin taşınmasını sağladığını, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen günlük 16.000 TL bedel üzerinden 18 gün sürecek şekilde anlaşıldığını, işin 16 gün boyunca kesintisiz ifa edildiğini, davalı şirketin bu hizmetten yararlandığını, davalı tarafın borcuna karşılık .... seri numaralı, 28.12.2025 tarihli ve 334.800,00 TL bedelli çeki verdiğini, ancak çekin imza yönünden sakat çıkması sebebiyle iade edildiğini, alacağın tahsili amacıyla Davacı Müvekkil Tarafından .... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe haksız ve dayanaksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, oysa işin fiilen yapıldığının ve borcun çek ile ikrar edildiğinin sabit olduğunu, faturanın ticari ilişkiyi ve bedeli kanıtladığını, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu belirterek Davalı Borçlunun .... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak ile faiz ve ferilerinin davalıdan tahsiline, alacağın likit olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. 6100 Sayılı HMK. 2. Maddesi uyarınca; değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisi yönünden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan, “ticari iş” ve “ticari dava” birbirinden farklı kavramlar olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Somut olayda uyuşmazlık icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava, konusu itibariyle ticari dava niteliğinde değildir. Bu durumda, eldeki davanın asliye ticaret mahkemesi'nce görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin tacir olması zorunludur. Davalı her ne kadar tacir ise de davacı böyle bir sıfata haiz değildir. Gelir İdaresi yazı cevabına göre davacının bilanço usulüne göre beyanname verdiği anlaşılmış olup alış satış tutarına göre de davacı tacir sıfatına haiz değildir. Şu durumda eldeki davada uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğundan söz edilemeyecek olup açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine, Görevli mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, Karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak başvurulmuş ise kararın kesinleştiği tarihinden itibaren kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... gönderilmesine, şayet belirtilen süreler geçtikten sonra başvurulur veya hiç başvurulmaz ise mahkememizce dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince esas hükümle birlikte nazara alınmasına, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/06/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/478, K. 2026/565, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-478-e-2026-565-k-2e8462d89016